Düzensiz Göç ve Deport

Düzensiz Göç, İdari Gözetim ve Sınır Dışı (Deport)

Türkiye’de Yabancılar ve Uluslararası Koruma Hukuku’nun en hassas, yaptırımları en ağır ve sonuçları itibarıyla kişi hürriyetini doğrudan etkileyen alanı Düzensiz Göç ve Sınır Dışı (Deport) süreçleridir. İkamet izni, çalışma izni veya vatandaşlık başvuruları gibi konularda devletin tanıdığı yasal hakların kullanımı söz konusuyken; bu bölümde devletin egemenlik haklarına, kamu düzenine ve sınır güvenliğine dayanan, idarenin “kısıtlayıcı ve cezalandırıcı” gücü devreye girmektedir.

Bir yabancının Türkiye’de yasal kalış hakkını kaybetmesi, vize süresini geçirmesi veya suça karışması durumunda başlatılan idari işlemler silsilesi, yalnızca ülkeyi terk etme zorunluluğu ile sonuçlanmaz. Bu süreç, yabancının aylarca Geri Gönderme Merkezlerinde (GGM) gözetim altında tutulmasına (özgürlüğünün kısıtlanmasına) ve Türkiye’ye yıllarca sürebilecek giriş yasakları (tahdit kodları) konulmasına kadar uzanan çok boyutlu bir hukuki durumdur.

Düzensiz Göç Kavramı ve Hukuki Statünün Kaybı

Düzensiz göç (illegal göç), en temel tanımıyla bir yabancının Türkiye sınırlarından yasa dışı yollarla girmesi, ülkede yasal kalış süresini (vize veya vize muafiyetini) ihlal etmesi veya yasal olarak girmiş olsa dahi ikamet/çalışma izni iptal edildikten sonra ülkede kalmaya devam etmesidir.

Hukuki açıdan düzensiz göçmen statüsüne düşmek, her zaman bilinçli bir ihlal sonucu gerçekleşmez. Bazen ikamet izni uzatma başvurusunun 1 gün geciktirilmesi, adres değişikliğinin zamanında bildirilmemesi veya izinsiz bir işte çalışılması gibi basit idari ihmaller bile yabancının yasal statüsünü aniden kaybetmesine ve hakkında yakalama kararı çıkarılmasına neden olabilir. Düzensiz göçmen durumuna düşen bir yabancı, yasal hiçbir işlem (noter, banka, evlilik, hastane vb.) yapamaz ve her an kolluk kuvvetleri tarafından yakalanma riski taşır.

Sınır Dışı Etme (Deport) Kararının Ağırlığı

Sınır dışı etme kararı, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun (YUKK) 54. maddesi kapsamında doğrudan Valilikler (İl Göç İdaresi Müdürlükleri) tarafından alınan idari bir karardır.

Sınır dışı işlemi, basitçe yabancının uçağa bindirilip gönderilmesi değildir. Beraberinde çok ağır hukuki sonuçlar getirir:

  • Giriş Yasağı (Tahdit Kodları): Sınır dışı edilen yabancıların siciline ihlal türüne göre bir “Tahdit Kodu” (Örneğin; Ç-117 Kaçak Çalışma, G-87 Genel Güvenlik, V-71 Adres Bulunamaması vb.) işlenir. Bu kodlar, yabancının Türkiye’ye 1 aydan 5 yıla, güvenlik gerekçesiyle ise 10 yıla kadar girişini tamamen yasaklar.
  • Vize ve İkamet Engeli: Sınır dışı kararı sicilde aktif kaldığı sürece, yabancı kendi ülkesinden Türkiye için vize başvurusunda bulunsa dahi bu başvurular otomatik olarak reddedilir.

İdari Gözetim ve Geri Gönderme Merkezleri (GGM)

Hakkında sınır dışı kararı alınan her yabancı anında sınır dışı edilmez. Yabancının kaçma veya kaybolma riski bulunuyorsa, kamu düzeni için tehdit oluşturuyorsa veya sahte belge kullanmışsa Valilik kararıyla İdari Gözetim altına alınır.

İdari gözetim, yabancının sınır dışı işlemleri tamamlanana kadar (pasaport temini, bilet kesimi vb.) devletin kontrolündeki Geri Gönderme Merkezlerinde (GGM) zorla tutulmasıdır.

  • Bu tedbir bir “hapis cezası” olmamakla birlikte, anayasal bir hak olan “kişi hürriyeti ve güvenliği” hakkının doğrudan kısıtlanmasıdır.
  • Kanuna göre idari gözetim süresi en fazla 6 aydır. Gerekli hallerde (yabancının ülkesinden evrak gelmemesi gibi durumlarda) bu süre 6 ay daha uzatılabilir. Yani bir yabancı, herhangi bir mahkeme (hapis) cezası almamış olsa bile sırf sınır dışı edilmek üzere 1 yıl boyunca parmaklıklar ardında tutulabilir.
  • Devlet, idari gözetim şartlarının oluşmadığına kanaat getirirse yabancıya idari gözetime alternatif olarak “Belirli adreslerde imza atma”, “Elektronik kelepçe” veya “Terke Davet (15 ila 30 gün içinde kendi imkanlarıyla ülkeyi terk etme izni)” gibi yollar da sunabilir.

Zamana Karşı Yarış: Kesin Hukuki Süreler ve Yargı Yolu

Sınır dışı ve idari gözetim süreçleri, Türkiye’deki idare hukukunun en kısa ve en katı itiraz sürelerine sahip alanıdır. Bu süreçte yapılan en ufak bir usul hatası veya sürenin kaçırılması, işlemlerin geri dönülemez şekilde kesinleşmesine yol açar:

  • Sınır Dışı Kararına İtiraz (7 Gün Kuralı): Yabancıya veya temsilcisine sınır dışı kararı tebliğ edildiği andan itibaren, kararın iptali için İdare Mahkemesi’nde dava açmak üzere sadece 7 günlük kesin bir süre vardır. Kanun gereği, dava açıldığı an Göç İdaresi’ne bildirildiğinde (terör, kamu güvenliği gibi istisnai suçlar hariç) mahkeme sonuçlanana kadar yabancının sınır dışı işlemi kanunen durur. Yabancı mahkeme bitene kadar Türkiye’den gönderilemez.
  • İdari Gözetim Kararına İtiraz: Yabancının Geri Gönderme Merkezi’nde hürriyetinden yoksun bırakılmasına karşı, her zaman yetkili Sulh Ceza Hakimliği’ne itiraz edilebilir. Hakimlik bu itirazı dosya üzerinden hızla inceler ve yabancının derhal serbest bırakılmasına (veya itirazın reddine) karar verir.

Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Acil Tedbir Kararları (Son Çare)

İdare Mahkemesi’nde açılan sınır dışı iptal davası her zaman yabancının lehine sonuçlanmayabilir veya yabancı 7 günlük dava açma süresini kaçırmış olabilir. Bu noktada yabancının uçağa bindirilip sınır dışı edilmesine saatler kala devreye girebilecek en güçlü hukuki fren mekanizması Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) Tedbir Talepli Bireysel Başvuru yoludur.

Eğer yabancı ülkesine gönderildiğinde işkence görecekse, yaşam hakkı tehlikedeyse veya onur kırıcı bir muameleye maruz kalacaksa, AYM’ye “acil tedbir” talebiyle başvurulur. AYM, durumu riskli görürse saatler içerisinde “Sınır Dışı İşleminin Durdurulması” yönünde tedbir kararı verir ve Göç İdaresi bu karara uymak, yani sınır dışı işlemini derhal durdurmak zorundadır.

Mutlak “Geri Gönderme Yasağı” ve Hassas Gruplar

Devletin sınır dışı etme yetkisi sınırsız değildir. Uluslararası sözleşmeler ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 55. maddesi gereğince, hakkında sınır dışı kararı alınmış olsa dahi asla sınır dışı edilemeyecek (Geri Gönderme Yasağına tabi) belirli yabancı grupları vardır:

  • Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye veya insanlık dışı muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emareler bulunanlar.
  • Ciddi sağlık sorunları, yaş veya hamilelik durumu nedeniyle seyahat etmesi hayati risk taşıyanlar.
  • Hayati tehlike arz eden hastalıkları için tedavisi devam ederken sınır dışı edilecekleri ülkede tedavi imkanı bulunmayanlar.
  • İnsan ticareti mağduru olup tedavi süreci devam edenler ile psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağduru olup tedavileri tamamlanmayanlar.

