Türkiye’ye Giriş, Vize Süreçleri ve Yasal Haklar

Türkiye’ye Giriş, Vize Süreçleri ve Yasal Haklar

Türkiye, stratejik konumu ve ekonomik dinamikleri sebebiyle her yıl milyonlarca yabancı uyruklu kişiye turizm, ticaret, çalışma ve eğitim amacıyla ev sahipliği yapmaktadır. Bir yabancının Türkiye Cumhuriyeti ile kurduğu ilk hukuki temas, sınır kapılarında veya kendi ülkesindeki Türk konsolosluklarında başlar.

Türkiye’ye geliş amacınız ne olursa olsun, ülkeye yasal yollardan ve doğru vize statüsü ile giriş yapmak, ileride atmak isteyeceğiniz adımların (ikamet izni, çalışma izni veya vatandaşlık) hukuki temelini oluşturur. Örneğin; sadece kısa süreli turistik e-vize ile ülkeye giriş yapan bir yabancının, Türkiye içinden doğrudan çalışma iznine başvurması yasal olarak mümkün değildir. Bu nedenle, sürecin en başında doğru vize türünü seçmek ve yasal kalış sürelerine (vize muafiyet sınırlarına) titizlikle uymak, ileride yaşanabilecek yüksek para cezalarının, sınır dışı (deport) kararlarının ve giriş yasaklarının önüne geçecektir.

Bu kategorideki yazılarımızda; Türkiye’nin uyguladığı güncel vize rejimini, başvuru prosedürlerini ve sınır kapılarında karşılaşılan hukuki sorunların çözüm yollarını bulabilirsiniz.

Türkiye Vize Türleri ve Vize Başvuru Süreçleri

Yabancı uyruklu kişilerin Türkiye’ye yasal olarak giriş yapabilmeleri için kural olarak pasaportlarında geçerli bir vize bulunması veya Türkiye ile vize muafiyeti (vizesiz giriş) anlaşması olan bir ülkenin vatandaşı olmaları gerekir. Türkiye Cumhuriyeti, yabancıların geliş amaçlarına göre farklı vize kategorileri uygulamaktadır. Başvurulan vize türü, kişinin Türkiye’deki haklarını ve yasal statüsünü doğrudan belirler.

Türkiye’deki Temel Vize Kategorileri

Göç İdaresi ve Dışişleri Bakanlığı mevzuatı uyarınca, yabancılara verilen temel vize türleri şunlardır:

1. Turistik ve Ticari Vizeler:

Türkiye’ye seyahat, tatil, ticari görüşme, fuar ziyareti veya kültürel etkinlik amacıyla gelen kişilere verilen kısa süreli vizedir. Bu vize türü, sahibine Türkiye’de çalışma hakkı veya kalıcı olarak yerleşme hakkı vermez.

2. Çalışma Vizesi:

Türkiye’de bir işveren yanında yasal olarak çalışmak isteyen yabancıların alması gereken vizedir. Çalışma vizesi süreci iki ayaklıdır; yabancı kişi kendi ülkesindeki Türk temsilciliğine başvururken, Türkiye’deki işveren de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na eşzamanlı başvuru yapar. Onaylanan çalışma vizesi, aynı zamanda ikamet (oturma) izni yerine de geçer.

3. Eğitim ve Öğrenci Vizesi:

Türkiye’deki üniversitelerde eğitim görecek, Erasmus programına katılacak veya resmi dil kurslarında (TÖMER vb.) eğitim alacak yabancılara verilir. Bu vize ile ülkeye giriş yapan öğrencilerin, yasal süre içinde mutlaka “Öğrenci İkamet İzni”ne başvurmaları zorunludur.

4. Özel Amaçlı (Meşruhatlı) Vizeler:

  • Tedavi (Sağlık) Vizesi: Türkiye’ye sağlık turizmi kapsamında tedavi olmak için gelen yabancılara verilir.
  • Aile Birleşimi Vizesi: Türk vatandaşıyla evlenen veya Türkiye’de yasal olarak ikamet eden yabancı eşinin/ailesinin yanına gelmek isteyenlere verilir.
  • Transit Vize: Türkiye üzerinden üçüncü bir ülkeye geçiş yapacak yabancıların kullandığı vizedir.

Türkiye Vize Başvurusu Nasıl Yapılır?

Türkiye Cumhuriyeti vize başvurularında, yabancının uyruğuna göre iki farklı sistem işletmektedir:

A. Elektronik Vize (e-Vize) Sistemi:

Türkiye’nin belirlediği şartları taşıyan belirli ülke vatandaşları, konsolosluğa gitmelerine gerek kalmadan doğrudan internet üzerinden (evisa.gov.tr) e-vize alabilirler. Ancak e-Vize uygulaması sadece turizm ve ticaret amaçlı seyahatler için geçerlidir. Çalışma veya uzun süreli eğitim için e-vize kullanılamaz.

B. Konsolosluk / Büyükelçilik Üzerinden Fiziki Başvuru:

e-Vize hakkı bulunmayan veya çalışma, eğitim, aile birleşimi gibi uzun süreli amaçlarla Türkiye’ye gelmek isteyen yabancılar şu prosedürü izler:

  1. Ön Başvuru ve Randevu: İnternet üzerinden (konsolosluk.gov.tr) veya yetkili aracı kurumlar üzerinden ön başvuru formu doldurularak randevu alınır.
  2. Evrak Teslimi: Randevu günü pasaport, biyometrik fotoğraf, seyahat sağlık sigortası, gelir/meslek durumu belgeleri ve vize türüne özel zorunlu evraklar (iş sözleşmesi, üniversite kabul belgesi, davetiye vb.) yetkili makama teslim edilir.
  3. İnceleme ve Karar: Dış temsilciliklerimiz dosyayı inceler ve gerek görmesi halinde yabancıyı mülakata çağırır.

Vize Başvurusunda Dikkat Edilmesi Gereken Hukuki Noktalar

  • Pasaport Geçerlilik Süresi: Başvuru yapabilmek için pasaportun geçerlilik süresi, talep edilen vizenin bitiş tarihinden itibaren en az 60 gün daha uzun olmalıdır. Aksi takdirde başvuru reddedilir.
  • Davetiye Mektubunun Önemi: Ticari seyahatlerde veya özel ziyaretlerde, Türkiye’deki kişi veya kurumdan alınacak noter onaylı bir “davetiye mektubu” vizenin onaylanma ihtimalini önemli ölçüde artırır.
  • Vize Reddi ve Hukuki Yollar: Vize başvurusu reddedilirse, kişi eksik evraklarını tamamlayarak yeniden başvuru yapabilir. Ancak haksız gerekçelerle veya “giriş yasağı (tahdit kodu)” nedeniyle verilen ret kararlarına karşı, idare mahkemelerinde iptal davası açılması gerekmektedir.

Vize başvuru süreçlerinizin eksiksiz yürütülmesi, meşruhatlı vize alımı veya haksız vize reddi kararlarına karşı başlatılacak hukuki süreçler için göç hukuku departmanımızla iletişime geçebilirsiniz.


Sıkça Sorulan Sorular (SSS) – Türkiye’ye Giriş ve Vize Süreçleri

1. Turistik vize veya e-Vize ile Türkiye’ye giriş yaptıktan sonra çalışma izni alabilir miyim? Kural olarak, sadece turistik vize veya elektronik vize (e-Vize) ile Türkiye’ye giriş yapan yabancıların doğrudan Türkiye içinden çalışma iznine başvurmaları mümkün değildir. Çalışma izni alabilmek için kişinin kendi ülkesindeki Türk konsolosluğundan “Çalışma Vizesi” başvurusu yapması veya Türkiye’de halihazırda en az 6 aylık geçerli bir ikamet (oturma) iznine sahip olması gerekmektedir.

2. Türkiye e-Vize (Elektronik Vize) her seyahat amacı için kullanılabilir mi? Hayır. e-Vize sistemi yalnızca turizm ve ticaret amaçlı kısa süreli seyahatler için geçerlidir. Eğitim, çalışma, staj, sağlık veya aile birleşimi gibi uzun süreli veya özel amaçlarla Türkiye’ye gelmek isteyen yabancılar e-Vize kullanamazlar. Bu kişilerin dış temsilciliklerimizden (konsolosluk/büyükelçilik) fiziki “Özel Amaçlı Vize” başvurusunda bulunmaları zorunludur.

3. Vize başvurum reddedildi. Karara itiraz edebilir miyim veya tekrar başvurabilir miyim? Vize başvurunuz eksik evrak veya hatalı form doldurma gibi basit idari nedenlerle reddedildiyse, eksiklikleri tamamlayarak yeniden başvuru yapabilirsiniz. Ancak başvurunuz bir “giriş yasağı (tahdit kodu)” veya haksız bir idari kararla reddedildiyse, bu karara karşı Türk idare mahkemelerinde iptal davası açılması veya “Meşruhatlı Vize” prosedürünün başlatılması gerekir.

4. Türkiye vizesi başvurusu için Türkiye’den davetiye mektubu almak zorunlu mudur? Her vize türü için zorunlu olmamakla birlikte; turistik, ticari veya aile ziyareti amaçlı vize başvurularında Türkiye’deki bir yakından veya şirketten “noter onaylı davetiye mektubu” alınması, vizenin onaylanma ihtimalini büyük ölçüde artırır. Davetiyede; davet edenin T.C. kimlik numarası, ikamet adresi ve yabancının seyahat masraflarını karşılayıp karşılamayacağı açıkça belirtilmelidir.

