Etiket: Geri Gönderme Merkezine Sevk

  • BİR YABANCI KİŞİNİN KARAKOLDA ŞÜPHELİ OLARAK İFADESİ ALINDIĞI ZAMAN GERİ GÖNDERME MERKEZİNE GÖNDERİLİR Mİ?

    BİR YABANCI KİŞİNİN KARAKOLDA ŞÜPHELİ OLARAK İFADESİ ALINDIĞI ZAMAN GERİ GÖNDERME MERKEZİNE GÖNDERİLİR Mİ?

    Bu soruya mevzuat hükümleri ile uygulamadaki fiilî durum bakımından iki farklı cevap vermek gerekir. Hukuken, bir yabancının yalnızca şüpheli sıfatıyla ifadesinin alınmış olması, tek başına Geri Gönderme Merkezine gönderilmesi için yeterli bir sebep değildir. Bununla birlikte özellikle son yıllardaki uygulamada, herhangi bir adli olaya şüpheli sıfatıyla karışan yabancıların ifadelerinin alınmasının ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildiği ve haklarında 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 54/1-d maddesi kapsamında “kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından tehdit oluşturduğu” gerekçesiyle sınır dışı etme işlemleri başlatıldığı sıklıkla görülmektedir. Bu uygulamanın gerekçesi ilgili kolluk görevlilerine sorulduğu zaman İç İşleri Bakanlığı tarafından verilen Genelge gereği denilmektedir.  Bu tabi ki de adil bir yaklaşım değildir ve kanaatimizce fevkalade yanlıştır. Kanaatimizce salt bir ceza soruşturmasının varlığı, yabancının YUKK m.54/1-d anlamında kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından tehdit oluşturduğunun kabulü için tek başına yeterli görülmemelidir. Zira soruşturma makamlarınca henüz suçluluğu tespit edilmemiş bir kişi hakkında, yalnızca şüpheli sıfatına dayanılarak ‘kamu düzeni tehdidi’ kabulü yapılması; işlemin sebep unsuru, ölçülülük ilkesi ve bireyselleştirilmiş değerlendirme yükümlülüğü bakımından ciddi hukuki tartışmalar doğurmaktadır.

     Bu sebeple kişinin ifadesi alındıktan sonra ilgili Cumhuriyet Başsavcısı ile yapılacak görüşme sonrasında kişinin Göç İdaresine verilmeksizin salıverilmesi gerekmektedir. Yabancının Göç İdaresine teslimi de, “Adli olay → Göç İdaresine bildirim/değerlendirme → m.54 kapsamında sınır dışı değerlendirmesi → sınır dışı kararı → m.57 şartlarının ayrıca değerlendirilmesi → idari gözetim → GGM” şeklindeki bir yol haritası izlenmesi gerekiyorken uygulamada ise bu bireyselleştirilmiş değerlendirme çoğu zaman yalnızca yabancı hakkında bir ceza soruşturması bulunmasına indirgenmekte; soruşturmanın niteliği, delil durumu ve yabancının gerçekten kamu düzeni açısından güncel ve somut bir tehdit oluşturup oluşturmadığı yeterince tartışılmadan YUKK m.54/1-d kapsamında işlem tesis edilebilmektedir.

              Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bazen kişi mevcutlu olarak adliyeye getirtilip itham edildiği suça, işleniş şekline ve somut delillere göre 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu madde 100 ve devamı gereği Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından karar verilmek üzere kişi Tutuklama veya Adli Kontrol Talebiyle sevki yapılabilir. İlgili Sulh ceza Hakimliği tarafından kişi hakkında Tutuklama kararı veya CMK madde 109 gereği bir belirli yerlere imza atmak, elektronik kelepçe, yurt dışına çıkış yasağı vb. adli kontrol şartları verilebilir. Burada yabancı için önemli olan tabi ki de yurt dışına çıkış yasağı kararıdır. Aksi durumda ise Yabancı kişi hakkında tutuklama kararı verilmesi durumunda zaten kişi ceza infaz kurumuna(Cezaevi) gönderilir, diğer adli kontrol durumlarında kişi yine Göç İdaresine teslim edilir ve nihayetinde geri gönderme merkezine gönderilir.