Bu durumdaki yabancılara, ülkeden gönderilemedikleri için “İnsani İkamet İzni” verilerek yasal kalış hakkı tanınır.

GGM’lerdeki En Büyük Hukuki Tuzak: “Gönüllü Geri Dönüş” İmzası

Geri Gönderme Merkezlerinde idari gözetim altında tutulan yabancıların en sık düştüğü hukuki hata, panik ve psikolojik baskı altında “Gönüllü Geri Dönüş İstek Formu” imzalamalarıdır.

Yabancı bu belgeyi imzaladığı anda; kendi rızasıyla Türkiye’yi terk etmek istediğini beyan etmiş sayılır. Bu imzanın hukuki sonucu şudur: Yabancı lehine açılmış bir İdare Mahkemesi davası veya Anayasa Mahkemesi tedbir kararı olsa bile, bu imza atıldığı an tüm yasal zırhlar düşer, devam eden davalar “konusuz kalır” ve yabancı birkaç gün içinde uçağa bindirilerek ülkesine gönderilir. Bu nedenle GGM sürecinde atılan her imzanın hayati bir önemi vardır.

İdari Gözetime Alternatif Yükümlülükler (Teminat ve Kefalet Sistemi)

Devlet, her kaçak yabancıyı aylarca GGM’de tutmanın getirdiği barınma ve güvenlik maliyetlerini azaltmak amacıyla “İdari Gözetime Alternatif Yükümlülükler” sistemini geliştirmiştir. Yabancı (veya avukatı) Sulh Ceza Hakimliği’nden ret alsa bile, Göç İdaresi’ne başvurarak hürriyetinin kısıtlanması yerine şu alternatif tedbirlerin uygulanmasını talep edebilir:

  • Teminat Yatırma: Belirlenen yüksek miktardaki bir paranın (genellikle 50.000 TL ve üzeri) Maliye’ye depo edilmesi karşılığında yabancının serbest bırakılması.
  • İmza Yükümlülüğü: Yabancının GGM’den çıkarılarak, haftanın belirli günlerinde evine en yakın Göç İdaresi’ne veya polis karakoluna giderek imza atması.
  • Elektronik Kelepçe: Yabancının ikamet ettiği ilden dışarı çıkmasını engellemek amacıyla elektronik izleme cihazı takılarak serbest bırakılması.

Tahdit Kodlarının İptali ve “Meşruhatlı Vize” ile Geri Dönüş Yolu

Sınır dışı edilen veya Türkiye’yi ihlalli olarak terk eden yabancıların en büyük korkusu, sicillerine işlenen Tahdit Kodları (Ç-114, G-87, V-84 vb.) nedeniyle Türkiye’ye bir daha asla girememektir. Ancak deport kararı ve ülkeye giriş yasağı mutlak bir son değildir.

Türk Yabancılar Hukuku sisteminde, giriş yasağı bulunan bir yabancının Türkiye’ye dönebilmesi için iki temel hukuki yol bulunmaktadır:

  1. Tahdit Kodunun İptali Davası: Yabancının siciline işlenen kodun haksız veya orantısız olduğu durumlarda, İdare Mahkemelerinde açılacak iptal davası ile giriş yasağı tamamen silinebilir.
  2. Meşruhatlı Vize (Özel Amaçlı Vize): Giriş yasağı (tahdit kodu) devam etse dahi; yabancının Türk vatandaşı ile evlilik yapması, Türkiye’de bir üniversite kazanması, resmi bir çalışma izni onayı alması veya acil tıbbi tedavi görmesi gibi haklı ve üstün gerekçelerle, Türkiye’nin yurt dışı temsilciliklerinden alacağı “Meşruhatlı Vize” ile bu yasağı istisnai olarak delmesi ve ülkeye yasal giriş yapması mümkündür.

Hukuki Destek ve Profesyonel Danışmanlık

Sınır dışı ve idari gözetim süreçleri; insan hürriyetinin kısıtlandığı, geri dönüşü olmayan hatalara en açık ve yasal itiraz sürelerinin (7 gün gibi) son derece dar olduğu en kritik hukuki alanlardır.

Yabancı yakınınızın Geri Gönderme Merkezlerinden (GGM) hızla serbest bırakılması için Sulh Ceza Hakimlikleri nezdinde etkili itirazların yapılması, haksız deport (sınır dışı) kararlarının İdare Mahkemelerinde süreler kaçırılmadan iptal edilmesi ve Türkiye’ye giriş yasaklarının (tahdit kodlarının) kaldırılarak yasal dönüş yollarının açılması hususlarında sürecin sıfır hata ile yürütülmesi hayati önem taşır. Yabancıların özgürlüğünün ve yasal haklarının tam korunması için uzman bir göç hukuku avukatına başvurabilir; sürecin başından sonuna kadar güvenle yönetilmesi için doğrudan profesyonel ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS) – Düzensiz Göç, İdari Gözetim ve Sınır Dışı (Deport)

1. Düzensiz (kaçak) göçmen statüsüne nasıl düşülür?

Türkiye’ye sınır kapıları dışından yasa dışı yollarla girmek, vize veya vize muafiyet süresini aşmak, ikamet izni süresi bittiği halde uzatma yapmadan kalmaya devam etmek veya çalışma izni olmadan (kaçak) çalışırken yakalanmak yabancıyı yasal statüden çıkararak “düzensiz göçmen” konumuna düşürür.

2. İkamet izni süremi sadece birkaç gün geçirsem bile sınır dışı edilir miyim?

Evet. Kanunda süre ihlalleri için bir “esneklik” yoktur. Yasal sürenizi 1 gün bile geçirmiş olsanız, hakkınızda sınır dışı (deport) kararı alınabilir ve yakalanmanız halinde Geri Gönderme Merkezi’ne (GGM) gönderilebilirsiniz.

3. Sınır dışı (deport) kararını kim verir? Mahkeme mi karar verir?

Hayır. Sınır dışı etme kararı bir mahkeme kararı değil, doğrudan Valilikler (İl Göç İdaresi Müdürlükleri) tarafından alınan idari bir karardır. Mahkemeler bu kararı vermez; sadece alınan bu kararın hukuka uygun olup olmadığını denetler ve gerekirse iptal eder.

4. Geri Gönderme Merkezi (GGM) hapishane midir?

Hayır, GGM’ler teknik ve hukuki anlamda bir cezaevi (hapishane) değildir. Sınır dışı edilecek yabancıların işlemlerinin tamamlanması amacıyla devletin kontrolünde tutuldukları idari tesislerdir. Ancak, kişilerin dışarı çıkması yasak olduğu için anayasal anlamda bir “hürriyeti bağlayıcı” tedbirdir.

5. Bir yabancı Geri Gönderme Merkezi’nde en fazla ne kadar tutulabilir?

Yabancılar Kanunu’na (YUKK) göre idari gözetim süresi en fazla 6 aydır. Ancak yabancının ülkesinden pasaport temin edilememesi, kimliğinin tespit edilememesi veya yabancının işlemleri zorlaştırması gibi istisnai durumlarda bu süre Valilik kararıyla 6 ay daha uzatılabilir. Yani yasal üst sınır toplamda 12 aydır.

6. Sınır dışı kararına itiraz edebilir miyim? Süresi ne kadardır?

Evet. Sınır dışı kararına karşı, kararın size veya avukatınıza tebliğ edildiği tarihten itibaren tam olarak 7 gün içinde İdare Mahkemesi’nde iptal davası açılması zorunludur. Bu süre kesindir; 8. gün açılan dava süre aşımından reddedilir.

7. İdare Mahkemesi’nde dava açmak beni GGM’den çıkarır mı?

Hayır. İdare Mahkemesi’nde açılan sınır dışı iptal davası, sadece sizin uçağa bindirilip gönderilmenizi engeller. Dava açmış olmanız, GGM’den otomatik olarak serbest bırakılacağınız anlamına gelmez. Serbest bırakılmak için ayrıca “Sulh Ceza Hakimliği’ne” başvurulması gerekir.

8. Dava açmak uçağa bindirilip gönderilmeyi (deport işlemini) durdurur mu?

Evet. Terör örgütü yöneticisi/üyesi olmak veya kamu güvenliği için ciddi tehdit oluşturmak gibi çok istisnai durumlar haricinde; İdare Mahkemesi’ne 7 gün içinde dava açıldığında sınır dışı işlemi kanunen durur. Mahkeme sonuçlanana kadar yabancı Türkiye’den gönderilemez.