5. Türkiye’ye vize başvurusu yaparken pasaportumun geçerlilik süresi ne kadar olmalıdır? Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) gereğince, Türkiye’ye giriş yapmak isteyen yabancıların pasaport veya pasaport yerine geçen belgelerinin geçerlilik süresi, talep ettikleri vize süresinin veya vize muafiyet süresinin bitiminden itibaren en az 60 gün daha uzun olmak zorundadır. Aksi halde vize başvurusu reddedilir veya sınır kapısından giriş izni verilmez.

6. Meşruhatlı vize nedir ve hangi durumlarda alınması gerekir? Meşruhatlı vize; hakkında Türkiye’ye giriş yasağı (tahdit kodu) bulunan veya daha önce sınır dışı (deport) edilmiş kişilerin, yasak süresi dolmadan Türkiye’ye yasal olarak giriş yapabilmelerini sağlayan özel izinli bir vize türüdür. Genellikle evlilik, eğitim, çalışma veya acil sağlık sebepleriyle, Dışişleri Bakanlığı ile Göç İdaresi’nin özel onayına tabi olarak verilir.

7. Ülkemin Türkiye ile vize muafiyeti (vizesiz giriş) anlaşması var. Yine de e-Vize almalı mıyım? Hayır. Eğer vatandaşı olduğunuz ülke Türkiye’nin vize muafiyeti listesinde ise, belirlenen süreler dahilinde (örneğin 180 gün içinde 90 gün kuralı) seyahat etmek şartıyla herhangi bir vize veya e-Vize almanıza gerek yoktur. Sınır kapısında pasaportunuza sadece giriş damgası vurularak ülkeye giriş yapabilirsiniz.

8. Havalimanında uçak altı bagajımı almadan sadece aktarma yapacağım. Türkiye transit vizesi almam gerekir mi? Eğer Türkiye’deki havalimanında “uluslararası transit (aktarma) salonundan” çıkmayacaksanız ve pasaport kontrolünden geçmeyecekseniz transit vize almanıza gerek yoktur. Ancak pasaport polisinden geçip Türkiye topraklarına adım atmanız (örneğin uçak değiştirmek için farklı bir havalimanına geçmeniz veya bagajınızı kendiniz alıp yeniden vermeniz) gerekiyorsa, durumunuza uygun bir vize almanız zorunludur.

9. Vizemin onaylanmış olması Türkiye’ye kesin giriş yapabileceğim anlamına gelir mi? Hayır, vize alınmış olması kesin giriş garantisi vermez. Vizeniz pasaportunuza işlenmiş olsa dahi, ülkeye giriş yapıp yapamayacağınıza sınır kapılarındaki pasaport polisi karar verir. Kişinin kamu güvenliği için tehdit oluşturduğu şüphesi doğarsa, kalış masraflarını karşılayacak parası yoksa veya vize türü ile geliş amacı uyuşmuyorsa kişi sınırdan geri çevrilebilir (İnadmissible yolcu işlemi).

10. Türkiye dış temsilciliklerinden yapılan vize başvuruları ne kadar sürede sonuçlanır? Başvuru yapılan ülkedeki konsolosluğun yoğunluğuna, sunulan evrakların niteliğine ve talep edilen vize türüne göre değişiklik göstermekle birlikte, fiziki vize başvuruları ortalama 15 ila 30 gün içinde sonuçlanmaktadır. Olası ek evrak veya mülakat talepleri göz önüne alınarak, planlanan seyahat tarihinden en az 1 ay önce başvuru yapılması tavsiye edilir.

Vize başvuru süreçlerinizin eksiksiz yürütülmesi, meşruhatlı vize alımı veya haksız vize reddi kararlarına karşı başlatılacak hukuki süreçler için göç hukuku departmanımızla iletişime geçebilirsiniz.

Vize İhlali (Overstay), Vize Süresinin Aşılması ve Para Cezaları

Türkiye’ye turistik vize, e-Vize veya vize muafiyeti ile giriş yapan yabancıların, kendilerine tanınan yasal kalış süresi (örneğin 30, 60 veya 90 gün) içinde ülkeden çıkış yapmaları veya durumlarına uygun bir ikamet iznine başvurmaları yasal bir zorunluluktur. Yasal kalış süresinin izinsiz olarak aşılması durumuna göç hukukunda “vize ihlali” (overstay) adı verilir.

Vize ihlali durumuna düşen yabancılar; ihlal süresine, ülkeden çıkış şekillerine ve para cezasını ödeyip ödemediklerine bağlı olarak 1 aydan 5 yıla kadar Türkiye’ye giriş yasağı (tahdit kodu) ile cezalandırılırlar. Yabancılar hukukunda en sık karşılaşılan mağduriyetler, ihlal sürelerinin ve cezai sonuçlarının tam olarak bilinmemesinden kaynaklanmaktadır.

Vize İhlali (Overstay) Kapsamına Giren Durumlar

Bir yabancının Türkiye’de yasal statüsünü kaybederek “kaçak” duruma düşmesi sadece vize süresinin bitmesiyle olmaz. Aşağıdaki durumların tamamı yasal olarak vize ihlali kabul edilir:

  • Pasaporttaki veya e-Vizedeki yasal sürenin sona ermesine rağmen ülkeden çıkış yapmamak.
  • Vize muafiyeti anlaşmalarının belirlediği azami süreyi (örneğin 180 gün içinde en fazla 90 gün kalış kuralını) aşmak.
  • Geçerli bir ikamet (oturma) izni veya çalışma izni süresi dolduğu halde, yasal süre içinde uzatma başvurusu yapmadan Türkiye’de kalmaya devam etmek.
  • İkamet izni başvurusu reddedilen kişilerin, kararın kendilerine tebliğ edilmesinden sonra yasal olarak tanınan 10 günlük çıkış süresine uymamaları.

Vize İhlali Para Cezası Nasıl Hesaplanır?

Türkiye’de vize ihlali para cezası sabit bir meblağ değildir. Göç İdaresi sistemleri üzerinden kişinin uyruğuna (vatandaşı olduğu ülkeye) ve ihlalde kaldığı gün sayısına göre özel olarak hesaplanır.

Hesaplama mantığında şu kalemler toplanır:

  1. İkamet Harcı: Yabancının vatandaşı olduğu ülke için belirlenen 1 aylık ikamet izni harcı (İlk ay ihlali için tam alınır, sonraki aylar için katlanarak hesaplanır).
  2. Tek Girişlik Vize Harcı: Sabit vize harcı bedeli.
  3. Kart Bedeli: Değerli kağıt (ikamet kartı) bedeli.
  4. Not: 18 yaşından küçük çocuklar için de ceza hesaplanır, ancak harç bedelleri yetişkinlere göre indirimli uygulanır. Türkiye ile karşılıklılık (mütekabiliyet) anlaşması olan bazı ülke vatandaşları (örneğin Türki Cumhuriyetler) daha farklı harç tutarlarına tabi olabilir.

İhlal Süresine Göre Türkiye’ye Giriş Yasağı (Deport) Süreleri

Vize ihlali yapan bir yabancının Türkiye’ye tekrar girişinin yasaklanıp yasaklanmayacağı, kişinin ülkeden çıkış yöntemine ve cezayı ödeyip ödememesine göre Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün (GİGM) yayınladığı genelgelerle kesin kurallara bağlanmıştır. Şunu önemle de belirtelim ki söz konusu bu süreler ülkeden ülkeye göre değişiklik göstermektedir. Yabancı hem kendi ülkesindeki Türk Konsolosluğundan hem de avukatı vasıtası ile Türkiye’de ilgili Göç İdaresinden öğrenebilecektir. 

A. Kendi İsteğiyle Çıkan ve Cezasın Ödeyenler İçin (Yasak Süreleri):

Havalimanında veya sınır kapısında cezasını nakit olarak ödeyip gönüllü çıkış yapanlara uygulanacak giriş yasakları şu şekildedir:

  • 3 Aya Kadar İhlal: Giriş yasağı uygulanmaz (Ancak Türkiye’ye dönüşte vize kuralı süreleri dikkate alınır).
  • 3 Ay – 6 Ay Arası İhlal: 1 ay süreyle giriş yasağı konulur.
  • 6 Ay – 1 Yıl Arası İhlal: 3 ay süreyle giriş yasağı konulur.
  • 1 Yıl – 2 Yıl Arası İhlal: 1 yıl süreyle giriş yasağı konulur.
  • 2 Yıl – 3 Yıl Arası İhlal: 2 yıl süreyle giriş yasağı konulur.
  • 3 Yıldan Fazla İhlal: 5 yıl süreyle giriş yasağı konulur.

B. Cezasın Ödemeden Çıkan veya Sınır Dışı (Deport) Edilenler İçin (Yasak Süreleri):

Kendi isteğiyle çıkmasına rağmen cezayı ödemeyenler veya kolluk kuvvetlerince yakalanıp devlet zoruyla sınır dışı edilenlere cezai yaptırım çok daha ağır uygulanır:

  • 3 Aya Kadar İhlal: 1 yıl ile 5 yıl arası giriş yasağı (Ç-113 veya Ç-114 tahdit kodu).
  • 3 Ay – 6 Ay Arası İhlal: 1 yıl giriş yasağı.
  • 6 Ay – 1 Yıl Arası İhlal: 2 yıl giriş yasağı.
  • 1 Yıl – 2 Yıl Arası İhlal: 3 yıl giriş yasağı.
  • 2 Yıldan Fazla İhlal: 5 yıl giriş yasağı (Ç-115 tahdit kodu).

Vize İhlali Cezası Nereye Ödenir?