              Yazımızın başında kişinin bazı istisnai durumlar ile geri gönderme merkezine gönderilmeksizin salıverilmesini belirtmiştik. Bunlar kısaca;

    • Kişi hakkında hakimlikçe verilen Yurt Dışı Çıkış Yasağı olması durumunda kişi Göç İdaresince ya geri gönderme merkezine gönderilmeksizin salıverilmesi veya geri gönderme merkezine gönderildikten sonra salıverilmesidir. Yabancı hakkında CMK m.109 kapsamında yurt dışına çıkış yasağı bulunması, sınır dışı kararının fiilen uygulanması bakımından önemli bir hukuki engel ve kurumlar arası yetki çatışması doğurabilir. Uygulamada bu durum, yabancının derhâl sınır dışı edilmesini engelleyebilmekte; sınır dışı kararını kendiliğinden hukuka aykırı veya hükümsüz hâle gelmemekle beraber icrası yapılamadığı için kişi çoğunlukla salıverilmektedir.
    • İlgili Göç İdaresi tarafından bazen kişinin uyruğu, ikamet süreci vb. sebepler ile hakkında 6458 Sayılı Yasanın 56. Maddesi gereği kişi 15-30 gün içinde Türkiye’yi Terke Davet edebilir. Normal şartlarda ilgili madde gereği kamu düzenini bozma durumlarında ülkeyi terke davet kararı verilmemesi gerekmektedir. Fakat ilgili Göç İdaresi tarafından bazen böyle kararlar verilebilmektedir.
    • Bununla birlikte kolluk birimleri ile İl Göç İdaresi Müdürlükleri arasındaki bildirim ve sevk uygulamalarının iller ve somut olaylar bakımından yeknesak olmadığı uygulamada gözlemlenmektedir. Bu sebeple bazen kişinin şüpheli olarak ifadesi alındığı zaman Göç İdaresine haber verilmeksizin salıverilme yapılabilmektedir.

    SONUÇ VE TAVSİYE:

              Nihai olarak yabancı bir kişi haksız ithamlar ile veya taksiren ya da kasten işlediği eylemler ile bir ceza soruşturmasına tabi tutulabilecektir. Burada önemli olan Göç Hukukunu ihmal etmemektir. Bu sebeple hem Göç Hukukuna hem de Ceza Hukukuna vakıf bir avukat ile hareket etmeniz büyük önem taşımaktadır. Belki siz veya aileniz hakim karşısında herhangi bir adli kontrol şartı veya tutuklama kararı olmaksızın salıverilmenize sevinebilirsiniz. Fakat Göç Hukuku sizin bu sevincinizi tümden bitirebilir ve sizi çok daha zor bir duruma düşürebilir. Bir yabancının savcılık veya hâkimlik tarafından serbest bırakılması, yabancı bakımından özgürlüğüne kesin olarak kavuştuğu anlamına gelmeyebilir. Ceza muhakemesi yönünden serbest kalan yabancı hakkında aynı olay gerekçe gösterilerek sınır dışı etme ve idari gözetim süreci başlatılabilir. Bu nedenle yabancıların taraf olduğu ceza soruşturmalarında savunmanın yalnızca ceza hukuku bakımından değil, işlemin olası göç hukuku sonuçları bakımından da eş zamanlı yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. Ablakat Hukuk Bürosu(Avukat Mehmet Şirin KORKMAZ) olarak bu süreçte sizin yanınızda olabilir, gerekli hukuki hizmeti sağlayabiliriz.

    NOT: Bu yazımız Haziran 2026 Tarihine kadar uygulamalardan ve mevzuatlardan edindiğimiz tecrübelere dayanmaktadır. Göç hukuku dinamik bir alan olduğu için güncel hali için mutlaka alanında uzman bir avukat ile iletişime geçmeniz gerekmektedir.

Hemen Ara