9. GGM’den (İdari Gözetimden) kurtulmak için nereye başvurmalıyım?

İdari gözetim kararının kaldırılarak serbest bırakılmanız için yetkili mahkeme Sulh Ceza Hakimliği’dir. Avukatınız aracılığıyla Sulh Ceza Hakimliğine yapılacak itiraz kabul edilirse, GGM’den derhal tahliye edilirsiniz.

10. Sulh Ceza Hakimliği itirazı reddederse başka bir yol var mıdır?

Evet. Mahkeme itirazı reddetse bile, İl Göç İdaresi’ne başvurarak idari gözetime alternatif olan “Elektronik Kelepçe”, “Belirli günlerde imza atma” veya “Teminat yatırma” gibi yöntemlerle hürriyet kısıtlamasının sonlandırılması talep edilebilir.

11. Teminat yatırarak (Kefaletle) GGM’den serbest kalmak mümkün müdür?

Evet. Yabancının kaçma şüphesi düşükse, devletin belirlediği yüksek bir teminat bedelinin (miktarı her yıl güncellenir ve Göç İdaresi tarafından belirlenir) Maliye veznesine yatırılması karşılığında yabancı serbest bırakılabilir. Sınır dışı işlemleri bittiğinde veya yabancı yasal statü kazandığında bu para iade edilir.

12. GGM’de bana uzatılan “Gönüllü Geri Dönüş Formunu” imzalarsam ne olur?

Bu formu imzaladığınız an, Türkiye’den “kendi rızanızla” ayrılmak istediğinizi resmen beyan etmiş olursunuz. Form imzalandığında lehinize açılmış olan mahkeme davaları ve durdurma kararları geçersiz (konusuz) kalır ve birkaç gün içinde kendi ülkenize deport edilirsiniz.

13. Ülkeme dönersem ölüm veya işkence tehlikem var, beni zorla gönderebilirler mi?

Hayır. İşkence, insanlık dışı muamele veya ölüm cezasına maruz kalma riski bulunan kişiler, kanunen mutlak geri gönderme yasağı kapsamındadır. Haklarında deport kararı alınmış olsa bile bu kişiler menşe ülkelerine zorla gönderilemezler.

14. Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) acil tedbir başvurusu nedir?

İdare Mahkemesinde dava açma süresini kaçırdıysanız veya davayı kaybettiyseniz, ancak ülkenize gönderildiğinizde yaşam hakkınız tehlikeye girecekse, sınır dışı işlemini uçağa binmeden saatler önce durdurabilmek için Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yapılan son çare acil hukuki başvurudur.

15. Hamile olan, yaşlı veya çok ağır hasta bir yabancı sınır dışı edilebilir mi?

Hayır. Seyahat etmesi hayati risk taşıyan ağır hastalar, yaşlılar, hamileler ve hayati bir hastalık için Türkiye’de tedavi gören (ve ülkesinde tedavi imkanı olmayan) kişiler sınır dışı edilemezler. Bu kişilere “İnsani İkamet İzni” verilmesi gerekir.

16. Sınır dışı edildikten sonra sicile işlenen “Tahdit Kodu” nedir?

Tahdit kodu (Örn: Ç-114, G-87, V-84), yabancının Türkiye’de hangi yasal kuralı ihlal ettiğini gösteren ve sınır kapılarındaki sisteme işlenen alfanumerik güvenlik kodlarıdır. Bu kodlar, yabancının Türkiye’ye girmesini sistem üzerinden otomatik olarak engeller.

17. Türkiye’ye giriş yasağı (deport süresi) en fazla kaç yıl sürer?

Giriş yasakları, ihlalin türüne göre değişiklik gösterir. Vize süresini geçirmek gibi basit ihlallerde 1 aydan 5 yıla kadar giriş yasağı konulabilir. Ancak terör, kamu güvenliği veya ciddi suçlar söz konusu olduğunda (Örneğin G-87 kodu) giriş yasağı 10 yıla kadar çıkabilir ve gerekli hallerde ömür boyu kalıcı hale getirilebilir.

18. Sicilimdeki tahdit kodunun (giriş yasağının) silinmesi için ne yapmalıyım?

Tahdit kodunun tamamen iptal edilmesi için Ankara İdare Mahkemeleri’nde “Tahdit Kodunun İptali” davası açılması gerekir. Mahkeme, kodun konulmasını haksız veya orantısız bulursa kodu tamamen iptal eder ve ülkeye giriş yasağı kalkar.

19. Giriş yasağım (kodum) devam ederken Türkiye’ye dönmemin hiçbir yolu yok mu?

Tahdit kodu iptal edilmese bile bir yol vardır: Meşruhatlı Vize (Özel Amaçlı Vize). Türk vatandaşı ile evlenme, Türkiye’de resmi bir üniversiteye kabul edilme, çalışma izni onaylanması veya acil tıbbi tedavi görme gibi haklı gerekçeleriniz varsa, bulunduğunuz ülkedeki Türk Konsolosluğuna başvurarak alacağınız meşruhatlı vize ile yasağı delerek Türkiye’ye girebilirsiniz.

20. Türk vatandaşı ile evlenmek Türkiye’ye giriş yasağını otomatik olarak kaldırır mı?

Hayır, otomatik olarak kaldırmaz. Türk vatandaşı ile evlenmeniz sadece size Meşruhatlı Vize (Aile Birleşimi Vizesi) başvurusunda bulunma hakkı verir. Evlilik cüzdanınızla Konsolosluğa başvurmanız ve vizenizin onaylanmasını beklemeniz gerekir; vize onaylanmadan sırf evli olduğunuz için sınırdan geçişinize izin verilmez.

Sınır Dışı (Deport) Edilme Sebepleri Nelerdir?

Türkiye’de bir yabancı hakkında sınır dışı etme kararının alınabilmesi keyfi bir işlem değildir; bu kararın hukuki dayanağı, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun (YUKK) 54. maddesinde “Sınır dışı etme kararı alınacaklar” başlığı altında sınırlı (tahdidi) olarak sayılmıştır. Valilikler (İl Göç İdaresi), sınır dışı kararını mutlaka bu maddede belirtilen gerekçelerden birine veya birkaçına dayandırmak zorundadır.

Uygulamada sınır dışı edilme sebepleri, ihlalin niteliğine göre idari ihlaller (süre aşımları), sahtecilik ve kamu düzeni/güvenliği olmak üzere üç ana kategoriye ayrılır. Kanunda detaylıca sayılan bu temel sınır dışı edilme sebepleri şunlardır:

1. Vize ve İkamet İzni İhlalleri (Süre Aşımları)

Yabancıların en sık karşılaştığı ve teknik olarak “Düzensiz Göçmen” statüsüne düşmelerine neden olan idari ihlallerdir:

  • Vize Süresini Aşmak: Türkiye’ye yasal yollarla girmiş olsa dahi, vizesinin veya vize muafiyetinin tanıdığı süreyi 10 günden fazla aşan yabancılar hakkında sınır dışı kararı verilir.
  • İkamet İznini Uzatmamak: Geçerli bir ikamet (oturma) izni olup da bu sürenin dolmasından itibaren, haklı bir mazereti olmaksızın ikamet izni süresini 10 günden fazla ihlal edenler.
  • İptal veya Ret Sonrası Ülkeyi Terk Etmemek: İkamet izni başvurusu reddedilen veya mevcut ikamet izni (şartları taşımadığı gerekçesiyle) iptal edilen yabancılardan, kendilerine tanınan 10 günlük yasal süre içinde Türkiye’den çıkış yapmayanlar.

2. Sahte Belge Kullanımı ve Yanıltıcı Beyan

Devlet kurumlarını yanıltmaya yönelik eylemler doğrudan sınır dışı sebebidir:

  • Sahte Evrak Sunmak: Türkiye’ye giriş, vize veya ikamet izni başvuruları sırasında sahte belge kullanan (örneğin; sahte kira sözleşmesi, sahte banka dökümü, sahte sağlık sigortası, sahte pasaport) veya asılsız bilgi veren yabancılar doğrudan sınır dışı edilir.
  • Sahte Evlilik (Anlaşmalı Evlilik): Aile ikamet izni alabilmek amacıyla, gerçek bir aile kurma niyeti olmadan sadece oturum izni almak için bir Türk vatandaşıyla anlaşmalı (sahte) evlilik yaptığı tespit edilen yabancılar.

