Mülteci, Şartlı Mülteci ve İkincil Koruma statüleri, kişilerin bireysel olarak zulüm veya ölüm korkusu yaşadıklarını ispatladıkları ve tek tek mülakatlardan geçtikleri bir sistemdir. Ancak bir ülkede savaş çıktığında ve yüz binlerce insan aynı anda sınır kapılarına dayandığında, her bir kişiyle saatlerce mülakat yapmak ve bireysel risk değerlendirmesi yapmak fiziksel olarak imkansız hale gelir.
İşte tam bu noktada, Türk Yabancılar Hukuku’na (6458 sayılı YUKK Madde 91) ve uluslararası hukuka dayanan yepyeni bir “kitlesel sığınma” kalkanı devreye girer: Geçici Koruma (Temporary Protection).
Nisan 2011’de Suriye’de başlayan iç savaş nedeniyle Türkiye’ye sığınan Suriye uyruklu yabancılar ile Suriye’den gelen vatansızlar ve mülteciler, bireysel iltica sistemine dahil edilmezler. Bu kişiler, doğrudan ve toplu olarak “Geçici Koruma” statüsü altına alınmışlardır.
Ablakat Hukuk Bürosu olarak (İzmir Göç Avukatı, İzmir İkamet İzni Avukatı ve İzmir Ceza Avukatı Av. Mehmet Şirin KORKMAZ tarafından) bu yazıda Geçici Koruma Statüsü ve karşılaşılan sorunlara hangi hukuki yolların kullanılabileceği açıklanmaktadır.
Geçici Koruma ile Bireysel İltica (Şartlı Mültecilik) Arasındaki Kritik Farklar
Suriye uyruklular için uygulanan bu özel rejimin, diğer sığınmacı gruplarından (Afgan, İranlı, Iraklı vb.) çok net usul farklılıkları vardır:
- İspat Yükü Yoktur: Geçici koruma kapsamına girmek için kişinin “Suriye’de şahsen devlet veya terör örgütleri tarafından hedef alındığını” tek tek ispatlamasına gerek yoktur. Suriye’deki genel savaş durumu, bu korumanın verilmesi için yeterli kabul edilir.
- Saatler Süren Mülakatlar Yapılmaz: Kayıt esnasında kimlik, parmak izi ve güvenlik araştırması yapılır ancak kişinin hikayesini didik didik eden o ağır “statü belirleme mülakatlarına” girilmez.
- Üçüncü Ülkeye Yerleştirme (BMMYK) Beklentisi Yoktur: Şartlı mülteciler Kanada veya ABD’ye gitmeyi bekleyen transit yolcularken; Geçici Koruma sahipleri, Suriye’deki savaş bitene ve “gönüllü olarak” ülkelerine dönene kadar Türkiye’nin güvencesi altındadırlar.
Geçici Koruma Sahibi Suriyelilerin Temel Yükümlülükleri (Uygulamadaki Tuzaklar)
Türkiye Cumhuriyeti, geçici koruma altındaki kişilere barınma, sağlık ve eğitim gibi temel hakları sağlarken çok sıkı denetim ve bildirim yükümlülükleri getirmiştir. Bu yükümlülüklerin ihlali, statünün iptaline ve sınır dışı (deport) kararlarına yol açan en yaygın sebeplerdir:
1. Kayıtlı Olunan İlde Yaşama ve Yol İzin Belgesi Zorunluluğu
Geçici koruma kapsamındaki bir yabancı, Türkiye’de dilediği şehre yerleşemez. Kendisine kimlik verilen “Kayıtlı Olduğu İlde” yaşamak zorundadır.
- Eğer İstanbul’da kayıtlı bir Suriyeli, Göç İdaresi’nden “Yol İzin Belgesi” almadan İzmir’e veya Ankara’ya gider ve kolluk kuvvetlerinin denetimine takılırsa, kendisine idari para cezası kesilir. Bu ihlalin tekrarlanması halinde kamu düzeni gerekçesiyle sınır dışı işlemleri başlatılır.
2. Adres Kaydı ve V-71 (Adreste Bulunamama) Tehlikesi
Son yıllarda en çok mağduriyet yaratan hukuki durum budur. Yabancının, Nüfus Müdürlüğüne ve Göç İdaresine bildirdiği ikametgah adresinde fiilen yaşıyor olması şarttır.
