Etiket: Yanlışlıkla Çıkarılan Kırmızı Bülten

  • INTERPOL BÜLTENLERİ VE RENK KODLARI NEDİR?

    INTERPOL BÜLTENLERİ VE RENK KODLARI NEDİR?

    MERHABA BEN AVUKAT MEHMET ŞİRİN KORKMAZ(ABLAKAT HUKUK BÜROSU). İZMİR İLİNDE ÖZELLİKLE İZMİR GÖÇ AVUKATI VE CEZA AVUKATI OLARAK HUKUKİ HİZMET VERMEKTEYİM. BU YAZIMDA SON 3-4 SENEDİR  SIKÇA RASTLADIĞIMIZ VE TÜRKİYE’DEKİ YABANCILARI VEYA GELMEK İSTEYEN YABANCILARI YAKINDAN İLGİLENDİREN INTERPOL BÜLTENLERİ, “M” KODLARI, 6458 SAYILI YABANCI KANUNU ÇERÇESİNDEKİ DURUMU, SUÇLULARIN İADESİ (EKSTRADİSYON) SÜRECİ HAKKINDA BİLGİ VERECEĞİZ:

    (İnterpol Kaydı, 6458 Sayılı YUKK ve 6706 Sayılı Yasa Ekseninde Sınır Dışı ve Geri İade Prosedürleri Müvekkil Bilgilendirme Rehberi)

    1. INTERPOL BÜLTENLERİ VE RENK KODLARI NEDİR?

    Interpol (Uluslararası Kriminal Polis Teşkilatı), üye ülkelerin adli makamları arasında suçlu takibini ve bilgi paylaşımını sağlayan uluslararası bir ağdır. Ülkeler aradıkları kişiler için şu temel bültenleri çıkarır:

    • Kırmızı Bülten (Red Notice): Kendi ülkesinde hakkında tutuklama kararı veya kesinleşmiş hapis cezası olan kişilerin, iade edilmek (ekstradisyon) amacıyla dünya genelinde yakalanması için çıkarılan en ciddi bültendir. (Not: Interpol üyesi her devlet, kişi hakkında uygulanacak yakalama veya geçici tutuklama tedbirini kendi iç hukukuna göre değerlendirir.)
    • Mavi Bülten (Blue Notice): Bir suç soruşturması kapsamında şüpheli, tanık veya mağdur olan kişilerin kimlik ve konum bilgilerinin tespiti için yayınlanır.
    • Diffusion (Arama/Yayma Mesajı): Kırmızı Bülten süreçleri bürokratik olarak aylar sürebildiği için, devletlerin Interpol ağı üzerinden diğer ülkelere doğrudan ve hızlıca gönderdiği acil arama mesajıdır. Diffusion, hukuki niteliği bakımından Kırmızı Bülten ile aynı araç değildir. Bununla birlikte uygulamada kişinin Türkiye’de tespit edilmesi, yakalanması ve hakkında uluslararası adli iş birliği sürecinin başlatılması bakımından son derece ciddi sonuçlar doğurabilir.

    2. INTERPOL BAĞLANTILI “M” TAHDİT KODLARI VE ANLAMLARI

    Türkiye Cumhuriyeti, Emniyet ve Göç İdaresi sistemlerinde uluslararası suç şüphesi, iade talepleri veya Interpol kayıtları bulunan yabancıları takip etmek amacıyla pasaport sicillerine “M” (Muhtelif/Müteferrik) serisi tahdit kodları koymaktadır. Uygulamada Interpol kayıtları, yabancı devlet arama talepleri veya uluslararası adli iş birliği süreçleriyle bağlantılı olarak yabancılar hakkında çeşitli tahdit ve veri kodları oluşturulabilmektedir. Kodun yalnızca harf ve numarasından hareketle hukuki sonuç çıkarmak her zaman mümkün değildir. Kodun dayanağı, tesis eden makam ve kodun arkasındaki istihbari veya adli kayıt ayrıca incelenmelidir. Müvekkillerin en çok karşılaştığı “M” kodları şunlardır(diğerleri için de tarafımız ile iletişime geçebilirsiniz):