3. İzinsiz (Kaçak) Çalışma ve Geçim Kaynağı

  • Çalışma İzni Olmadan Çalışmak: Türkiye’de yasal bir çalışma izni olmaksızın (hangi ikamet iznine sahip olursa olsun) bir işyerinde sigortasız veya izinsiz çalıştığı tespit edilen yabancılar hakkında derhal sınır dışı kararı alınır (Bu durum genellikle bir işyeri denetiminde veya şikayet üzerine ortaya çıkar).
  • Meşru Gelir Kaynağı Gösterememek: Türkiye’de bulunduğu süre zarfında geçimini yasa dışı veya gayrimeşru yollardan sağlayan (örneğin; dilencilik, fuhuş, kaçakçılık vb.) yabancılar.

4. Kamu Düzeni, Kamu Güvenliği ve Suç İşleme

Bu kategori, İdare’nin (Göç İdaresi’nin) en geniş takdir yetkisine sahip olduğu ve uygulamada en çok mağduriyetin yaşandığı, en hassas hukuki alandır:

  • Kamu Düzeni ve Güvenliği Tehdidi: Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturan yabancılar sınır dışı edilir. (Hukuki Uyarı: Uygulamada, bir yabancının basit bir trafik kazasına karışması, komşusuyla tartışıp karakolluk olması veya hakkında asılsız bir şikayet bulunması bile idare tarafından “Kamu Düzeni Tehdidi” olarak yorumlanabilmekte ve yabancı ceza mahkemesinde beraat etse dahi Göç İdaresi tarafından deport edilebilmektedir).
  • Terör ve Suç Örgütü Bağlantısı: Terör örgütü yöneticisi, üyesi, destekleyicisi veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olanlar.
  • Adli Suç ve Mahkumiyetler: Türkiye’de işlediği bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum edilen ve cezaevi süreci bittikten sonra “sınır dışı edilmesi” gerektiği değerlendirilen yabancılar.

5. Sınır İhlalleri (Kaçak Giriş – Çıkış)

  • Yasa Dışı Giriş/Çıkış: Türkiye’ye yasal sınır kapıları dışından (örneğin dağlık alanlardan, nehirlerden, kaçak yollarla) giren veya Türkiye’den kaçak yollarla çıkmaya teşebbüs eden yabancılar.
  • Giriş Yasağını İhlal: Hakkında Türkiye’ye giriş yasağı (Tahdit Kodu) bulunduğu halde, yasa dışı yollarla veya sahte kimlikle Türkiye’ye girdiği tespit edilenler.

6. Uluslararası Koruma ve Geçici Koruma İhlalleri

  • Uluslararası koruma (mülteci, sığınmacı) başvurusu reddedilen, koruma statüsü iptal edilen veya başvurusunu kendi isteğiyle geri çeken ve Türkiye’de kalmak için (ikamet izni gibi) başka yasal bir hakkı bulunmayan yabancılar.

Hukuki Takdir Yetkisi ve “Suçsuzluk Karinesi” İhlalleri

Sınır dışı edilme sebeplerinde en kritik nokta; Valiliğin, bir yabancının suç işlediğine dair kesinleşmiş bir mahkeme kararı (mahkumiyet) aramasına gerek olmamasıdır.

Yabancı hakkında polis merkezinde sadece bir “şüpheli” sıfatıyla ifade alınmış olması veya hakkında bir savcılık soruşturması başlatılmış olması bile, Göç İdaresi tarafından YUKK Madde 54 uyarınca “Kamu güvenliğini tehdit ediyor” gerekçesiyle sınır dışı kararı alınması için yeterli görülebilmektedir. Bu nedenle adli bir olaya karışan yabancıların sadece ceza dosyasını değil, eş zamanlı olarak Yabancılar Hukuku süreçlerini (deport ve idari gözetim) de derhal yönetmeleri gerekir.

Uygulamada Sıkça Karşılaşılan Özel Sınır Dışı Sebepleri

7. Adres Beyanı ve Polis Tahkikatı İhlalleri (V-71 Kodu) Son yıllarda en çok karşılaşılan sınır dışı sebeplerinden biridir. Yabancının ikamet izni alırken Göç İdaresi’ne beyan ettiği (veya MERNİS sistemine kayıtlı olduğu) adreste fiilen yaşamadığının polis tahkikatı ile tespit edilmesi durumunda, yabancının ikamet izni derhal iptal edilir. Adresini 20 iş günü içinde güncellemeyen veya sahte kira sözleşmesiyle başka adreste gösterilen yabancılar “Kamu Düzenini İhlal” veya “Adres Bulunamaması” (V-71) gerekçesiyle sınır dışı edilir.

8. Vize veya İkamet Amacı Dışında Türkiye’de Bulunmak Yabancının Türkiye’ye geliş veya kalış amacına aykırı faaliyetlerde bulunmasıdır. Örneğin;

  • Öğrenci vizesi veya ikametiyle gelip üniversiteye hiç kayıt yaptırmamak veya devamsızlıktan kaydının silinmesi,
  • Turistik vizeyle gelip fiili olarak ticari görüşmeler, belgesel çekimi veya gazetecilik faaliyetleri yürütmek amacı aşmak olarak değerlendirilir ve deport sebebidir.

9. Sosyal Medya Paylaşımları ve Toplumsal İnfial Herhangi bir adli suç unsuru taşımasa dahi; yabancının sosyal medya (TikTok, Instagram vb.) üzerinden yaptığı, Türk toplumunun genel ahlak anlayışına, milli değerlerine aykırı olan veya toplumda “infial (büyük tepki)” yaratan kışkırtıcı video ve paylaşımlar, Valilikler tarafından doğrudan “Kamu Düzeni ve Kamu Güvenliği Tehdidi” kapsamında değerlendirilerek acil sınır dışı işlemi başlatılır.

10. “Terke Davet” Süresine Uymamak Bazı ihlal durumlarında (örneğin ikamet izni reddedildiğinde), İdare yabancıyı hemen Geri Gönderme Merkezi’ne almaz; bunun yerine kendisine ülkeyi kendi imkanlarıyla terk etmesi için bir belge vererek 15 ila 30 gün arasında süre tanır (Buna İhtiyari Çıkış / Terke Davet denir). Yabancının kendisine tanınan bu yasal süre zarfında çıkış yapmaması, sınır dışı kararının zorla uygulanması (yakalanıp uçağa bindirilmesi) için kesin bir sebeptir.

Sınır dışı (deport) kararları; insan hürriyetinin kısıtlandığı, geri dönüşü olmayan hatalara en açık ve yasal itiraz sürelerinin (7 gün gibi) son derece dar olduğu en kritik hukuki alanlardır. Yabancının Geri Gönderme Merkezlerinden (GGM) hızla serbest bırakılması, haksız deport kararlarının İdare Mahkemelerinde süreler kaçırılmadan iptal edilmesi ve Türkiye’ye giriş yasaklarının kaldırılarak yasal dönüş yollarının açılması hususlarında sürecin sıfır hata ile yürütülmesi hayati önem taşır. Yabancıların özgürlüğünün ve yasal haklarının tam korunması için uzman bir göç hukuku avukatına başvurabilir; sürecin başından sonuna kadar güvenle yönetilmesi için doğrudan profesyonel ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS) – Sınır Dışı (Deport) Edilme Sebepleri

1. İkamet (oturma) iznimin süresi bitti. Türkiye’den çıkış yapmak için kaç günüm var? İkamet izninizin süresi dolduysa ve uzatma başvurusu yapmadıysanız, yasal olarak 10 gün içinde Türkiye’den çıkış yapmanız veya yeni bir başvuru yapmanız gerekir. Bu 10 günlük süreyi aşarsanız hakkınızda sınır dışı (deport) kararı alınır.

2. İkamet izni başvurum reddedildi, ne zaman ülkeyi terk etmeliyim? Başvurunuzun reddedildiğine dair resmi tebligatın size yapıldığı tarihten itibaren 10 gün içinde Türkiye’yi terk etmeniz zorunludur. Bu süreye uymazsanız kaçak (düzensiz göçmen) statüsüne düşersiniz ve sınır dışı edilirsiniz.

3. Karakolda sadece şüpheli olarak ifade verip serbest bırakıldım. Mahkeme ceza vermese bile Göç İdaresi beni deport edebilir mi? Evet, edebilir. Yabancılar Hukuku’nda Göç İdaresi’nin (Valiliklerin) geniş bir takdir yetkisi vardır. Hakkınızda bir ceza mahkumiyeti veya kesinleşmiş mahkeme kararı olmasa dahi, polis merkezinde şüpheli sıfatıyla işlem görmeniz “Kamu Düzeni veya Güvenliği Tehdidi” olarak değerlendirilip hakkınızda idari deport kararı alınmasına yol açabilir.