Cezalar, Türkiye’den çıkış yapılacak gün sınır kapılarındaki veya havalimanlarındaki “Göç İdaresi Vize İhlal Ofislerine” bizzat ödenmelidir. Ceza hesaplaması ve tahsilatı zaman aldığından uçuştan en az 3-4 saat önce ofise başvurulmalıdır. Ödemeler kural olarak sadece nakit Türk Lirası cinsinden tahsil edilmektedir; döviz veya kredi kartı genellikle kabul edilmez.

Vize İhlalinden Kaynaklı Giriş Yasakları Nasıl Kaldırılır?

Eğer vize ihlali sebebiyle hakkınızda Türkiye’ye giriş yasağı konulduysa (Ç serisi tahdit kodları), yasak süresinin bitmesini beklemeden Türkiye’ye dönmenin yasal yolları mevcuttur:

  1. Meşruhatlı Vize Alınması: Yasak süresi devam ederken Türkiye dış temsilciliklerinden evlilik, çalışma, eğitim veya acil sağlık gibi geçerli bir sebeple “Meşruhatlı Vize” (özel izinli vize) alınarak yasak delinebilir.
  2. İdare Mahkemesinde İptal Davası: Kişinin vize ihlaline düşmesi kendi kusuru değilse (hastanede yatarak tedavi görme, trafik kazası, uçuş iptalleri gibi mücbir sebepler varsa), hukuka aykırı olarak konulan giriş yasağı ve para cezasına karşı Türk İdare Mahkemelerinde iptal davası açılabilir.

Önemli olan daha önce de ifade edildiği üzere bir sorunu Mahkemeye intikal ettirmeden çözebilmektir. Bu sebeple önce  meşruhatlı vize başvurusu yolunun denenmesi gerekmektedir. Son zamanlarda bu talepler olumsuz karşılanmaktadır. Bu durumda ise Yürütmenin Durdurulması talepli İdare Mahkemesinde dava açılabilecektir. Dikkat edilmesi gereken konulardan biri de ilgili davanın giriş yasağı kararının yabancıya tebliğinden sonraki 60 gün içinde açılması gerektiğidir. 

Vize ihlaline dair ceza hesaplama süreçleriniz, giriş yasaklarının (tahdit kodlarının) kaldırılması veya meşruhatlı vize başvurularınızın hukuki takibi için göç hukuku departmanımızdan profesyonel destek alabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS) – Vize İhlali ve Para Cezaları

1. Sadece 1 veya 2 gün vize ihlali yaparsam yine de ceza ödemek zorunda mıyım? Evet. Türkiye’de yasal kalış hakkının tek bir gün dahi aşılması hukuken vize ihlali olarak nitelendirilir. Ülkeden ayrılırken sınır kapılarındaki vize ihlal ofislerinde, gecikilen gün sayısı baz alınarak hesaplanan minimum idari para cezasını ödemeniz zorunludur. Bu ödemenin yapılmaması durumunda şahıs hakkında Türkiye’ye giriş yasağı kararı tesis edilebilir.

2. Havalimanında vize ihlali cezasını kredi kartı veya döviz (Dolar/Euro) ile ödeyebilir miyim? Hayır. Hudut kapıları ve havalimanlarında hizmet veren Göç İdaresi birimlerinde cezalar kural olarak yalnızca nakit Türk Lirası (TL) olarak tahsil edilmektedir. Seyahat planınızın aksamaması ve sınırda mağduriyet oluşmaması adına yanınızda tahmini cezayı karşılayacak miktarda nakit Türk Lirası bulundurmanız kritik önem arz eder.

3. Vize ihlali ceza miktarımı uçuştan önce e-Devlet veya internet üzerinden sorgulayabilir miyim? Maalesef mevcut sistemde vize ihlali kaynaklı para cezaları e-Devlet, UYAP ya da Göç İdaresi portalları üzerinden online olarak görüntülenemez. Ödenecek net tutar, ancak ülkeden çıkış yapılacağı esnada görevli memurların pasaport verilerini sisteme girmesiyle anlık olarak hesaplanabilmektedir.

4. İkamet izni başvurum reddedildi. Vize ihlaline düşmemek için kaç gün içinde çıkış yapmalıyım? İkamet izni talebi olumsuz sonuçlanan yabancılara, ret kararının resmi tebliğ tarihinden itibaren ülkeyi terk etmeleri amacıyla 10 günlük bir yasal süre tanınır. Şahsın bu on günlük periyot içerisinde Türkiye’den ayrılması halinde herhangi bir vize ihlali cezasıyla karşılaşması söz konusu olmayacaktır.

5. Vize ihlalindeyken Türkiye içinde cezamı ödeyip doğrudan ikamet izni (oturma izni) alabilir miyim? Genel uygulama uyarınca bu mümkün değildir. Ülkede yasal statüsü bulunmayan (overstay durumundaki) kişilerin Türkiye içerisinden yaptıkları ikamet izni başvuruları doğrudan reddedilmektedir. Yasal zemine dönmek isteyen yabancının öncelikle ülkeden çıkış yapıp cezasını ödemesi, ardından geliş amacına uygun bir vize ile yasal yoldan tekrar giriş yapması gerekir.

6. Vize ihlali cezasını ödemeden Türkiye’den çıkış yaptım. Tekrar nasıl gelebilirim? Cezayı ödemeden ayrılan kişiler hakkında ihlal süresine göre 1 ile 5 yıl arasında değişen sürelerle Türkiye’ye giriş yasağı (Ç-113, Ç-114 kodları) tesis edilir. Bu engeli aşmanın tek yasal yolu, dış temsilcilikler aracılığıyla geçerli bir gerekçeye dayalı (evlilik, eğitim, çalışma vb.) Meşruhatlı Vize prosedürünü işletmek ve geçmişe dönük borcu faiziyle birlikte kapatmaktır.

7. Hakkımdaki giriş yasağı (Deport) süresi doldu. Türkiye’ye direkt giriş yapabilir miyim? Giriş yasağının süresi dolmuş olsa dahi, vize ihlali kaynaklı ödenmemiş para cezaları “kamu alacağı” niteliğinde sistemde kayıtlı durmaktadır. Sınırda bu mali yükümlülüğü yerine getirmediğiniz sürece ülkeye giriş yapmanıza engel olunması hukuken muhtemeldir.

8. 18 yaşından küçük çocuklar (reşit olmayanlar) için de vize ihlali cezası kesilir mi? Evet, reşit olmayan çocuklar için de vize ihlali kapsamında harç ve ceza tahakkuk ettirilir (belirli indirimler uygulanabilir). Çocukların yasal sorumluluğu ebeveynlerinde olduğundan, borç ödenmeden çıkış yapılması durumunda büyükler için yaptırım kaçınılmazken; çocuklara giriş yasağı konulup konulmayacağı idarenin takdir yetkisindedir.

9. Hastalık, kaza veya uçuş iptali (mücbir sebep) yüzünden vize süresini aştım. Ceza iptal edilir mi? Ağır sağlık problemleri (yatarak tedavi belgesi), kaza veya havayolu operasyonel aksaklıkları gibi somut mücbir sebepler varsa ve bu durum resmi evraklarla kanıtlanabilirse, sınır makamları cezasız işlem yapabilir. Şayet bu durumlara rağmen yaptırım uygulanmışsa, 60 gün içinde İdare Mahkemelerinde iptal davası yoluna gidilerek haksız kararın iptali istenebilir.

10. Vize ihlali cezasını havalimanına gitmeden önce şehir içindeki bir Vergi Dairesine ödeyebilir miyim? Çoğu vakada vize ihlali cezası Vergi Dairelerine önceden yatırılamaz. İhlal süresinin ve cezanın net hesabı şahsın fiili çıkış tarihine göre anlık yapıldığından, tüm işlemlerin hudut kapılarındaki Göç İdaresi Vize İhlal Ofislerinde gerçekleştirilmesi yasal usuldür.

Vize Muafiyeti (Vizesiz Giriş) Hakkı ve 180/90 Gün Kuralı

Türkiye Cumhuriyeti, küresel ticareti ve turizm ekosistemini canlandırmak maksadıyla pek çok devletle karşılıklı veya tek taraflı temele dayanan “Vize Muafiyeti Anlaşması” akdetmiştir. Söz konusu yasal düzenleme çerçevesinde, muafiyet rejimine tabi ülkelerin tebaası, seyahat öncesinde konsolosluk kanalıyla fiziksel vize ya da e-Vize alma yükümlülüğü bulunmaksızın, yalnızca geçerli seyahat belgeleriyle hudut kapılarından giriş yapabilmektedir.

Buna mukabil, vizesiz giriş imkanı yabancı şahsa Türkiye’de süresiz ikamet etme veya çalışma/eğitim gibi spesifik faaliyetleri serbestçe icra etme selahiyeti tanımaz. Mevzuat uyarınca vize muafiyetiyle kalışın yasal çerçevesini belirleyen en temel mekanizma “180/90 gün kuralı” olarak isimlendirilen sistemdir.

Göç Hukukunda 180/90 Gün Kuralı Nedir?

Vizesiz gelen yabancıların yasal kalış süreleri, uluslararası hukuk normlarına paralel şekilde 180/90 gün esasına göre denetlenir. Bu doktrinin hukuki tezahürü şudur: Vize muafiyetinden yararlanan bir yabancı, Türkiye sınırları içerisinde geriye dönük son 180 günlük periyotta toplamda 90 günü tecavüz edemez.