    • M-26 Tahdit Kodu (İade Talebiyle Arananlar): Hakkında yabancı bir devlet tarafından resmi olarak suçlu iadesi (ekstradisyon) talep edilen veya uluslararası düzeyde arama kaydı bulunan yabancılara konulur. Bu tür kayıtların kolluk sisteminde görülmesi hâlinde kişi hakkında kaydın niteliğine göre yakalama, kimlik ve kayıt incelemesi, adli makamlarla irtibat kurulması veya iade amacıyla geçici tutuklama sürecinin başlatılması gündeme gelebilir.
    •  
    • M-34 Tahdit Kodu (Uluslararası Suç Şüphesi): Kişinin Interpol bültenlerinde, yabancı istihbarat raporlarında veya sınır aşan organize suç örgütleriyle (kara para aklama, kaçakçılık, siber suçlar vb.) ilişkili olabileceğine dair şüphe barındıran kayıtlarda adının geçmesi durumunda konulur.
    •  
    • G-87 Tahdit Kodu (Genel Kamu Güvenliği): Interpol Kırmızı veya Mavi bülteni olan neredeyse her yabancıya Göç İdaresi tarafından kişinin Türkiye için bir güvenlik tehdidi oluşturduğunu varsayan koddur. Uygulamada genelde Göç İdaresi tarafından Interpol Kırmızı veya Mavi bülteni olan yabancıya otomatik olarak bu kod da konulmaktadır.

    3. 6458 SAYILI YASA (YUKK) KAPSAMINDA HUKUKİ DURUMUNUZ VE RİSKLER

    Hakkınızda bir Interpol bülteni veya “M” serisi tahdit kodu bulunması, Türkiye’deki yasal statünüzü doğrudan ve tamamen 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) kapsamına sokar:

    • Türkiye’ye Giriş Yasağı ve İptaller (YUKK Madde 9): Kamu güvenliği tehdidi gerekçesiyle Türkiye’ye girişinize izin verilmez; ülke içindeyseniz mevcut ikamet izniniz iptal edilir ve vize muafiyetiniz kaldırılır. Eğer Türk bir aileniz var ise, ikametiniz Aile İkameti ise ikametiniz sebepsiz yere iptal ediliyorsa bu konuda yapacağınız ilk şey bir avukatın hizmetinden faydalanıp ilgili Göç İdaresindeki iptal gerekçesini öğrenmeye çalışmanızdır. Aksi durumda geçici tutuklama veya sınır dışı edilmek amacı ile idari gözetim süreçlerine dahil olabilirsiniz. Bu durumda kendinizi savunma süreciniz ciddi bir şekilde aksayabilecektir. Burada dikkat edilmesi gereken şey Mavi Kimlik sahibi olsanız bile aynı prosedüre tabi tutulacağınızdır. Aynı şekilde yabancı vatandaşlık yanında Türk Vatandaşlığınız da var ise hakkınızdaki bu kodlar vatandaşlığınızın iptal edilmesine bile sebep olacaktır. Buna karşı da aynı zamanda dava açmanız gerekmektedir.
    •  
    • Sınır Dışı Etme (Deport) Kararı (YUKK Madde 54): Valilikler, haklarında Interpol Kırmızı Bülteni olan veya M-26/M-34 kodu bulunan yabancılar hakkında YUKK 54/1-b ve 54/1-d (kamu güvenliği tehdidi) maddeleri uyarınca sınır dışı etme kararı tesis edilmesine dayanak oluşturabilmektedir(genelde uygulanmaktadır). Bilindiği üzere göç hukuku alanı, devletin egemenlik hakkı ile doğrudan bağlantılı olup bu sebeple Göç İdareleri bu konuda oldukça güçlü ve geniş yetkilidir. Örneğin her ne kadar Mavi Bülten ile aranan birisinin sadece yer tespiti gibi bir durumun yapılması isteniyorsa da Göç İdaresi tarafaından kişi doğrudan kamu için bir tehlike sayılabilmekte ve hakkında ivedi bir şekilde sınır dışı prosedürü başlatılabilmektedir. İnterpol kodları ve konuları bunlara istinaden yapılan işlemler ceza hukukunu ve doğal olarak 6706 Sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanunu’nunu doğrudan ilgilendirmekle beraber bazen 6458 Sayılı Yabancı ve Uluslararası Koruma Kanunu ile beraber ortaya çıkabilmektedir. Bu konuda edindiğimiz tecrübelere dayanarak söyleyebiliriz ki müvekkili Göç İdaresinde, Geri Gönderme Merkezlerinde savunmak Suçluların İadesi sürecinde savunmaktan çok daha zordur. Göç Hukuku, mücadele etmenin çok daha fazla olduğu bir alandır.
    •  
    • İdari Gözetim Kararı ve GGM (YUKK Madde 57): Deport işlemleri tamamlanana kadar yabancılar, Geri Gönderme Merkezlerinde (GGM) idari gözetim altında tutulur. Bu süre en fazla 6+6 ay olabilir. Daha önceki yazılarımızda ayrıntılı bilgiler edinebilirsiniz fakat uygulamada karşılaştığımız hususları burda ayrıca belirtmemiz gerekmektedir. Her ne kadar Kanun gereği idari gözetim süresi 6+6 ay olarak geçiyorsa da uygulamada özellikle İnterpol kodları sebebi ile hakkında sınır dışı ve idari gözetim kararı verilen yabancılar bu süreden çok daha fazla kalabilmektedirler(herkes için olmamakla beraber çoğunlukla karşılanmaktadır). Bu kanunen imkansız olsa bile ne yazık ki Göç İdareleri tarafından bu uygulama çokça yapılmaktadır. Özellikle yabancı kişinin bir senesi dolduktan sonra kişinin ailesi GGM önünde beklemesine rağmen veya avukatı GGM içinde beklemesine rağmen yabancı kişi hastaneye götürülüp salıverileceği bahanesi ile kurumdan çıkartılıyor ve devamında kişiden haber alınamıyor ta ki gönderildiği geri GGM’de avukatını veya ailesini arayana kadar. Kişinin taransfer edildiği geri gönderme merkezinde yeniden oluşturulan dosyası incelendiği zaman ilgili göç idareleri tarafından verilen idari gözetim kararları mantığın Kabul edemeyeceği türlerden olabilmektedir. Örneğin karşılaştığımız bir durumda hem Polonya hem İsveç vatandaşı olan bir müvekkil İsveç vatandaşı olaral hakkında konulan M koduna istinaden bir sene idari gözetim altına alınmış, süresi bittikten sonra ilgili Göç İdaresi tarafından kişi başka bir geri gönderme merkezine transer edildi. İkinci Göç idaresi tarafından bu sefer aynı gerekçe ile müvekkilin Polonya vatandaşlığı üzerinden M kodu olduğu için yeniden idari gözetim kararı verilmişti. Müvekkilin bahsettiğimiz tüm bilgileri Göç İdaresinde olmasına ragmen sırf salıverilmemek için müvekkil böyle bir usule tabi tutulmuştur. Bu konuda benzer durumlarla karşılaşan kişilerin yazımıza yorum yapmalarını rica ederiz.
    •  
    •               İdari gözetimde geçen sürenin yabancının ülkesine sınır dışı veya iade edilmesi halinde gönderildiği ülkedeki cezasından MAHSUP hususunda da açıklama yapmamız gerekmektedir. Her ne kadar yabancının Suçluların İadesi sürecinde Geçici Tutuklama tedbiri ile cezaevinde geçirdiği süre gönderildiği ülkede aldığı cezadan mahsup edilebiliyorsa da geri gönderme merkezinde idari gözetimde geçen sürenin mahsubunun sağlanması zor olabilmektedir. İdari gözetim idari bir tedbir olmasına ragmen gerek Anayasa Mahkemesi gerekse de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından hürriyeti bağlayıcı bir tedbir olarak Kabul edilmektedir. İdari gözetimde geçirilen sürenin, kişinin iade edildiği devlette mahkûm olduğu cezadan mahsup edilip edilmeyeceği, ilgili devletin iç hukukuna göre ayrıca değerlendirilmelidir. Bu nedenle Türkiye’deki fiili özgürlükten yoksun bırakma süresinin ve GGM koşullarının belgelendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Özellikle kişi idari gözetim altındayken oda arkadaşları vasıtası ile kaldıkları yerin nasıl bir yer olduğu, nasıl bir yaşamları olduğu konusunda bir tutanak tutmaları önemli olacaktır. Aynı şekilde kişi gönderildiği zaman ilgili idareden ne kadar süre ile idari gözetim altında kaldığına ilişkin karekodlu veya ıslak imzalı bir evrak alması elzemdir. Bunlar yapılmamışsa avukatınız vasıtası ile bu eksiklerin tamamlatılması istenebilecektir.