4. İkamet izni alırken Göç İdaresine verdiğim adreste yaşamıyorum, polis kontrole gelmiş. İznim iptal olur mu? Evet, kesinlikle iptal olur. Beyan ettiğiniz adreste yaşamadığınızın polis tahkikatı ile tespit edilmesi, sistemde “V-71 (Adres Bulunamaması)” tahdit kodunun işlenmesine, ikamet izninizin iptaline ve hakkınızda sınır dışı kararı alınmasına neden olan en yaygın ihlallerden biridir.

5. Adresimi taşıdım ama Göç İdaresi’ne bildirmedim. Sınır dışı sebebi midir? Evet. Yabancılar, adres değişikliklerini en geç 20 iş günü içinde hem Nüfus Müdürlüğüne hem de İl Göç İdaresi’ne bildirmek zorundadır. Bildirim yükümlülüğüne uymamak idari bir ihlaldir ve kamu düzeni gerekçesiyle ikamet izninizin iptaline yol açabilir.

6. Çalışma iznim olmadan bir kafede çalışırken polis denetimi oldu. Sonucu ne olur? İzinsiz (kaçak) çalışmak kanundaki en net sınır dışı sebeplerinden biridir. Sahip olduğunuz ikamet izni (öğrenci, turistik, aile vb.) derhal iptal edilir, hakkınıza “Ç-117 (Kaçak Çalışma)” tahdit kodu işlenir, idari para cezası kesilir ve uçağa bindirilerek ülkenize gönderilirsiniz.

7. Sosyal medyada çektiğim bir video nedeniyle deport edilebilir miyim? Evet. Yaptığınız paylaşım Türk toplumunun genel ahlak kurallarına aykırıysa, toplumsal bir tepkiye (infiale) yol açmışsa veya milli değerleri hedef alıyorsa; adli bir suç teşkil etmese bile Valilik tarafından “Kamu Düzeni Tehdidi” sayılarak acil sınır dışı işlemi başlatılır.

8. Öğrenci ikamet izni aldım ama üniversiteye hiç gitmedim. Bu bir sorun yaratır mı? Evet. İkamet izninin veriliş amacına aykırı davranmak (amacı aşmak) doğrudan deport sebebidir. Üniversiteye kayıt yaptırmadığınız, devamsızlıktan kaldığınız veya kaydınızı sildirdiğiniz an okul durumu Göç İdaresi’ne bildirir ve izniniz iptal edilir.

9. İkamet izni başvurusu yaparken sahte kira sözleşmesi sundum. Ne olur? Kuruma sahte evrak sunmak veya yanıltıcı beyanda bulunmak çok ağır bir ihlaldir. Başvurunuz derhal reddedilir, sahtecilik suçundan hakkınızda adli işlem (savcılık şikayeti) başlatılır ve sınır dışı edilirsiniz.

10. Aile ikamet izni alabilmek için para karşılığı bir Türk vatandaşıyla evlendim. Tespit edilirse ne olur? Göç İdaresi, aile ikamet izni başvurularında ve sonrasında evliliğin gerçek (fiili) bir aile kurma niyetiyle yapılıp yapılmadığını denetler (mülakatlar veya polis ev ziyaretleri ile). Evliliğin sadece oturum izni almak amacıyla yapıldığı (anlaşmalı/sahte evlilik) kanaatine varılırsa, ikamet izni iptal edilir ve yabancı sınır dışı edilir.

11. Vize muafiyetim olan 90 gün bitti ama Türkiye’de kalmaya devam ettim. Sınırda sadece ceza ödesem olur mu? Vize süresini 10 günden fazla aştıysanız hakkınızda sınır dışı etme kararı alınabilir. Türkiye’den çıkarken sınır kapısında hesaplanan idari para cezasını ödemeniz, ülkeye giriş yasağı almanızı (1 ay ile 5 yıl arası) engellemeyebilir. Ceza ödemeden çıkarsanız, hakkınızda kesin olarak 5 yıllık giriş yasağı konulur.

12. Bana Göç İdaresi’nden “Terke Davet” (İhtiyari Çıkış) belgesi verdiler ve 15 gün sürem var. Uçak bileti bulamazsam ne olur? Size verilen “Terke Davet” süresi (genellikle 15-30 gün) kesin yasal süredir. Bu süre zarfında kendi imkanlarınızla çıkış yapmazsanız, devlet bu kararı zorla uygular. Yakalandığınız an Geri Gönderme Merkezi’ne (GGM) alınır, hakkınızda giriş yasağı konur ve idari gözetim altında polis zoruyla sınır dışı edilirsiniz.

13. Turist vizesiyle Türkiye’ye geldim ve burada iş görüşmeleri yapıp şirket toplantılarına katılıyorum. Bu yasal mı? Turistik vizeyle Türkiye’de ticari faaliyet yürütmek yasal değildir. Sınır kapısında veya ülke içindeki denetimlerde Türkiye’de bulunma amacınızın (vize türünüzün) dışına çıktığınız tespit edilirse vizeniz iptal edilir ve deport edilirsiniz.

14. Türkiye’ye giriş yaparken sınırda pasaportuma “G-87” kodu yazıldığını söylediler ve beni geri gönderdiler. Bu nedir? G-87 kodu, genellikle istihbarat veya emniyet birimleri tarafından “Genel Güvenlik” gerekçesiyle konulan ve ülkeye girişi kesin olarak yasaklayan çok ciddi bir güvenlik kodudur. Bu kod ancak Ankara İdare Mahkemelerinde açılacak özel bir iptal davası ile kaldırılabilir.

15. Sınır dışı edilmemek için hamile veya ağır hasta olmam beni kurtarır mı? 6458 sayılı Kanunun 55. maddesine göre; seyahat etmesi hayati risk taşıyan ağır hastalar, yaşlılar ve hamileler, bu durumları sağlık raporuyla belgelendiği sürece geçici olarak sınır dışı edilemezler. Kendilerine bu süreçte ülkede yasal kalış hakkı veren “İnsani İkamet İzni” düzenlenir.

Sınır Dışı (Deport) Kararına İtiraz, İptal Davası ve “7 Gün” Kuralı

Türkiye’de Valilikler (İl Göç İdaresi Müdürlükleri) tarafından alınan sınır dışı (deport) etme kararı, idari bir işlemdir. Hukuk devletinin en temel gereği olarak, idarenin tesis ettiği her işlem gibi sınır dışı kararları da yargı denetimine tabidir. Ancak Yabancılar Hukuku’nda bu yargı denetimi, genel idare hukukundan çok daha sert, acımasız ve zamana karşı yarışılan özel usullere bağlanmıştır.

Sınır dışı kararının tebliğ edildiği an itibarıyla, yabancının Türkiye’de kalıp kalamayacağını ve özgürlüğüne kavuşup kavuşamayacağını belirleyen en kritik aşama başlamış olur.

“7 Günlük” Kesin İtiraz Süresi (Hayat Kurtaran Süre)

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun (YUKK) 53. maddesine göre; yabancıya veya yasal temsilcisine sınır dışı kararı tebliğ edildiği andan itibaren, kararın iptali için İdare Mahkemesi’nde dava açmak üzere yalnızca 7 günlük kesin bir yasal süre bulunmaktadır.

  • Sürenin Başlangıcı: 7 günlük süre, kararın alındığı gün değil; kararın yabancıya (Geri Gönderme Merkezinde veya polis merkezinde) “Tebliğ Edildiği” ve yabancının tebellüğ belgesine imza attığı günün ertesi işlemeye başlar.
  • Sürenin Aşılması: Bu 7 günlük süre “hak düşürücü” kesin bir süredir. Dava eğer 8. gün açılırsa, mahkeme dosyanın içeriğine (yabancının haklı olup olmadığına) hiç bakmaksızın davayı “süre aşımı” gerekçesiyle usulden reddeder. Bu durumda sınır dışı kararı kesinleşir ve yabancı derhal uçağa bindirilerek gönderilir.

Dava Açmanın En Büyük Etkisi: “Sınır Dışı İşleminin Otomatik Durması”

İdare Mahkemesi’nde iptal davası açmanın en kritik ve koruyucu hukuki sonucu, uçağa bindirilme işlemini durdurmasıdır. Kanuna göre; 7 günlük yasal süre içinde dava açıldığında, mahkeme sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilemez. Yabancının Türkiye’den gönderilme işlemi (deport süreci) kanunen askıya alınır.