Bu sistemin uygulanması safhasında en sık düşülen yasal hatalar şunlardır:

  • Takvim Yılı Esas Alınmaz: 90 günlük süre, yılbaşı ile yılsonu arasındaki sabit takvim yılına göre hesaplanmaz. Hesaplama, yabancının ülkeden ayrılacağı günden geriye doğru sayılan son 180 günlük hareketli blok üzerinden icra edilir.
  • Kalış Süreleri Kümülatif Hesaplanır: Hak tanınan 90 günün tek bir seferde kullanılması mecburi değildir. 180 günlük zaman zarfında Türkiye’ye çoklu giriş-çıkış yapılabilir; ancak tüm bu periyotlardaki günlerin toplamı 90 eşiğini aşmamalıdır.

30 Gün ve 60 Günlük İstisnai Muafiyetler

Genel teamül 90 gün olmakla beraber, Türkiye’nin taraf olduğu spesifik konvansiyonlar gereği kimi ülke vatandaşlarının “tek girişteki azami kalış süresi” daha kısıtlı tutulmuştur.

  • Tek Girişte 60 Gün Rejimi: Örneklemek gerekirse; Rusya Federasyonu tebaası vizesiz girişle tek seferde azami 60 gün kalabilir. Kalan 30 günlük bakiye hakkını kullanmak isteyen şahısların çıkış-giriş prosedürünü işletmesi gerekir.
  • Tek Girişte 30 Gün Rejimi: Bazı Asya ve Orta Doğu menşeli (Kazakistan, Özbekistan vb.) yabancılar tek girişte en fazla 30 gün barınabilir. Bu statüdeki kişiler, 90 günlük genel limitlerini 30’ar günlük periyotlar halinde kullanmak durumundadır.

Yabancı şahsın kendi uyruğuna tanınan tek seferlik kalış limitini (30, 60 veya 90 gün) seyahat öncesinde teyit etmesi, ileride vize ihlali kaynaklı yaptırımlarla karşılaşılmaması adına hayati önem taşır.

Vizesiz Giriş Hakkının Kapsamı ve Yasal Sınırları

Vize muafiyeti, yabancı uyrukluya yalnızca turistik faaliyet, ticari temaslar (toplantı, pazar araştırması vb.) veya transit geçiş amaçlarıyla ülkede yasal bulunma zemini hazırlar.

Vizesiz giriş statüsünün hukuki sınırları şöyledir:

  • Çalışma Faaliyeti Yasağı: Muafiyetle girip herhangi bir iş kolunda çalışmak kesin bir yasak altındadır. Kaçak çalışma tespiti halinde derhal sınır dışı (deport) işlemleri tesis edilmektedir.
  • Akademik/Eğitim Sınırı: Uzun erimli dil kursları veya üniversite programlarına vizesiz statüyle devam edilemez; bu noktada “Öğrenci İkamet İzni” alınması yasal mecburiyettir.

Vize Muafiyeti Süresi Bitenler Ne Yapmalı? (İkamet İznine Geçiş)

Türkiye’de vize muafiyetiyle tanınan yasal süreden (30, 60 veya 90 gün) daha uzun süre mukim olmak isteyenlerin, mevcut süreleri dolmadan evvel Göç İdaresi birimlerine İkamet İzni (Oturma İzni) talebiyle başvurmaları kanun gereğidir.

Başvuru, şahsın yasal kalış hakkı devam ederken sisteme kaydedilmelidir. Süre dolduktan sonra yapılacak müracaatlar genelde reddedilmekte olup, kişi “vize ihlali” statüsüne düşerek cezai müeyyideler ve giriş yasaklarıyla karşı karşıya kalabilmektedir.

Karmaşık 180/90 gün hesaplamaları ve ikamet iznine geçiş süreçlerinde hak kaybı yaşamamak adına profesyonel göç hukuku departmanımızdan destek alabilirsiniz

















Sıkça Sorulan Sorular (SSS) – Vize Muafiyeti ve 180/90 Gün Kuralı

1. Göç hukukunda 180 günde 90 gün kuralı sabit bir takvim yılına göre mi işletilir?

Hayır, söz konusu süre sabit bir takvim yılı esasına dayanmaz. Hesaplama mekanizması, Türkiye’den ayrılacağınız ya da denetimin yapıldığı tarihten geriye doğru sayılan son 180 günlük hareketli blok üzerinden icra edilir. Bu periyot, zaman ilerledikçe sürekli güncellenen dinamik bir zaman dilimidir.

2. Vize muafiyeti kapsamındaki 90 günlük hakkım tamamen doldu. Türkiye’ye yeniden ne zaman giriş yapabilirim?

Son 180 gün zarfındaki 90 günlük yasal kalış sınırınızı kümülatif olarak doldurduysanız, vize muafiyetinden tekrar yararlanabilmeniz için kural olarak çıkış yaptığınız tarihten itibaren en az 90 gün boyunca Türkiye dışında bulunmanız icap eder. Bu yasal bekleme süresi tamamlanmadan ülkeye girmek isteyenlerin, dış temsilciliklerimizden durumlarına uygun özel amaçlı bir vize almaları mecburidir.

3. Vizesiz kalış hakkımı tek bir seferde ve blok halinde mi kullanmam gerekir?

Hayır, böyle bir zorunluluk bulunmamaktadır. Şayet vatandaşı olduğunuz ülkenin tek girişteki azami kalış limiti müsaade ediyorsa, 90 günlük genel hakkınızı 180 günlük periyot içerisinde parçalı şekilde ve çoklu giriş-çıkış yaparak kullanabilirsiniz.

4. Uyruğum için “Tek girişte azami 30 gün” rejimi uygulanıyor. 90 günlük limitimi nasıl kullanabilirim?

Eğer ülkenize tanınan muafiyet tek seferde en fazla 30 gün barınma imkanı tanıyorsa, 30. gün dolmadan Türkiye’den ayrılmanız yasal bir gerekliliktir. Çıkış yaptıktan sonra yeniden giriş yaparak yeni bir 30 günlük periyot başlatabilirsiniz. Bu prosedürü tekrarlayarak 180 gün içinde toplamda 90 gün eşiğine kadar kalış sağlayabilirsiniz.

5. Vize muafiyetiyle komşu ülkelere kısa süreli “gir-çık” yapmak 90 günlük genel süreyi sıfırlar mı?

Hayır, bu işlem toplam süreyi sıfırlamaz. Halk dilinde “visa run” olarak adlandırılan yöntem, 180 gün içindeki toplam 90 gün sınırını aşmanıza olanak tanımaz; zira sistem tüm kalış sürelerinizi kümülatif olarak toplar. Bu işlem yalnızca tek girişteki 30 veya 60 günlük limitleri aşmamak için bir yol olsa da, genel limitinizi uzatmayacaktır.

6. Vize muafiyeti statüsüyle ülkeye girdikten sonra ikamet izni (oturma izni) müracaatı yapabilir miyim?

Evet, yapabilirsiniz. Muafiyet kapsamında tanınan yasal süreniz sona ermeden evvel Göç İdaresi birimlerine ikamet izni talebinde bulunmanız mümkündür. Ancak kritik nokta, başvurunun mutlaka yasal kalış hakkınız devam ederken elektronik sistem üzerinden kaydedilmiş olmasıdır; süresi geçen talepler doğrudan reddedilmektedir.

7. İkamet iznimin iptal edilmesi veya süresinin bitmesi durumunda vize muafiyeti rejimim otomatik olarak devreye girer mi?

Hayır, bu iki statü hukuken birbirinden bağımsızdır. İkamet izni süreniz tamamlandığında vize muafiyeti haklarınızdan yararlanabilmek için kural olarak öncelikle Türkiye’den çıkış yapmanız ve sınır kapısından muafiyet kapsamında yeniden giriş prosedürünü işletmeniz beklenir.

8. Vizesiz giriş statüsündeyken Türkiye’de gayrimenkul iktisap etmem kalış süremi uzatır mı?

Türkiye’den taşınmaz mülk satın almanız, vize muafiyetiyle tanınan sürenizi kendiliğinden uzatan bir durum değildir. Tapu devir işlemleri tamamlandıktan sonra, yasal kalış hakkınız bitmeden “Taşınmaz Amaçlı Kısa Dönem İkamet İzni” için resmi başvurunuzu yapmanız gerekmektedir.

9. Vize muafiyetiyle Türkiye’de “deneme süreci” adı altında veya stajyer olarak çalışabilir miyim?

Kesinlikle hayır. Vize muafiyeti rejimi yabancıya hiçbir isim altında (gönüllü çalışma, staj veya deneme dahil) çalışma selahiyeti vermez. Kaçak çalışma faaliyetinin tespiti durumunda ağır idari para cezaları tesis edilmekte ve sınır dışı (deport) işlemleri başlatılmaktadır.

10. Vizesiz giriş yapabilmek için pasaportumun geçerlilik süresi ne kadar olmalıdır?

YUKK mevzuatı uyarınca, vize muafiyetiyle giriş yapacak yabancıların seyahat belgeleri, tanınan muafiyet süresine ilaveten en az 60 gün daha geçerli olmalıdır. Örneğin; 90 günlük bir muafiyet hakkınız varsa, pasaportunuzun en az 150 günlük bir geçerlilik payı bulunmalıdır; aksi takdirde sınır makamlarınca ülkeye girişinize izin verilmeyebilir.

.

Vizesiz Giriş Yapan Göçmenlerin Süre Bitiminde İkamet İznine Geçiş Prosedürü

Türkiye ile imzalanan vize muafiyeti anlaşmaları tahtında ülkeye giriş icra eden yabancılar; uyruklarına bağlı olarak 30, 60 veya 90 günlük yasal barınma hakkına malik olurlar. Ancak söz konusu muafiyet eşiğinden daha uzun müddetle mukim olmak, mülk edinmek veya ticari faaliyetlerde bulunmak isteyen şahısların, mevcut yasal süreleri hitam bulmadan evvel hukuki statülerini İkamet İznine (Oturma İzni) tahvil etmeleri kanuni bir mecburiyettir.