- Polis ekiplerinin yaptığı çat kapı adres denetimlerinde kişinin beyan ettiği adreste yaşamadığı tespit edilirse, sistemine derhal V-71 Tahdit Kodu (Adreste Bulunamama) işlenir.
- Yabancıya adresini güncellemesi için kısa bir süre tanınır (genellikle askıya alma süreci). Eğer verilen sürede adres güncellenmezse, kişinin Geçici Koruma Kimliği (99’lu kimlik) tamamen iptal edilir. Kimliği iptal edilen kişi sağlık hizmetlerinden yararlanamaz ve sınır dışı edilmek üzere Geri Gönderme Merkezi’ne (GGM) alınır.
3. “Seyreltme Projesi” ve Kapalı Mahalleler
Demografik yoğunluğu dengelemek amacıyla İçişleri Bakanlığı tarafından uygulanan kota sistemidir. Bir mahalledeki yabancı nüfusu, toplam nüfusun %20’sini aşıyorsa o mahalle (veya ilçe) yabancıların yeni adres kaydına kapatılır. Geçici koruma sahibinin yeni kiraladığı ev “kapalı mahallede” ise adres kaydı yapamaz ve yasal statüsü riske girer.
Geçici Koruma Kimliği “İkamet İzni” Yerine Geçer Mi?
Hayır, geçici koruma kimlik belgesi hukuki anlamda bir “İkamet (Oturma) İzni” değildir. Bu belge Türkiye’de yasal olarak kalma hakkı verir ancak Türk vatandaşlığına geçiş sürecinde “5 yıllık kesintisiz ikamet süresi” hesaplanırken, geçici koruma altında geçirilen yıllar dikkate alınmaz. (İstisnai vatandaşlık süreçleri hariçtir). Ayrıca bu belge doğrudan çalışma hakkı vermez; yabancının çalışabilmesi için işvereni aracılığıyla “Geçici Koruma Çalışma İzni” alması zorunludur.
Geçici Koruma Sahibi Suriyeliler Sınır Dışı (Deport) Edilebilir Mi?
Kamuoyundaki en büyük yanlış bilgi, “Suriyelilerin hiçbir şekilde sınır dışı edilemeyeceği” yönündeki efsanedir. Geçici Koruma statüsü, suç işleme veya kuralları ihlal etme özgürlüğü vermez.
Aşağıdaki durumlarda geçici koruma statüsü İdare tarafından derhal iptal edilir ve yabancı sınır dışı edilir:
- Terör örgütleriyle bağlantısı olduğu tespit edilenler.
- Türkiye’de adli bir suça (hırsızlık, uyuşturucu, kasten yaralama, cinsel suçlar vb.) karışanlar.
- Kamu düzenini ve güvenliğini tehdit eden eylemlerde bulunanlar (örneğin; sokak kavgalarına karışmak, ruhsatsız silah taşımak, yasa dışı protestolara katılmak).
“Gönüllü Geri Dönüş” (V-87) İmzası Tehlikesi: Suça karışmamış olsa bile basit bir ihlalden dolayı Geri Gönderme Merkezi’ne (GGM) alınan geçici koruma sahiplerine çoğu zaman “Gönüllü Geri Dönüş Formu” imzalatılmaya çalışılmaktadır. Yabancı bu formu kendi rızasıyla (veya baskı/korku altında) imzaladığı an, geçici koruma statüsünden feragat etmiş sayılır ve V-87 (Gönüllü Geri Dönüş) kodu işlenerek Suriye’ye gönderilir.
Geçici Koruma Kimliği İptal Edildiğinde Başvurulabilecek Hukuki Yollar
Geçici koruma kimlik belgesinin iptal edilmesi, yabancının Türkiye’deki hukuki statüsünü doğrudan etkileyen ağır bir idari işlemdir. Ancak İl Göç İdaresi Müdürlüğü veya Göç İdaresi Başkanlığı tarafından tesis edilen her iptal işlemi hukuka uygun olmayabilir. Hukuka aykırı olarak verilen iptal kararlarına karşı idari ve yargısal başvuru yolları bulunmaktadır.
Özellikle V-71 (adreste bulunamama) kodunun hatalı uygulanması, adres değişikliğinin zamanında bildirilmesine rağmen kayıtların güncellenmemesi, teknik kayıt hataları veya somut olay değerlendirilmeden tesis edilen işlemler bakımından hukuki denetim mümkündür.