Ancak Burada Çok Büyük Bir Hukuki Tuzak Vardır:

Davanın açılmış olması sistemde Göç İdaresi tarafından anında görülmeyebilir. Yabancı (veya avukatı) İdare Mahkemesi’nde davayı açtığı an aldığı “Tevzi Formunu (davanın açıldığını gösteren resmi belgeyi)”, yabancının tutulduğu Geri Gönderme Merkezi’ne (GGM) veya işlemi yapan İl Göç İdaresi’ne acilen elden sunmak ve bildirmek zorundadır. Bu bildirim yapılmazsa, kurum davanın açıldığını bilmediği için yabancıyı uçağa bindirip haksız yere sınır dışı edebilir.

“Otomatik Durma” Kuralının İstisnaları (Kimlerin İşlemi Durmaz?)

İptal davası açıldığında sınır dışı işleminin durması “Genel Kural” olmakla birlikte, kanun koyucu devletin ulusal güvenliğini korumak amacıyla bazı istisnalar getirmiştir. Aşağıdaki gerekçelerle hakkında sınır dışı kararı alınan yabancılar İdare Mahkemesi’nde iptal davası açsalar dahi sınır dışı işlemleri durmaz ve uçağa bindirilebilirler:

  1. Terör Örgütü yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olanlar.
  2. Kamu Düzeni, Kamu Güvenliği veya Kamu Sağlığı açısından ciddi tehdit oluşturanlar.
  3. Uluslararası kurumlarca tanımlanan terör örgütleriyle bağlantılı olanlar.

Peki Bu İstisnai Kişiler Nasıl Korunacak? (AYM Devreye Girer)

Eğer yabancı “Kamu Güvenliği” gerekçesiyle sınır dışı ediliyorsa ve İdare Mahkemesine dava açmak uçağa bindirilmeyi durdurmuyorsa, tek ve son çare Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) “Tedbir Talepli Bireysel Başvuru” yapmaktır. AYM acil olarak toplanır ve yabancının ülkesine gönderilmesi halinde yaşam hakkının tehlikeye gireceğine kanaat getirirse “Sınır Dışı İşleminin Durdurulması (Tedbir)” kararı verir.

İdare Mahkemesi Kararının “Kesinliği”

Sınır dışı iptal davaları, İdare Mahkemelerinde “dosya üzerinden (duruşmasız)” olarak ve öncelikli incelenir. Kanunda mahkemenin bu davayı 15 gün içinde sonuçlandıracağı belirtilse de, fiili uygulamada iş yükü nedeniyle bu süre 3 ila 6 ay arasında değişebilmektedir.

Sınır dışı davalarının yargılama usulündeki en önemli özellik “Kararın Kesin Olmasıdır”.

  • İdare Mahkemesi yabancının lehine karar verir ve deportu iptal ederse, Göç İdaresi bu kararı İstinaf’a taşıyamaz; yabancının yasağı kalkar.
  • Ancak mahkeme yabancının aleyhine karar verirse (davayı reddederse), yabancının da bu karara karşı Bölge İdare Mahkemesi’ne (İstinaf’a) veya Danıştay’a başvurma (temyiz) hakkı yoktur. Karar kesinleşir ve deport işlemi uygulanır. (Bu aşamadaki tek yol yine AYM bireysel başvurusudur).

Dava Açmak İdari Gözetimi (GGM’yi) Sonlandırır mı?

En çok karıştırılan hukuki durumlardan biri budur. İdare Mahkemesi’nde açılan “Sınır Dışı Kararının İptali Davası” yabancıyı uçağa bindirilmekten kurtarır ancak Geri Gönderme Merkezi’nden (GGM) serbest bırakılmasını sağlamaz.

Yabancının GGM’de parmaklıklar ardında tutulması işlemi ayrı bir karardır (İdari Gözetim Kararı). Bu tutukluluk halinden kurtulmak için İdare Mahkemesi davasına ek olarak, eş zamanlı şekilde Sulh Ceza Hakimliği’ne “İdari Gözetim Kararına İtiraz” başvurusunun yapılması zorunludur. Yani yabancının hem uçağa binmemesi hem de hapisten çıkması için iki ayrı mahkemede, iki ayrı hukuki savaş yürütülmelidir.

Sahada Karşılaşılan Kritik Pratik Zorluklar ve Ek Uyarılar

1. GGM’de Vekaletname Çıkar
ma Çıkmazı (Zamana Karşı Yarış) 7 günlük dava açma süresi, kararın yabancıya GGM’de tebliğ edilmesiyle başlar. Ancak yabancı içeride kilit altında olduğu için dışarı çıkıp notere gidemez. Bir avukatın bu davayı açabilmesi için yabancıdan vekaletname alması şarttır. Bunun için noter katibinin şahsen Geri Gönderme Merkezi’ne götürülmesi, yabancının pasaportunun yeminli tercüman eşliğinde çevrilmesi ve imza alınması gerekir. Noterlerin yoğunluğu ve kurumların prosedürleri hesaba katıldığında bu işlem tek başına 3-4 gün sürebilmektedir. Bu nedenle deport tebligatı yapılır yapılmaz, tek bir saat bile kaybedilmeden avukat ile noter organizasyonunun yapılması hayati önem taşır.

2. “Gönüllü Geri Dönüş” İmzasının Davaya Ölümcül Etkisi Yabancı (veya avukatı) İdare Mahkemesinde davayı açmış, mahkeme sınır dışı işlemini durdurmuş olsa bile tehlike geçmiş değildir. Eğer yabancı GGM içerisindeyken psikolojik baskı, yorgunluk veya “imzala seni hemen bırakacağız” gibi yanlış yönlendirmelerle “Gönüllü Geri Dönüş İstek Formu”na imza atarsa, tüm hukuki süreç çöker. İdare Mahkemesi, “Yabancı kendi rızasıyla gitmek istiyor” diyerek davayı konusuz bırakır (Karar Verilmesine Yer Olmadığına hükmeder) ve yabancı derhal sınır dışı edilir. Açılan dava yabancıyı, kendi atacağı bu imzadan koruyamaz.

3. Dava Süresince Yabancının Yasal Statüsü Ne Olur? Dava açılıp sınır dışı işlemi durdurulduğunda mahkeme süreci 3 ila 6 ay sürebilir. Eğer yabancı bu süreçte Sulh Ceza Hakimliği kararıyla GGM’den tahliye edilirse (serbest bırakılırsa), mahkeme sonuçlanana kadar Türkiye’de yasal olarak kalabilmesi için kendisine Göç İdaresi tarafından özel bir “İkamet İzni Belgesi” (veya İdari Gözetime Alternatif Yükümlülük Belgesi) verilir. Yabancı bu belgeyle dava bitene kadar Türkiye’de kaçak konumuna düşmeden yasal olarak bekleyebilir, ancak kural olarak çalışma izni alamaz.

Sınır dışı (deport) iptal davalarının; insan hürriyetinin kısıtlandığı, geri dönüşü olmayan hatalara en açık ve yasal itiraz sürelerinin (sadece 7 gün) son derece dar olduğu en kritik hukuki alanlardan biri olması sebebiyle; İdare Mahkemelerinde süreler kaçırılmadan iptal davası açılması ve sınır dışı işlemlerinin acilen durdurulması hususunda sürecin sıfır hata ile yürütülmesi hayati önem taşır. Yabancıların özgürlüğünün ve yasal haklarının tam korunması için uzman bir göç hukuku avukatına başvurabilir; sürecin başından sonuna kadar güvenle yönetilmesi için doğrudan profesyonel ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS) – Sınır Dışı Kararına İtiraz, İptal Davası ve “7 Gün” Kuralı

1. Sınır dışı (deport) kararına itiraz süresi tam olarak kaç gündür ve ne zaman başlar?

Sınır dışı kararına karşı İdare Mahkemesi’nde dava açma süresi kesin olarak 7 gündür. Bu süre, kararın alındığı gün değil; kararın size veya avukatınıza (ıslak imzayla veya elektronik yolla) resmi olarak “tebliğ edildiği” günün ertesi sabahı işlemeye başlar.

2. 7 günlük dava açma süresini bir gün bile geçirirsem ne olur?

Bu 7 günlük süre hukukta “hak düşürücü” süredir ve hiçbir esnekliği yoktur. Davayı 8. gün açarsanız, mahkeme haklı olup olmadığınıza hiç bakmadan dosyanızı doğrudan reddeder. Karar kesinleşir ve itiraz hakkınızı tamamen kaybederek sınır dışı edilirsiniz.