Vizesiz giriş rejiminden ikamet statüsüne geçiş süreci, Göç İdaresi Başkanlığı nezdinde katı şekil şartlarına ve idari usullere tabi kılınmıştır. Bu aşamada vuku bulacak usuli hatalar, talebin reddine sebebiyet verebileceği gibi kişinin vize ihlali (overstay) statüsüne düşerek sınır dışı (deport) edilmesiyle sonuçlanabilir.

İkamet İznine Geçişte “Süre” Kriteri ve Yasal Koruma Mekanizmaları

Bir yabancı şahsın Türkiye içerisinden ikamet izni müracaatında bulunabilmesi için riayet etmesi gereken en temel doktrin, başvuru işleminin vize muafiyeti süresi (30, 60 veya 90 gün) sona ermeden e-İkamet sistemi üzerinden tescil edilmesidir.

  • Yasal Süre İçinde Müracaatın Hukuki Tesiri: Vize muafiyetinin sona ermesine çok kısa bir süre kala dahi online sistem üzerinden müracaatın tamamlanması, şahsa randevu tarihine değin yasal barınma hakkı sağlayan bir “İkamet İzni Müracaat Belgesi” temin eder. Bu yasal zırh sayesinde, vize süresi dolsa bile randevu gününe kadar Türkiye’de kaçak duruma düşmeksizin yasal bekleyiş sürdürülebilir.
  • Süre Tecavüzü Sonrası Müracaat: Yasal kalış süresinin hitamından sonra icra edilmeye çalışılan müracaatlar, sistem tarafından engellenebileceği gibi kabul edilse dahi “vize ihlali” gerekçesiyle Göç İdaresi tarafından esasa girilmeksizin reddedilmektedir.

Vizesiz Giriş Statüsündekilerin Başvurabileceği İkamet İzni Nevileri

Vizesiz giriş yapan göçmenler, Türkiye’de kalış nedenlerini tevsik etmek kaydıyla “Kısa Dönem İkamet İzni” altındaki şu kategorilere yönelebilirler:

  1. 1. Turizm Amaçlı İkamet İzni: Sıklıkla başvurulan bu tür, güncel mevzuat değişiklikleri neticesinde en sıkı denetime tabi tutulan kategoridir. Göçmenlerin detaylı seyahat planlarını ve mali yeterliliklerini (banka mizanları) somut delillerle ispatlamaları şarttır.
  2. 2. Taşınmaz (Gayrimenkul) Edinimi Amaçlı İkamet İzni: Kanuni alt sınırların üzerinde konut edinenlerin başvurduğu ve kabul ihtimali en yüksek olan türdür. Mülkiyetin (tapu) doğrudan yabancının şahsına ait olması hukuki zorunluluktur.
  3. 3. Ticari İrtibat ve İş Kurma Amaçlı İkamet İzni: Yatırım, şirket kuruluşu veya ticari müzakereler için gelen şahıslara yöneliktir. Dosyaya resmi davetiyeler veya şirket tezyin belgeleri eklenmelidir.
  4. 4. Aile İkamet İzni: Muafiyet statüsündeyken bir Türk vatandaşıyla yasal evlilik birliği kuran göçmenler, bu statüye doğrudan intikal edebilirler.
  5. 5. Tedavi Amaçlı İkamet İzni: Sağlık turizmi kapsamında şifa bulmak amacıyla gelenlere, yetkili hastane yönetimlerinden alınacak onaylı belgeler mukabilinde tahsis edilir.

Adım Adım Geçiş Prosedürü ve Operasyonel Süreç

İkamet iznine intikal süreci birbirini takip eden üç ana safhada tekemmül eder:

A. e-İkamet Portalı Üzerinden Online Müracaat: Göç İdaresi’nin resmi portalında form tanzim edilir. Yabancı adına tanzim edilmiş sağlık sigortası ve biyometrik verilerin sisteme derci zorunludur. İşlem neticesinde “Randevu Günü ve Saati” tahsis olunur.

B. Randevu Dosyasının ve Kanuni Evrakların İkmali: Belirlenen tarihe kadar, müracaat türüne uygun dosya hazırlanır. Asgari evrak listesi şunları ihtiva eder:

  • Pasaport aslı ve giriş meşruhatlı sayfaların suretleri,
  • ICAO standartlarına uygun güncel biyometrik fotoğraflar,
  • Yürürlükte olan Özel Sağlık Sigortası poliçesi,
  • Adres teyit belgeleri (noter tasdikli kira mukavelesi veya nüfus kaydı),
  • Yeterli maddi imkana malik olunduğunu gösterir banka dökümleri,
  • İkamet harcı ve değerli kağıt bedeli ödeme makbuzları.

C. İdare Nezdinde Evrak Teslimi ve Mülakat: Randevu vaktinde yabancının şahsen hazır bulunması elzemdir. Dosyanın tetkiki neticesinde değerlendirme süreci başlar ve netice 30 ila 90 gün zarfında SMS yoluyla tebliğ edilir. Olumlu sonuçlanan ikamet kartları PTT kanalıyla beyan edilen adrese gönderilir.

Müracaat Süreçlerinde Karşılaşılan Kritik Hukuki Hatalar

  • Sahte Adres ve Beyanlar: Gayriresmi yollarla temin edilen kira sözleşmeleri, kolluk kuvvetlerinin adres tahkikatı ile süratle tespit edilmektedir. Bu fiil “resmi belgede sahtecilik” cürmünü teşkil ederek deport sebebi sayılır.
  • İzin Belgesiz Çıkış Yapmak: Randevu safhasında vize süresi dolan şahsın, Göç İdaresi’nden gerekli izin belgesini almaksızın ülkeden ayrılması, müracaatın iptaline ve para cezasına yol açar.

İkamet izni reddi kararları, yabancıya on gün içerisinde Türkiye’yi terk mükellefiyeti yükler. Dosyanızın mevzuata uygunluğu ve hak kayıplarının önlenmesi noktasında göç hukuku departmanımızdan profesyonel destek talep edebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS) – İkamet İznine (Oturma İzni) Geçiş Prosedürü

1. Randevu tarihini beklerken vize muafiyeti sürem hitam bulursa vize ihlali (overstay) statüsüne düşer miyim?

Hayır, hukuki bir yaptırımla karşılaşmazsınız. Yasal vizesiz kalış hakkınız sona ermeden evvel e-İkamet portalı üzerinden müracaatınızı tescil ettirdiyseniz, sistem tarafından üretilen “İkamet İzni Müracaat Belgesi” randevu gününe ve nihai karara değin Türkiye’de yasal olarak barınmanıza imkan tanır. Bu süreçte şahsınız kaçak statüsünde addedilmez ve idari para cezası tahakkuk ettirilmez.

2. Müracaatımı tamamladım ancak randevu vaktine kadar yurt dışına çıkış-giriş yapabilir miyim?

Vize süreniz dolmuşsa ve randevu gününü beklemekteyseniz, kural olarak Türkiye hudutları içerisinde bulunmanız elzemdir. Lakin mücbir sebeplerin varlığı halinde; ikamet harcı ve değerli kağıt bedellerini vergi dairesine yatırıp makbuzlarınızla birlikte İl Göç İdaresi’nden onay almanız kaydıyla, şahsınıza azami 15 gün süreyle yurt dışına çıkış ve tekrar giriş selahiyeti bahşedilir. Bu 15 günlük yasal eşiğin aşılması müracaatınızın geçersiz sayılmasına sebebiyet verir.

3. Vize muafiyetiyle giriş yapıp noter tasdikli kira mukavelesi sunarak “turistik ikamet izni” almam kesin midir?

Hayır, herhangi bir garanti bulunmamaktadır. Göç İdaresi Başkanlığı’nın güncel uygulama politikaları gereği, yalnızca kira sözleşmesine dayalı ilk turistik ikamet müracaatları yüksek oranda retle neticelenmektedir. Göçmenlerin somut seyahat rotalarını, kalış amaçlarını ve banka mizanları ile desteklenmiş güçlü bir mali yeterliliği idareye ispat etmeleri hukuki bir mecburiyettir.

4. Kendi ülkemden temin ettiğim yurt dışı seyahat sağlık sigortası müracaat dosyasında kabul edilir mi?

Hayır, söz konusu poliçeler geçersizdir. Türkiye hudutları içerisindeki ikamet taleplerinde (istisnai uluslararası SGK konvansiyonları hariç) yabancı menşeli sigortalar işleme alınmaz. Kanuni şekil şartlarını yerine getirmek maksadıyla, Türkiye’de mukim ve yetkili bir sigorta şirketinden “Yabancılar İçin Özel Sağlık Sigortası” tanzim ettirmeniz yasal bir zorunluluktur.

5. Taşınmaz (gayrimenkul) iktisabı yoluyla ikamet izni alabilmek için mülk bedelinde bir alt sınır mevcut mudur?

Evet, mevzuat uyarınca kritik bir mali eşik belirlenmiştir. Taşınmaz amaçlı kısa dönem ikamet iznine hak kazanabilmek için, edinilen gayrimenkulün tapu satış bedeli ve resmi ekspertiz raporundaki değerinin tüm iller bazında en az 200.000 USD (Amerikan Doları) mukabili Türk Lirası olması şarttır. Bu meblağın altındaki tapu kayıtları taşınmaz amaçlı statü değişikliğine imkan tanımaz.