Bu gibi durumlarda öncelikle idareye yeniden değerlendirme başvurusunda bulunulabilir. İdarenin işlemi geri almaması hâlinde görevli İdare Mahkemesinde iptal davası açılması mümkündür. Geçici koruma statüsünün iptaliyle birlikte sınır dışı kararı da verilmişse, 6458 sayılı Kanun kapsamında sınır dışı kararının iptali ve yürütmenin durdurulması talep edilebilir. İdari gözetim uygulanıyorsa Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz yoluna da başvurulabilir.
Özellikle V-71 koduna dayalı işlemlerde kira sözleşmesi, abonelik kayıtları, muhtarlık belgeleri, okul kayıtları ve benzeri deliller büyük önem taşımaktadır. Her dosya, iptal gerekçesine göre ayrı değerlendirilmelidir.
Geçici Koruma; adres kayıtlarındaki (V-71) küçük bir hatanın bile kimlik iptaline ve deport sürecine yol açabildiği, GGM’lerde atılan yanlış bir imzanın kişinin statüsünü tamamen bitirdiği son derece katı ve denetimli bir idari rejimdir. Haksız yere iptal edilen geçici koruma kimliklerinin İdare Mahkemesi kararlarıyla geri kazanılması, V-71 gibi tahdit kodlarının silinmesi ve sınır dışı işlemlerinin 7 günlük kesin süreler içinde durdurulması hususlarında sürecin sıfır hata ile yürütülmesi hayati önem taşır. Yabancıların yasal haklarının ve Türkiye’deki yasal kalışlarının tam korunması için uzman bir göç hukuku avukatına başvurabilir; sürecin başından sonuna kadar güvenle yönetilmesi için doğrudan profesyonel ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.
Geçici Koruma Statüsü İptal Edildikten Sonra Yeniden Başvuru Yapılabilir mi?
Geçici koruma statüsünün iptal edilmesi, her durumda yeniden kayıt yaptırılamayacağı anlamına gelmez. Yeniden kayıt imkânı, iptal gerekçesine göre değişmektedir.
Adres bildirim yükümlülüğünün ihlali, kayıt bilgilerindeki eksiklikler veya teknik nedenlerle kaydın pasif hâle getirilmesi gibi durumlarda eksikliklerin giderilmesi sonrasında idarece yeniden değerlendirme yapılması mümkün olabilmektedir.
Buna karşılık gönüllü geri dönüş işlemlerinin usulüne uygun şekilde tamamlanması, kamu düzeni veya kamu güvenliği gerekçeleri, terör örgütleriyle bağlantı tespiti ya da ağır suçlara dayalı işlemlerde yeniden kayıt süreci çok daha sınırlıdır ve her somut olay kendi koşulları çerçevesinde değerlendirilmektedir.
Bu nedenle yeniden başvuru imkânı hakkında genel bir sonuca varmak doğru değildir. Hukuka aykırı olduğu düşünülen iptal işlemlerinde, yeniden kayıt girişiminden önce işlemin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi ve gerektiğinde yargı yoluna başvurulması hak kayıplarının önlenmesi açısından önem taşımaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS) – Geçici Koruma Statüsü ve Bu Kapsamdaki Göçmenlerin Hakları
1. Geçici koruma (temporary protection) statüsü nedir ve hangi yabancılara tahsis edilir? Suriye Arap Cumhuriyeti’nde vuku bulan iç karışıklıklar nedeniyle toplu olarak Türkiye hudutlarına sığınan Suriye tebaası, vatansızlar ve mültecilere yönelik tesis edilen istisnai bir rejimdir. Bireysel statü belirleme süreçlerinden (şartlı mültecilikten) farklı olarak, kitlesel akın durumlarında ivedilikle uygulanan kolektif bir koruma zırhıdır.
2. Suriye uyruklu yabancılar “Şartlı Mülteci” veya “Mülteci” statüsü iktisap edebilir mi? Hayır. Suriye kaynaklı kitlesel sığınma vakaları hasebiyle bu kişiler, münferit mülakatlara dayalı “bireysel iltica” statülerine (mülteci, şartlı mülteci veya ikincil koruma) müracaat hakkına malik değildir; yasal olarak doğrudan Geçici Koruma rejimi kapsamına dahil edilirler.