3. İdare Mahkemesi’nde dava açmak beni uçağa bindirmelerini kesin olarak engeller mi?

Evet. Kanunun getirdiği en büyük koruma budur. 7 günlük yasal süre içinde İdare Mahkemesi’nde iptal davası açtığınızda, mahkeme sonuçlanıncaya kadar Göç İdaresi sizi sınır dışı edemez (Terör ve kamu güvenliği istisnaları hariç).

4. E-Devlet veya UYAP üzerinden davayı açtığımda Göç İdaresi bunu otomatik görür ve işlemi durdurur mu?

Hayır, otomatik olarak görmeyebilir. Dava açıldığı an size verilen mahkeme barkodlu “Tevzi Formunu”, işlemi yapan Göç İdaresi Müdürlüğü’ne veya Geri Gönderme Merkezi’ne (GGM) derhal elden veya faks/KEP yoluyla ulaştırmak zorundasınız. Bu bildirim yapılmazsa kurum davayı bilmediği için sizi uçağa bindirebilir.

5. Dava açmama rağmen sınır dışı işleminin durmadığı istisnai durumlar nelerdir?

Eğer hakkınızdaki sınır dışı kararı; “Terör örgütü yöneticisi/üyesi olmak”, “Kamu düzeni ve kamu güvenliği açısından ciddi tehdit oluşturmak” veya “Uluslararası terör örgütleriyle bağlantılı olmak” gerekçelerinden birine dayanıyorsa, dava açmanız deport işlemini otomatik olarak durdurmaz.

6. Kamu güvenliği gerekçesiyle işlemim durmuyorsa sınır dışı edilmekten kurtulma şansım yok mu?

Son bir şansınız vardır. Böyle bir durumda acilen Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuru yapılarak “Tedbir Kararı” (işlemin durdurulması) talep edilmelidir. AYM durumun aciliyetini ve hayati riskini değerlendirerek uçağa bindirilmenizi durdurabilir.

7. İdare Mahkemesine dava açtık, Geri Gönderme Merkezi’nden (GGM) hemen serbest bırakılır mıyım?

Hayır. İdare Mahkemesi’nde açılan dava sadece uçağa bindirilmenizi engeller, hapisten (GGM’den) çıkmanızı sağlamaz. GGM’den tahliye edilmeniz için yetkili merci farklıdır; avukatınızın Sulh Ceza Hakimliği’ne ayrıca “İdari Gözetim Kararına İtiraz” başvurusu yapması şarttır.

8. Yabancı kişi GGM’de kilit altındayken avukata nasıl vekaletname verebilir?

Yabancı dışarı çıkamayacağı için, dışarıdaki avukat veya yakınları bir noter ile anlaşmalıdır. Noter katibi ve yeminli tercüman, şahsen Geri Gönderme Merkezi’ne giderek yabancının bulunduğu alanda kimlik tespiti yapar ve vekaletnameyi içeride imzalatır. Bu işlem zaman aldığı için 7 günlük sürenin kaçırılmaması adına çok hızlı organize edilmelidir.

9. İdare Mahkemesi’ndeki sınır dışı iptal davası ne kadar sürer?

Kanuna göre bu davaların 15 gün içinde sonuçlanması öngörülmüştür. Ancak büyük şehirlerdeki mahkemelerin aşırı iş yükü nedeniyle, fiili uygulamada bir kararın çıkması ortalama 3 ila 6 ay sürebilmektedir.

10. İdare Mahkemesi davamı reddederse İstinaf veya Yargıtay’a başvurabilir miyim?

Hayır. Yabancılar Kanunu uyarınca, sınır dışı kararlarına karşı İdare Mahkemesinin verdiği karar kesindir. Mahkeme aleyhinize karar verirse dosyayı İstinaf’a (Bölge İdare Mahkemesine) veya Danıştay’a taşıyamazsınız. Karar çıkar çıkmaz sınır dışı işleminiz uygulanır.

11. İdare Mahkemesi beni haklı bulup deportu iptal ederse, Göç İdaresi bu karara itiraz edebilir mi?

Hayır. Kararın kesinliği kuralı Göç İdaresi için de geçerlidir. Mahkeme sınır dışı işlemini iptal ettiğinde kurum bu kararı üst mahkemeye taşıyamaz. Tahdit kodunuz silinir ve sınır dışı kararı ortadan kalkar.

12. Mahkeme devam ederken GGM’den serbest bırakılırsam, dava bitene kadar Türkiye’de kaçak mı sayılırım?

Hayır. Dava sürecinde Sulh Ceza Hakimliği veya İl Göç İdaresi kararıyla serbest bırakılırsanız, size Göç İdaresi tarafından özel bir belge (İdari Gözetime Alternatif Yükümlülük veya benzeri bir belge) verilir. Mahkeme sonuçlanana kadar bu belgeyle Türkiye’de yasal olarak kalabilirsiniz.

13. Avukatım davayı açtı ama içerideki polisler bana “Gönüllü Geri Dönüş” formu uzatıyor. İmzalamalı mıyım?

Kesinlikle hayır. Bu formu imzaladığınız an, “kendi isteğinizle Türkiye’yi terk etmek istediğinizi” resmi olarak beyan etmiş olursunuz. Avukatınızın açtığı iptal davası ve durdurma kararı geçersiz (konusuz) kalır ve birkaç gün içinde kendi ülkenize zorla değil, kağıt üzerinde “gönüllü” olarak deport edilirsiniz.

14. Baskı altında Gönüllü Geri Dönüş formunu imzaladım, her şey bitti mi?

Geri çevirmesi çok zor olsa da tamamen bitmiş sayılmaz. Avukatınız acilen mahkemeye başvurarak bu imzanın “serbest irade ile atılmadığını”, psikolojik veya fiziki baskı/kandırma altında atıldığını iddia edebilir. Ancak bu durumu ispatlamak son derece zordur; bu yüzden o belgeye en başından imza atmamak hayati önem taşır.

15. Sınır dışı kararını mahkeme iptal etti, daha sonra tekrar deport edilebilir miyim?

Aynı dosyadan ve aynı ihlalden dolayı tekrar deport edilemezsiniz. Mahkeme kararı bağlayıcıdır. Ancak iptal kararından aylar sonra yeni bir kavgaya karışırsanız, yasa dışı çalışırsanız veya yeni bir kuralı ihlal ederseniz, İdare yepyeni bir gerekçeyle hakkınızda ikinci bir sınır dışı kararı alabilir.

İdari Gözetim Kararı, Geri Gönderme Merkezleri (GGM) ve Serbest Bırakılma Yolları

Hakkında sınır dışı (deport) kararı alınan her yabancı anında uçağa bindirilmez veya doğrudan hapse atılmaz. Ancak devlet, yabancının kendi imkanlarıyla ülkeyi terk etmeyeceğine veya kaçıp saklanacağına kanaat getirirse, yabancıyı sınır dışı işlemleri tamamlanana kadar devletin kontrolü altında kapalı bir tesiste tutmaya karar verir. Bu işleme “İdari Gözetim Kararı”, yabancıların kilit altında tutulduğu tesislere ise “Geri Gönderme Merkezi (GGM)” adı verilir.

İdari gözetim, Yabancılar Hukuku’nun en can yakıcı aşamasıdır. Çünkü henüz hakkında hiçbir kesinleşmiş hapis cezası bulunmayan, belki de sadece ikamet izni süresini birkaç gün geçirmiş bir kişi, anayasal bir hak olan “Kişi Hürriyeti ve Güvenliği” hakkından mahrum bırakılarak özgürlüğünü kaybeder.

Kimler Hakkında İdari Gözetim (GGM) Kararı Verilir?

Kanuna göre, hakkında sınır dışı kararı alınan yabancılardan aşağıdaki şartlardan en az birini taşıyanlar doğrudan Geri Gönderme Merkezlerine alınırlar:

  1. Kaçma ve Kaybolma Şüphesi Bulunanlar: Türkiye’de sabit bir ikametgahı olmayan, adresinde bulunamayan veya daha önce kendisine “Terke Davet (İhtiyari Çıkış)” süresi verilmesine rağmen ülkeden ayrılmayanlar.
  2. Sahte Belge Kullananlar: Türkiye’ye girişte veya ikamet başvurularında sahtecilik yapanlar.
  3. Kabul Edilemez Yolcular: Sınır kapılarından Türkiye’ye girmeye çalışırken yasa dışı yollar kullananlar veya girişi engellenenler.
  4. Kamu Düzeni ve Güvenliğini Tehdit Edenler: Adli bir suça karışanlar, terör bağlantısı şüphesi taşıyanlar veya toplumda infial yaratan eylemlerde bulunanlar.