6. Vizesiz giriş statüsündeyken bir Türk vatandaşıyla evlenmem durumunda aile ikametine geçebilir miyim?

Evet, bu yasal olarak mümkündür. Vize muafiyeti periyodunuz dahilinde Türkiye’de resmi nikah akdini tekemmül ettirmeniz halinde, vize süresinin hitamını beklemeksizin doğrudan “Aile İkamet İzni” müracaatında bulunabilir ve statünüzü hukuken tahvil edebilirsiniz.

7. Göç İdaresi nezdindeki mülakat safhasına şahsım yerine yalnızca vekilim/avukatım iştirak edebilir mi?

Hayır, bu usulen mümkün değildir. İkamet izni randevu süreçlerinde yabancı şahsın biyometrik verilerinin (parmak izi vb.) sisteme derci ve başvuru formunun ıslak imza ile tevsik edilmesi kanuni bir şarttır. Bu sebeple yabancının idare makamları önünde bizzat hazır bulunması elzemdir. Avukatınız hukuki danışmanlık ve güvence maksadıyla mülakata refakat edebilir ancak şahsınız yerine imza ve veri girişi yapamaz.

8. İkamet izni müracaat belgesine malik olmam Türkiye hudutları dahilinde çalışma hakkı doğurur mu?

Kesinlikle hayır. Söz konusu belge veya onaylanmış ikamet kartı, yabancıya hiçbir surette çalışma selahiyeti bahşetmez. Türkiye’de yasal statüde çalışabilmek için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı kanalıyla münferit bir “Çalışma İzni” iktisap edilmesi zorunludur; aksi yöndeki fiiller ikamet izninin iptali ve sınır dışı gerekçesidir.

9. Müracaatımın reddedilmesi durumunda farklı bir evrak tanzim ederek derhal yeniden başvurabilir miyim?

İkamet talebi olumsuz neticelenen yabancılar, kural olarak aynı müracaat nevinde (örneğin turistik amaçlı) ret tebliğinden itibaren 6 ay müddetle yeni bir başvuru gerçekleştiremezler. Ancak farklı bir ikamet gerekçesinin (örneğin aile birleşimi) hasıl olması durumunda bu süre beklenmeksizin başvuru yapılabilir. Ayrıca ret kararına karşı 60 günlük yasal süre içerisinde İdare Mahkemelerinde iptal davası açma hakkınız saklıdır.

10. Değerlendirme süreci devam ederken ikametgahımı değiştirip farklı bir adrese taşınabilir miyim?

Dosyanız tetkik safhasındayken veya onay sonrasında adres değişikliği yapmanız halinde, bu durumu 20 iş günü zarfında hem Nüfus Müdürlüğü’ne hem de İl Göç İdaresi’ne resmi belgelerle (yeni kira mukavelesi, faturalar vb.) bildirmekle mükellefsiniz. Adres tescilinin ihmal edilmesi idari para cezası ve ikamet izninin iptaliyle sonuçlanabilir.




Türkiye’ye Giriş Yasağı (Tahdit) Kodları ve Hukuki Mahiyetleri (Ç, V, G, N Kodları)

Yabancı uyruklu şahısların Türkiye hudut kapılarından geri çevrilmelerine (inadmissible), ülke sınırları içerisinde idari gözetim altına alınarak sınır dışı (deport) edilmelerine ya da vize ile ikamet taleplerinin olumsuz neticelenmesine sebebiyet veren en temel hukuki bariyer “Tahdit Kodları” olarak isimlendirilen kısıtlama kayıtlarıdır.

Tahdit kodu; kamu düzeni, genel güvenlik veya toplum sağlığı açısından risk teşkil ettiği mütalaa edilen ya da mevzuatta öngörülen göç kurallarını ihlal eden yabancılar adına idari makamlarca sisteme işlenen alfanümerik karakterli bir kısıtlama verisidir. Bu kayıtların varlığı halinde yabancı şahıs, kodun hukuki niteliğine ve ağırlığına bağlı olarak Türkiye’ye 1 aydan başlamak üzere ömür boyu sürecek periyotlarda giriş yapma hakkından mahrum bırakılır.

Göç hukukunda uyuşmazlıklara en sık konu olan ve yabancıların yasal statülerini doğrudan etkileyen başlıca tahdit kodu kategorileri şunlardır:

1. Ç Serisi Kodlar (Yasal İhlal ve Yaptırım Kayıtları)

Genellikle vize, ikamet veya çalışma izni rejimine riayetsizlik ile tahakkuk eden idari para cezalarının ödenmemesi durumlarında tesis edilen süreli kısıtlamalardır. Başlıca örnekleri aşağıda zikredilmiştir:

  • Ç-113 Tahdit Kodu: Türkiye hudutlarını gayriyasal yollarla aşmaya teşebbüs eden veya bu fiili icra edenlere yönelik uygulanır.
  • Ç-114 Tahdit Kodu: Hakkında adli bir tahkikat yürütülen yabancılara, suçun sübutuna bakılmaksızın 1 ile 2 yıl arasında giriş yasağı getirmek maksadıyla işlenir.
  • Ç-115 Tahdit Kodu: İnfaz kurumlarından salıverilen yabancılara tahsis edilir ve kural olarak 1 yıllık giriş engeli ihtiva eder.
  • Ç-117 Tahdit Kodu: Bakanlık izni bulunmaksızın kaçak faaliyette bulunduğu tespit edilenlere, 1 yıl süreli yasak ve idari yaptırım eşliğinde konulur.
  • Ç-119 Tahdit Kodu: İzinsiz çalışma fiili neticesinde kesilen idari para cezasını ödemeksizin ayrılanlar adına işlenir; borç tasfiye edilene dek engel baki kalır.

2. G Serisi Kodlar (Kamu Düzeni ve Ulusal Güvenlik Kayıtları)

Türkiye’nin ali menfaatleri ve güvenliği açısından risk mütalaa edilen kişilere yönelik tesis edilen, kaldırılması en meşakkatli ve ciddi sonuçları olan kısıtlama türleridir.

  • G-87 Tahdit Kodu: “Genel Güvenlik Açısından Tehlikeli” görülen şahıslar için istihbari veriler ışığında işlenir ve Türkiye’ye giriş hakkını mutlak surette engeller.
  • G-34 Tahdit Kodu: İdari süreçlerde sahte pasaport, vize ya da ikamet belgesi tanzim eden yabancılar adına sisteme kaydedilir.

3. V Serisi Kodlar (İkamet ve Şarta Bağlı Takip Kayıtları)

Mutlak bir giriş yasağından ziyade, idari prosedürlerin takibi ve belirli mükellefiyetlerin denetimi amacıyla kullanılan veri girişleridir.

  • V-69 Tahdit Kodu: İkamet izni hukuken iptal edilen yabancılara yönelik işlenir; kural olarak 5 yıl müddetle yeni izin talebi reddedilir.
  • V-71 Tahdit Kodu: Beyan ettiği adreste mukim olmadığı kolluk tahkikatı ile subut bulan yabancılar adına “sahte adres beyanı” kapsamında tesis edilir.
  • V-84 Tahdit Kodu: İzin süresi dolanlara “10 gün içinde terk” şartıyla tahsis edilir. Bu süreye ve cezai ödeme mükellefiyetine riayet edilmesi halinde kod, yeniden girişte bir engel teşkil etmez.

4. N ve O Serisi Kodlar (İdari ve Nitelikli Bildirim Kayıtları)

  • N-99 Tahdit Kodu: İnterpol nezdinde arama kaydı bulunan ya da uluslararası düzeyde giriş kısıtlaması olan şahıslar adına işletilen “İnterpol Kaydı”dır.
  • O-100 Tahdit Kodu: Adres değişikliğini bildirmeyen ve “Semti Meçhul” olarak nitelendirilen uluslararası koruma statüsündeki sığınmacılar için kullanılır.

Tahdit Kodu Bilgisine Erişim ve Hukuki Sorgulama Prosedürü

Yabancılar hukukunda en büyük hak kayıpları, şahısların haklarındaki tahdit kaydını ancak hudut kapılarında emniyet makamlarınca durdurulduklarında öğrenmelerinden kaynaklanmaktadır.

Tahdit kodları e-Devlet, UYAP ya da halka açık dijital portallar üzerinden yabancının kendisi tarafından sorgulanamaz. Bu veriler idari makamların gizli sistemlerinde mahfuzdur. Hakkınızdaki olası bir engelin varlığını, dayanağını ve süresini öğrenmenin yegane yasal yolu; Türkiye’de mukim bir göç hukuku avukatına salahiyet vererek resmi makamlar nezdinde “Tahdit Kodu Sorgulaması” icra ettirmektir.

Sınır dışı edilme riski altındaysanız ya da Türkiye’ye girişiniz engellendiyse, tahdit kodlarının hukuki tespiti ve iptali süreçleri için uzman avukatlarımızla irtibata geçerek profesyonel destek alabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS) – Türkiye’ye Giriş Yasağı (Tahdit) Kodları

1. Tahdit kodu nedir ve yabancı şahısların hukuki statüsü üzerindeki tesiri nasıldır?

Tahdit kodu; Göç İdaresi Başkanlığı veya emniyet birimlerince, yabancıların kimlik verilerine dercedilen idari bir kısıtlama verisidir. Söz konusu kayıtlar, şahsın Türkiye hudut kapılarından geri çevrilmesine (inadmissible), sınır dışı (deport) edilmesine veya ikamet izni taleplerinin esasa girilmeden reddedilmesine dayanak teşkil eder.