    4. SUÇLULARIN GERİ İADESİ (EKSTRADİSYON) PROSEDÜRÜ NASIL İŞLER?

    Hakkında Kırmızı Bülten ve M-26 tahdit kodu olan bir yabancının karşı karşıya kalacağı en büyük yasal süreç, talep eden ülkeye “Geri İade” (Ekstradisyon) prosedürüdür. Türkiye’de bu süreç, 6706 sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanunu hükümlerine göre ve son derece sıkı hukuki şartlar altında yürütülür:

    A. Geçici Tutuklama ve Adli Sürecin Başlaması

    Kişi Interpol kaydıyla yakalandığında, Adalet Bakanlığı’nın onayıyla iade evrakları gelene kadar yakalandığı yer Sulh Ceza Hakimliği tarafından 40 Güne Kadar “Geçici Tutuklama” kararı verilebilir(Türkiye için). Talep eden devletin iade evraklarını (iddainame, kesinleşmiş hüküm vb.) resmi olarak Türkiye’ye iletmesi için genellikle 40 güne kadar yasal bir süre tanınır.

    B. Ağır Ceza Mahkemesi’nde İade Edilebilirlik Yargılaması

    İade süreci Göç İdaresi’nin yürüttüğü idari deporttan tamamen farklıdır. Kişinin yakalandığı yerdeki Ağır Ceza Mahkemesi, yabancının talep eden ülkeye iade edilip edilemeyeceğine karar vermek üzere bir adli yargılama başlatır. Mahkeme şu yasal şartları denetler:

    • Çifte Cezalandırılabilirlik: İadeye konu olan suçun hem Türkiye hem de talep eden ülke kanunlarında suç teşkil etmesi gerekir.
    • Asgari Ceza Sınırı: Suçun, her iki ülke kanunlarına göre de üst sınırının en az 1 yıl hapis cezası olması şarttır. 6706 m.10 bakımından ayrıca kesinleşmiş mahkûmiyet kararları için hükmolunan cezanın en az dört ay hürriyeti bağlayıcı ceza olması gerekir.
    • Siyasi ve Askeri Suç İstisnası: Sırf siyasi veya askeri nitelikteki suçlar ya da düşünce suçları sebebiyle suçluların iadesi talebi Türkiye tarafından reddedilir.
    • 6706 m.11/4’e göre uzun zamandan beri Türkiye’de bulunma, evli olma gibi kişisel hâller nedeniyle iadenin kişinin kendisini veya ailesini fiilin ağırlığıyla orantısız şekilde mağdur edecek olması hâlinde iade talebi reddedilebilir.

    C. İade Kararının Kesinleşmesi ve Cumhurbaşkanı Onayı

    Ağır Ceza Mahkemesi “iade edilebilir” kararı verirse, bu karara karşı Yargıtay nezdinde temyiz yolu açıktır. Yargıtay kararı onasa dahi, iadenin fiilen gerçekleşebilmesi için son aşamada Cumhurbaşkanı’nın onayı gerekmektedir (6706 sayılı Kanun Md. 19).

    5. GERİ GÖNDERME YASAĞI: İADE VE DEPORT SÜREÇLERİNİN EN MUTLAK SINIRI

    İster Göç İdaresi’nin deport (sınır dışı) süreci olsun, ister Ağır Ceza Mahkemesi’nin yürüttüğü Geri İade (Ekstradisyon) yargılaması olsun; Türk hukukunun çiğneyemeyeceği en üst kalkan YUKK 4. maddesi ve uluslararası sözleşmelerde yer alan Geri Gönderme Yasağı’dır:

    ÖNEMLİ HUKUKİ GÜVENCE: Eğer talep eden ülkeye geri iade edildiğinizde işkence, insanlık dışı ya da onur kırıcı bir muameleye tabi tutulacaksanız, hayati tehlikeniz varsa veya sırf ırkınız, dininiz, etnik kökeniniz veya siyasi fikirleriniz sebebiyle haksız bir yargılamaya maruz kalacaksanız; Ağır Ceza Mahkemesi iade talebini REDDETMEK zorundadır. Hakkınızda Kırmızı Bülten veya M-26 kodu olması bu korumayı ortadan kaldırmaz.

    6. BİLMEDEN VEYA SİYASİ SAİKLERLE BU SÜREÇLER BAŞLATILABİLİR Mİ?

    Evet, uygulamada özellikle insan hakları karnesi zayıf ülkelerin, muhalif iş insanlarını veya siyasi sığınmacıları cezalandırmak amacıyla uydurma adli suç iddialarıyla (dolandırıcılık, kaçakçılık vb.) Interpol üzerinden Kırmızı Bülten çıkardığı ve resmi geri iade talebinde bulunduğu bilinmektedir. Türkiye’deki makamlar ilk aşamada bu taleplerin siyasi arka planını bilmediği için pasaportunuza otomatik olarak M-26/M-34 kodları işlenmekte ve hakkınızda adli iade süreci tetiklenmektedir.