3. Geçici koruma kimlik belgesi (99 serili kimlik) hukuken “İkamet İzni” yerine geçer mi? Hayır. Söz konusu belge yabancıya Türkiye hudutları dahilinde yasal barınma, temel eğitim ve kamu sağlığı hizmetlerinden istifade selahiyeti bahşetmekle birlikte, teknik anlamda bir “İkamet İzni” vasfı taşımaz. Bu doğrultuda, vatandaşlık kazanımında aranan 5 yıllık kesintisiz ikamet süresinin hesabında geçici koruma altındaki süreler dikkate alınmaz.
4. Geçici koruma kimliğine malik olmam Türkiye genelinde serbest dolaşım ve çalışma hakkı doğurur mu? Kesinlikle hayır. Geçici koruma sahipleri, yasal kayıtlarının bulunduğu “İkamet İli” sınırları içerisinde ikamet etmekle mükelleftir. Turistik seyahat veya insani gerekçelerle dahi il dışına çıkış yapmadan evvel Göç İdaresi makamlarından “Yol İzin Belgesi” temin edilmesi kanuni bir zorunluluktur.
5. Yol izin belgesi iktisap edilmeksizin il dışına çıkılmasının hukuki müeyyidesi nedir? İzinsiz seyahatlerin kolluk denetimlerinde tespiti halinde şahsa idari para cezası tahakkuk ettirilerek kayıtlı olduğu ile sevki icra edilir. İhlalin süreklilik arz etmesi veya idari ihtarların dikkate alınmaması durumunda, “kamu düzenini bozmak” gerekçesiyle statünün iptali ve sınır dışı (deport) prosedürünün işletilmesi mümkündür.
6. V-71 tahdit kodu (adreste bulunamama) hangi durumlarda tesis edilir? İdareye beyan edilen yerleşim yerinde mukim olunmadığının emniyet tahkikatı ile subut bulması halinde şahsın siciline V-71 kodu işlenir. Adres güncellenmesi için tanınan askıya alma süresi içinde bildirim mükellefiyetinin yerine getirilmemesi, kimlik belgesinin tamamen iptali ve statü kaybı ile neticelenir.
7. Mesken kiralama aşamasında karşılaşılan “Kapalı Mahalle” kısıtlamasının mahiyeti nedir? “Seyreltme Projesi” uyarınca yabancı nüfusun %20 eşiğini aştığı bölgeler yeni ikamet tescillerine kapatılmıştır. Kapalı mahallelerde kiralanan konutlar üzerinden resmi adres kaydı yapılamayacağından, yasal statünün muhafazası adına mülkiyet veya kira ilişkisi tesisinden evvel e-Devlet portalları üzerinden bölge statüsü teyit edilmelidir.
8. Geçici koruma kimlik belgesi yabancıya doğrudan sigortalı çalışma hakkı bahşeder mi? Hayır. Kimlik belgesi tek başına çalışma selahiyeti vermez. Yasal istihdam için işverenin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı nezdinde “Geçici Koruma Çalışma İzni” dosyası açması elzemdir. Kayıt dışı faaliyetlerin tespiti, hem yabancı hem de işveren adına ağır idari yaptırım ve deport riski teşkil eder.
9. Geçici koruma altındaki yabancılar hakkında sınır dışı (deport) kararı alınması hukuken mümkün müdür? Evet. Statünün dokunulmazlık bahşettiği yönündeki algı hatalıdır. Adli bir suça (müessir fiil, hırsızlık vb.) iştirak edilmesi, terör iltisakı tespiti veya toplumsal infial yaratarak kamu düzeninin sarsılması hallerinde, geçici koruma statüsü İdarece resmen fesh edilerek sınır dışı işlemleri tatbik olunur.
10. GGM süreçlerinde tebliğ edilen “Gönüllü Geri Dönüş İstek Formu” (V-87) imzalanırsa ne olur? Belgenin tevsikiyle birlikte şahıs, Türkiye’nin sağladığı hukuki korumadan hür iradesiyle feragat etmiş addedilir. Bu durumda derhal V-87 kodu tesis edilerek, yargı mercileri nezdindeki durdurma talepleri konusuz kalır ve yabancı ivedilikle menşe ülkesine sevk edilir. Formun baskı altında imzalanmaması statü güvenliği açısından hayati ehemmiyet arz eder.
Av. Mehmet Şirin KORKMAZ


Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.