2. Hakkımda tesis edilen giriş yasağı veya tahdit kodunu e-Devlet portalları üzerinden sorgulayabilir miyim?

Hayır, mevcut dijital sistemler buna müsaade etmez. Tahdit kodları, kamu güvenliği ve gizlilik prensipleri uyarınca e-Devlet veya UYAP gibi açık portallar üzerinden görüntülenemez. Hakkınızdaki kısıtlamanın hukuki mahiyetini öğrenmenin yegane yolu, Türkiye’de mukim bir göç hukuku avukatına salahiyet vererek resmi makamlar nezdinde sorgulama icra ettirmektir.

3. Hakkında kısıtlama bulunan yabancıların tahdit kodlarını kaldırma yöntemleri nelerdir?

Kısıtlama kayıtlarını hukuken etkisiz kılmanın iki temel prosedürü mevcuttur:

İlk olarak; idari işlemin hukuka aykırılığı iddiasıyla İdare Mahkemelerinde “İptal Davası” ikame edilebilir.

İkinci olarak; yasak süresinin hitamını beklemeksizin; aile birleşimi, eğitim veya çalışma gibi somut gerekçelerle “Meşruhatlı Vize” (Özel İzinli Vize) müracaatı yapılarak giriş engeli delinebilir.

4. Tahdit kodunun iptali maksadıyla yargı yoluna başvurmak için tanınan yasal süre ne kadardır?

Tesis edilen kısıtlama kaydına veya deport kararına karşı iptal davası açma süresi, tebliğ tarihinden itibaren kural olarak 60 gündür. Ancak sınır dışı kararlarına yönelik itirazlarda 7 günlük hak düşürücü ve çok daha ivedi sürelerin mevcudiyeti unutulmamalıdır.

5. İdare mahkemeleri nezdinde açılan tahdit kodu iptal davaları ortalama ne kadar sürede karara bağlanır?

Yargılama süreci; mahkemenin dosya yoğunluğuna, uyuşmazlığın teknik detaylarına ve kodun türüne göre değişkenlik arz etmekle birlikte, genel olarak 6 ay ile 12 ay zarfında tekemmül etmektedir.

6. Vize ihlali para cezasını tasfiye etmeksizin ülkeden ayrılan yabancılar hangi kodlarla karşılaşır?

Mali yükümlülüğünü yerine getirmeden çıkış yapan şahıslar adına sistemde otomatik olarak Ç-113, Ç-114 veya Ç-115 serisi kodlar tesis edilir. Bu kayıtlar, ihlal süresine bağlı olarak 5 yıla varan giriş yasaklarını ihtiva eder.

7. V-84 tahdit kodu yabancı şahsa mutlak bir giriş yasağı yükler mi?

V-84 kaydı, ikamet talebi reddedilen yabancıya “10 gün içinde Türkiye’yi terk etme” mükellefiyeti yükleyen bir bildirimdir. Şayet yabancı bu yasal süreye riayet ederek çıkış icra ederse, bu kod tek başına bir giriş engeli doğurmaz; lakin sürenin tecavüzü halinde kayıt giriş yasağına (Ç kodlarına) tahvil olur.

8. Türk vatandaşıyla evlilik akdi gerçekleştirmek, hakkımdaki kısıtlama kaydını otomatik olarak hükümsüz kılar mı?

Hayır, evlilik birliği tahdit kodlarını kendiliğinden silmez. Yasal engeli aşmak için dış temsilcilikler kanalıyla “Aile Birleşimi Meşruhatlı Vizesi” prosedürünün işletilmesi ve idari makamların onayıyla giriş izni alınması yasal mecburiyettir.

9. Adli yargılamada beraat kararı almam, Ç-114 (Adli İşlem) kodunun sistemden silinmesini sağlar mı?

Beraat veya takipsizlik kararları kodun otomatik silinmesi sonucunu doğurmaz. Göç İdaresi kamu düzeni mülahazasıyla kaydı pasifize etmeyebilir. Ancak söz konusu yargı kararları, İdare Mahkemesinde ikame edilecek iptal davasında en kuvvetli hukuki delil mahiyetindedir.

10. G-87 tahdit kodunun hukuki mahiyeti nedir ve kaldırılması mümkün müdür?

G-87 kodu, istihbari raporlar neticesinde “Genel Güvenlik Açısından Tehlikeli” görülen şahıslar için tesis edilen en ağır kısıtlamadır. Bu kodun kaldırılması yalnızca uzman bir göç avukatı marifetiyle açılacak nitelikli bir iptal davası ve iddiaların asılsızlığının kanıtlanması ile mümkündür.

11. Tahdit kodunun iptali için dava açmak istediğimde Türkiye’de bizzat bulunmam şart mıdır?

Hayır, fiziki katılımınız elzem değildir. Bulunduğunuz yerdeki Türk temsilcilikleri vasıtasıyla Türkiye’deki bir avukata vekaletname tanzim ederek tüm hukuki süreci uzaktan ve profesyonel bir nezaret altında yürütebilirsiniz.

12. Ç-117 (İzinsiz Çalışma) kodu alan bir yabancı yeniden çalışma izni iktisap edebilir mi?

Ç-117 kodu alanlar için süreç meşakkatlidir. Yasak süresi dolmadan ve tahakkuk eden idari para cezaları faiziyle ödenmeden yeni bir çalışma izni müracaatının olumlu neticelenme ihtimali oldukça düşüktür.

13. Reşit olmayan çocuklara yönelik tahdit kodu tesisi mümkün müdür?

Evet, mevzuat uyarınca mümkündür. Vize ihlali gerçekleştiren veya yasal olmayan yollarla ülkeye giriş yapan 18 yaşından küçük yabancılar adına da pasaport verileri üzerinden kısıtlama kayıtları işlenebilmektedir.

14. Giriş yasağı süresi tamamlandığında tahdit kodu sistemden kendiliğinden silinir mi?

Sürenin dolması kaydı tamamen yok etmez; veri “pasif” hale gelse de sistemde baki kalır. Özellikle geçmişe dönük ödenmemiş para cezaları mevcutsa, yasak süresi bitse dahi mali yükümlülük tasfiye edilmeden ülkeye girişe izin verilmeyebilir.

15. Meşruhatlı vize alımı tahdit kodunun (giriş yasağının) sistemden tamamen silinmesini sağlar mı?

Hayır, meşruhatlı vize bir “silme” işlemi değil, “istisnai geçiş” selahiyetidir. Kod arka planda kayıtlı kalmaya devam eder; ancak meşruhatlı vize sahibi yabancı, yasaklı periyotta dahi yasal bir gerekçeye dayalı olarak hudut kapısından geçiş yapma hakkı kazanır.

Tahdit Kodlarının İptali Davaları ve Meşruhatlı Vize Alımı

Hakkında Türkiye’ye giriş yasağı (tahdit kodu) konulan veya sınır dışı (deport) kararı alınan bir yabancının, yasak süresi dolmadan Türkiye’ye tekrar yasal olarak giriş yapabilmesi için göç hukukunda uygulanan iki temel hukuki yol bulunmaktadır. Bunlardan ilki idari bir başvuru olan “Meşruhatlı Vize Alımı”, diğeri ise yargısal bir süreç olan “İptal Davası”dır.

Yabancının durumuna, konulan tahdit kodunun türüne ve aciliyetine göre bu iki yoldan hangisinin izleneceğine uzman bir göç avukatıyla karar verilmesi hayati önem taşır.

1. Yol: Meşruhatlı Vize (Özel İzinli Vize) Başvurusu

Meşruhatlı vize, hakkında giriş yasağı bulunan yabancıların, belirli ve haklı gerekçeler sunarak (evlilik, eğitim, çalışma, acil sağlık vb.) bu yasağı “istisnai olarak” delmelerini ve Türkiye’ye yasal yollardan giriş yapmalarını sağlayan özel bir vize türüdür.

Meşruhatlı Vize Nasıl Alınır?

  • Başvuru Yeri: Meşruhatlı vize başvuruları doğrudan Göç İdaresi’ne veya Türkiye içindeki bir kuruma yapılamaz. Yabancı kişi, bizzat vatandaşı olduğu veya yasal olarak bulunduğu ülkedeki Türk Büyükelçiliğine veya Konsolosluğuna müracaat etmelidir.
  • Onay Süreci: Dış temsilciliklerimiz başvuruyu alır ancak kararı kendisi vermez. Dosya, Ankara’daki İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı’na gönderilir. Göç İdaresi’nin yapacağı güvenlik soruşturması ve değerlendirme sonucunda “olumlu” görüş verilirse vize onaylanır.
  • Kimler Alabilir?: Genellikle bir Türk vatandaşıyla evli olanlar (Aile Birleşimi), Türkiye’de bir üniversite kazananlar (Eğitim), bir işveren tarafından davet edilenler (Çalışma) veya acil tıbbi müdahaleye ihtiyacı olanlar (Sağlık) meşruhatlı vize alabilir.
  • Önemli Not: G-87 gibi ağır güvenlik kodları (terör şüphesi vb.) bulunan kişilerin meşruhatlı vize başvuruları kural olarak reddedilir. Meşruhatlı vize daha çok Ç serisi (vize ihlali, kaçak çalışma vb.) kodları aşmak için kullanılır.

2. Yol: Tahdit Kodunun ve Deport Kararının İptali Davası

Meşruhatlı vize idarenin (devletin) takdir yetkisindedir ve reddedilebilir. Ancak tahdit kodunun (giriş yasağının) haksız yere konulduğunu, hukuka, yasaya ve orantılılık ilkesine aykırı olduğunu düşünüyorsanız, asıl ve kesin çözüm Türk İdare Mahkemelerinde İdari İşlemin İptali Davası açmaktır.