    7. İADE PROSEDÜRÜNE VE DEPORT KARARLARINA KARŞI HUKUKİ ÇÖZÜM YOLLARI

    Karşı karşıya kaldığınız adli ve idari kıskaca karşı eş zamanlı olarak şu profesyonel adımlar atılmalıdır:

    • Ağır Ceza Mahkemesinde Savunma: Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki iade yargılamasında, suçlamaların siyasi nitelikte olduğu, menşe ülkedeki insan hakları ihlalleri ve adil yargılanma yoksunluğu uluslararası raporlarla kanıtlanarak ve Türkiye’deki kalma süresi, aile bütünlüğü gibi durumlar da dile getirilerek iade talebinin reddi istenir.
    •  
    • Deport Kararına Karşı İptal Davası (7 Gün): Valiliğin idari sınır dışı kararına karşı 7 gün içinde İdare Mahkemesinde dava açılır. YUKK m.53/3 uyarınca, yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde ve süresinde dava açılması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı işlemi gerçekleştirilemez. Aynı şekilde eğer vatandaşlık da iptal edilmişse kişi için bu iptale karşı da dava açılır ve esas sınır dışı davasında bu durum bekletici mesele yapılabilecektir. Yine ilgili interpol ve Göç İdaresi kodlarının kaldırılması için dava açılmalı ve bu davaların sınır dışı dosyasına bildirilmek suretiyle ilgili davada bekletici mesele yapılması sağlanabilir.
    • İlgili Kodların İptalinin Sağlanması: Öncelikle CCF(Commission for the Control of INTERPOL’s Files; İnterpol Dosyaları Kontrol Komisyonu) Başvurusu (Interpol) Fransa/Lyon’daki komisyona başvurularak, bültenin arkasındaki asılsız iddialar sunulur ve Kırmızı Bültenin Interpol sisteminden tamamen silinmesi talep edilir. Eğer bu talep olumlu görülürse ilgili evraklar hemen Türk Makamlarına bildirilmek suretiyle kişi için sınır dışı kararının geri çekilmesi ve geri gönderme merkezinden çıkarılması sağlanabilecektir. Aynı şekilde Tahdit kodunun hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle İdare Mahkemesinde dava açılmalıdır. Tahdit kaydının kaldırılmasına yönelik davada yetkili idare mahkemesi belirlenirken kodu tesis eden idari makam ve dava konusu işlemin niteliği ayrıca incelenmelidir. Uygulamada Göç İdaresi Başkanlığı merkez işlemlerine karşı Ankara idare mahkemelerinde dava açılması gündeme gelebilmektedir. Dava açma süresi, kodun öğrenilmesinden (Örn: Sınır kapısında kişiye tebliğ edilmesi veya ikamet izni reddinde kodun yazılı olarak bildirilmesi) itibaren 60 gündür. Dava mutlaka “Yürütmeyi Durdurma” talepli açılmalıdır. Kişinin Türkiye’de düzeni, ailesi veya işi varsa, kodun varlığı sebebiyle her an deport edilme veya GGM’ye alınma riski doğacağından, telafisi güç zararların oluşmaması adına mahkemeden acilen yürütmeyi durdurma kararı istenir. Bazen kişi hakkında konulan İnterpol kodları güncelliğini de yitirmiş olabilir, bu durumda ilgili mahkeme kodu kaldırabilecektir.
    •  

    SONUÇ VE UYARI

    Hakkınızda bir Interpol bülteninin, M-26/M-34 kodlarının bulunması veya hakkınızda bir geri iade prosedürünün başlatılması, yasal haklarınızı kaybettiğiniz anlamına gelmez. Böyle bir risk altındaysanız veya adli mercilerce iade işlemleri başlatıldıysa, hürriyetinizi korumak ve iade sürecini durdurmak için vakit kaybetmeden bu alanda uzman bir Göçmenlik ve Ulusal ve Uluslararası Ceza Hukuku Avukatından profesyonel destek almalısınız. Bu konuda Ablakat Hukuk Bürosu(Avukat Mehmet Şirin Korkmaz) olarak tarafınıza tecrübe ve bilgi ile gerekli hukuki hizmet verileceltir. Ayrıntılı bilgi için tarafımıza ulaşabilirsiniz.

    İnterpol Kodu, İzmir Göç Avukatı, Sınır dışı davaları, Avukat Mehmet Şirin KORKMAZ

Hemen Ara