İptal Davası Sürecinin Hukuki Detayları:

  • Görevli Mahkeme: Tahdit kodları ve deport kararlarına karşı iptal davaları İdare Mahkemelerinde açılır. Eğer ortada bir “İdari Gözetim Kararı” (Geri Gönderme Merkezinde tutulma) varsa, buna Sulh Ceza Hakimliğinde itiraz edilir.
  • Dava Açma Süresi: Yabancılar hukukunda süreler çok kısadır ve kesindir. Tahdit kodunun veya sınır dışı kararının yabancıya (veya vekiline) tebliğ edilmesinden itibaren kural olarak 60 gün içinde dava açılmalıdır. Sınır dışı (deport) kararlarına karşı açılacak iptal davalarında ise süre sadece 7 gündür. Bu süre kaçırılırsa dava hakkı kaybedilir.
  • Yürütmenin Durdurulması (YD) Talebi: Dava dilekçesinde mutlaka “Yürütmenin Durdurulması” talep edilmelidir. Mahkeme YD kararı verirse, dava sonuçlanana kadar yabancı hakkındaki sınır dışı işlemi ve tahdit kodu uygulaması geçici olarak durdurulur ve kişi bu süreçte Türkiye’de kalabilir veya ülkeye girebilir.
  • Davanın Sonucu: Mahkeme tahdit kodunun haksız olduğuna karar verirse, Göç İdaresi kararı sistemden tamamen silmek zorundadır. Yabancı artık Türkiye’ye sanki o kod hiç konulmamış gibi serbestçe giriş yapabilir.

Hakkınızda tesis edilen haksız giriş yasaklarının İdare Mahkemelerinde iptal edilmesi veya dış temsilcilikler üzerinden yapılacak meşruhatlı vize başvurularınızın yasal dayanaklarla hazırlanması için göç hukuku departmanımızdan profesyonel destek alabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS) – İptal Davaları ve Meşruhatlı Vize

1. Meşruhatlı vize alırsam hakkımdaki tahdit kodu (giriş yasağı) tamamen silinir mi?

Hayır. Meşruhatlı vize, sistemdeki tahdit kodunu tamamen silmez. Sadece sahip olduğunuz giriş yasağını, vize amacınıza uygun olarak (örneğin eğitim veya evlilik için) “istisnai olarak delmenizi” ve o yasağa rağmen Türkiye’ye sorunsuz giriş yapmanızı sağlar. Kod arka planda (pasif durumda) kalmaya devam eder.

2. Turistik amaçla meşruhatlı vize başvurusu yapabilir miyim?

Hayır. Meşruhatlı vize “özel ve zaruri” durumlar için verilen istisnai bir vizedir. Turistik seyahat, tatil veya arkadaş ziyareti gibi gerekçelerle meşruhatlı vize talep edilemez. Mutlaka aile birleşimi, çalışma, eğitim veya acil sağlık gibi belgelenebilir somut bir neden sunulmalıdır.

3. Meşruhatlı vize başvurusu ne kadar sürede sonuçlanır?

Normal vize başvurularına göre çok daha uzun sürer. Dış temsilciliklerimizden (konsolosluklardan) yapılan başvurular Ankara’ya, Göç İdaresi Başkanlığı’na onaya gönderildiği için sürecin sonuçlanması genellikle 1 ila 3 ay arasında zaman almaktadır.

4. Tahdit kodu iptal davası açmak için Türkiye’ye gelmek zorunda mıyım?

Hayır. Hakkınızda giriş yasağı olduğu için zaten Türkiye’ye giremezsiniz. Kendi ülkenizdeki (veya bulunduğunuz ülkedeki) Türk Konsolosluğuna giderek, Türkiye’deki avukatınıza apostilli veya konsolosluk onaylı bir “Avukatlık Vekaletnamesi” çıkartmanız yeterlidir. Avukatınız iptal davası sürecini sizin adınıza yürütecektir.

5. Deport kararına (sınır dışı edilmeye) karşı dava açma süresi kaç gündür?

Sınır dışı (deport) kararlarına karşı İdare Mahkemesinde dava açma süresi, kararın size veya yasal temsilcinize tebliğ edilmesinden itibaren sadece 7 gündür. Bu çok kısa süre geçirildiği takdirde itiraz hakkı düşer ve kişi sınır dışı edilir. Tahdit kodunun (sadece giriş yasağı) iptali davalarında ise süre kural olarak 60 gündür.

6. İptal davası sürerken Türkiye’ye giriş yapabilir miyim?

Sadece dava açmış olmak, ülkeye giriş hakkı vermez. Türkiye’ye girebilmeniz için mahkemenin “Yürütmenin Durdurulması” kararı vermiş olması veya davayı esastan kazanmış olmanız gerekir. Aksi takdirde dava sonuçlanana kadar sınır kapısından geri çevrilirsiniz.

7. Hem meşruhatlı vizeye başvurup hem de iptal davası açabilir miyim?

Evet, bu göç avukatlarının en sık başvurduğu ikili stratejidir. Bir yandan İdare Mahkemesinde tahdit kodunun haksız olduğuna dair iptal davası sürerken, diğer yandan acil olarak Türkiye’ye gelebilmeniz için konsolosluktan meşruhatlı vize talep edilebilir. İki hukuki yol birbirine engel değildir.

8. Vize ihlali para cezamı ödemedim, meşruhatlı vize alırsam borcum silinir mi?

Hayır. Meşruhatlı vizeniz onaylansa dahi, Türkiye’ye giriş yapacağınız esnada sınır kapısındaki polis veya Göç İdaresi memurları geçmişten kalan ihlal borcunuzu (para cezasını ve faizini) ödemenizi talep edecektir. Borç ödenmeden ülkeye girişinize izin verilmeyebilir.

9. Meşruhatlı vize başvurum reddedildi. Tekrar başvurabilir miyim?

Evet, meşruhatlı vize başvurunuzun reddedilmesi durumunda, eksik evrakları tamamlayarak veya yeni bir gerekçe (örneğin daha önce eğitimle başvurduysanız, bu kez evlilik nedeniyle) sunarak tekrar konsolosluk üzerinden başvuru yapabilirsiniz.

10. G-87 (Terör/Güvenlik) kodu olanlar meşruhatlı vize alabilir mi?

Kural olarak hayır. G serisi kodlar (G-87, G-89 vb.) ulusal güvenlik tehdidi gerekçesiyle konulduğu için, Göç İdaresi bu kişilere evlilik veya eğitim gibi gerekçeleri olsa dahi meşruhatlı vize onayını vermemektedir. Bu ağır kodlardan kurtulmanın tek yolu, İdare Mahkemelerinde dava açarak suçlamaların asılsız olduğunu ispatlamak ve kodu tamamen iptal ettirmektir.

11. İptal davasını kaybedersem itiraz hakkım var mı?

Evet. İdare Mahkemesinin aleyhinize verdiği ret kararına karşı, Bölge İdare Mahkemesine (İstinaf) ve duruma göre Danıştay’a (Temyiz) başvurarak karara itiraz etme ve davanın yeniden incelenmesini talep etme hakkınız bulunmaktadır.

12. Meşruhatlı vize alarak girdim. Süresi bitince ne yapmalıyım?

Meşruhatlı vize genellikle 30, 60 veya 90 günlük sürelerle verilir. Bu vizeyle Türkiye’ye girdikten sonra, geliş amacınıza uygun olarak (çalışmaysa çalışma iznine, eğitimse öğrenci ikamet iznine, evlilikse aile ikamet iznine) vizenizin süresi dolmadan derhal “İkamet İzni” başvurusunda bulunmanız zorunludur.

13. Geri Gönderme Merkezinde (GGM) tutuluyorum. İptal davası açarsam serbest kalır mıyım?

İdare Mahkemesine deport (sınır dışı) kararının iptali davası açmak, sınır dışı edilme işlemini otomatik olarak durdurur. Ancak sırf dava açtınız diye GGM’den otomatik olarak “serbest bırakılmazsınız”. Serbest kalmak için avukatınızın Sulh Ceza Hakimliğine “İdari Gözetim Kararına İtiraz” dilekçesi vermesi ve hakimin sizi serbest bırakması gerekir.

14. Avukat tutmadan kendim iptal davası açabilir miyim?

Türk Hukukunda bireylerin avukatsız dava açma hakkı vardır. Ancak Yabancılar ve İdare Hukuku son derece teknik, katı süreleri olan ve dilekçede yapılacak en ufak usul hatasının davanın doğrudan reddine (ve kişinin sınır dışı edilmesine) yol açacağı spesifik bir alandır. Bu nedenle sürecin uzman bir göç avukatıyla yürütülmesi elzemdir.

15. İdare Mahkemesi tahdit kodunu iptal etti. Ancak Göç İdaresi kodu silmiyor, ne yapmalıyım?

İdari Yargılama Usulü Kanunu’na (İYUK) göre, idare (Göç İdaresi) mahkemenin verdiği iptal veya yürütmeyi durdurma kararını en geç 30 gün içinde uygulamak zorundadır. Mahkeme kararına rağmen kod silinmiyorsa, yetkili memurlar hakkında savcılığa “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla suç duyurusunda bulunulabilir ve devlet aleyhine maddi/manevi tazminat davası açılabilir.

#Tahdit Kodu Kaldırma,#V69 Kodu İptali,#Türkiye Giriş Yasağı İtirazı,#G87 Tahdit Kodu Avukatı,#Tahdit Kodu İptal Davası,#Ç141 Kodu Kaldırma,#İzmir Tahdit Kodu Avukatı

Hemen Ara