İdari Gözetim Süresi (En Fazla Ne Kadar İçeride Kalınır?)

Geri Gönderme Merkezleri (GGM) bir cezaevi olmadığı için, kişilerin burada tutulma süreleri katı yasal sınırlara bağlanmıştır.

  • Temel Kural: GGM’de idari gözetim süresi en fazla 6 aydır.
  • İstisnai Uzatma: Eğer yabancının kendi ülkesinden pasaport veya seyahat belgesi temin edilemiyorsa, yabancı kimliği hakkında yalan söylüyorsa veya sınır dışı edilmemek için işlemleri zorlaştırıyorsa (örneğin konsoloslukla işbirliği yapmıyorsa), Valilik kararıyla bu süre en fazla 6 ay daha uzatılabilir.
  • Maksimum Sınır: Bir yabancı, GGM’de aralıksız olarak maksimum 12 ay tutulabilir. 12 ayın sonunda yabancı sınır dışı edilememiş olsa bile GGM’den derhal serbest bırakılmak zorundadır.

GGM’den Kurtuluş Yolu: Sulh Ceza Hakimliğine İtiraz

Yabancının 6 ay boyunca parmaklıklar ardında beklemesini önleyecek tek yargı yolu, Sulh Ceza Hakimliği’ne yapılacak itiraz başvurusudur. İdare Mahkemesinde açılan deport iptal davasının yabancıyı hapisten (GGM’den) çıkarmadığını önceki bölümde belirtmiştik. Yabancının özgürlüğüne kavuşması için avukatı aracılığıyla Sulh Ceza Hakimliğine ayrı bir hukuki savaş açması gerekir.

  • Süre Sınırı Yoktur: İdare Mahkemesindeki “7 gün” kuralının aksine, idari gözetim kararına itiraz için bir süre sınırı yoktur. Yabancı GGM’de tutulduğu sürece Sulh Ceza Hakimliğine her zaman başvuru yapılabilir.
  • Dosya Üzerinden İnceleme: Hakimlik, itirazı duruşma açmaksızın dosya üzerinden hızla (genellikle 3 ila 7 gün içinde) inceler.
  • Tekrar Başvuru Hakkı: Sulh Ceza Hakimliği itirazı reddederse süreç bitmez. İdari gözetim şartlarının değiştiği (örneğin yabancının hastalığının ağırlaştığı, hamileliğinin ilerlediği veya kaçma şüphesinin ortadan kalktığı) gerekçesiyle yeniden (ikinci veya üçüncü kez) Sulh Ceza Hakimliği’ne başvuru yapılabilir.

Eğer Sulh Ceza Hakimi, idari gözetim kararının haksız olduğuna veya artık gereksiz olduğuna hükmederse “İdari Gözetimin Sonlandırılmasına” karar verir ve yabancı aynı gün GGM’den tahliye edilir.

GGM’ye Alternatif Yollar: “İdari Gözetime Alternatif Yükümlülükler” (YUKK Madde 57/A)

Bazen yabancının dosyası Sulh Ceza Hakimliği tarafından reddedilebilir veya mahkeme süreci beklenmek istenmeyebilir. Bu durumda devreye kanunun getirdiği esnek bir sistem olan Alternatif Yükümlülükler girer. Yabancı veya avukatı, doğrudan İl Göç İdaresi’ne başvurarak “Beni GGM’de kapalı tutmayın, bunun yerine dışarıda bana şu yükümlülükleri verin” diyebilir:

  1. Teminat (Kefalet) Yatırma: Devletin her yıl güncellediği yüksek bir nakdi teminat bedelinin (Örn: 50.000 TL – 100.000 TL arası) Maliye veznesine yatırılması karşılığında yabancı GGM’den tahliye edilir. Sınır dışı işlemleri bittiğinde veya yabancı yasal statü (ikamet/çalışma izni vb.) kazandığında bu para yabancıya iade edilir.
  2. Belirli Adreste İkamet ve Bildirim (İmza) Yükümlülüğü: Yabancı GGM’den çıkarılır ancak kendisine belirtilen il/ilçe sınırları dışına çıkması yasaklanır. Yabancı, haftanın belirlenen günlerinde (Örn: her Pazartesi ve Perşembe) polis merkezine veya Göç İdaresi’ne giderek imza atmak zorundadır.
  3. Elektronik Kelepçe: Yabancının kaçma şüphesi yüksekse, ayak bileğine elektronik kelepçe takılarak GGM’den evine gönderilir ve sadece belirlenen sınırlar içinde yaşamasına izin verilir.

Alternatif yükümlülüklere uymayan (örneğin imza atmaya gitmeyen) yabancı, anında tutuklanarak tekrar GGM’ye geri götürülür.

Hukuki Destek ve Profesyonel Danışmanlık

İdari gözetim kararları ve Geri Gönderme Merkezlerindeki (GGM) süreçler, bir kişinin anayasal özgürlüğünün elinden alındığı, psikolojik yıpranmanın en üst seviyede olduğu ve ailelerin en çok paniğe kapıldığı aşamalardır.

Yakınınızın GGM’de geçirdiği her saniye kritik önem taşır. Aceleyle ve baskı altında attırılacak bir “Gönüllü Geri Dönüş” imzasını engellemek, Sulh Ceza Hakimlikleri nezdinde güçlü ve ikna edici dilekçelerle derhal tahliye kararı aldırmak ve gerekli durumlarda Teminat (Kefalet) gibi alternatif yöntemleri hızla devreye sokarak yakınınızı özgürlüğüne kavuşturmak kusursuz bir hukuki tecrübe gerektirir. Yabancıların hürriyetinin geri alınması ve yasal haklarının tam korunması için uzman bir göç hukuku avukatına başvurabilir; sürecin başından sonuna kadar güvenle yönetilmesi için doğrudan profesyonel ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.






























Sıkça Sorulan Sorular (SSS) – İdari Gözetim, GGM ve Serbest Bırakılma Yolları

1. Geri Gönderme Merkezi (GGM) bir hapishane midir? Mahkumlar gibi mi muamele görülür? Hukuki ve teknik olarak GGM bir cezaevi (hapishane) değildir. Sınır dışı edilecek yabancıların işlemlerinin tamamlanması amacıyla devlet (Göç İdaresi) kontrolünde tutuldukları idari misafirhanelerdir. Ancak kişilerin kendi iradeleriyle dışarı çıkmaları yasak olduğu için, özgürlüğü kısıtlayıcı bir tedbirdir.

2. GGM’ye alınan bir yabancı, ailesiyle veya avukatıyla hemen görüşebilir mi? Evet. Yabancının avukatıyla görüşme hakkı anayasal bir haktır ve mesai saatleri içinde kısıtlanamaz. Aile üyeleri veya yakınları ise merkezin belirlediği özel ziyaret gün ve saatlerinde yabancıyla görüşebilirler. Ayrıca yabancılar, içerideki ankesörlü telefonları kullanarak dışarıyla iletişim kurabilirler.

3. İdari gözetim kararı mahkeme tarafından mı verilir? Hayır. İdari gözetim kararı, tıpkı sınır dışı kararında olduğu gibi doğrudan Valilikler (İl Göç İdaresi Müdürlükleri) tarafından idari bir işlem olarak verilir. Mahkeme, sadece bu kararın haksız olduğuna yönelik itiraz yapıldığında devreye girer.

4. Bir yabancı GGM’de en fazla kaç ay kapalı tutulabilir? Yabancılar Kanunu’na göre temel idari gözetim süresi en fazla 6 aydır. Ancak pasaport temin edilememesi veya yabancının işlemleri zorlaştırması durumunda bu süre 6 ay daha uzatılabilir. Bir yabancı GGM’de aralıksız olarak en fazla 12 ay tutulabilir; bu süre dolduğunda sınır dışı edilemese bile serbest bırakılmak zorundadır.

5. Sınır dışı kararının iptali için İdare Mahkemesine dava açtık, yabancı GGM’den çıkar mı? Hayır, çıkmaz. İdare Mahkemesindeki iptal davası sadece yabancının uçağa bindirilip gönderilmesini (deport işlemini) durdurur. Yabancının kapalı tutulduğu GGM’den serbest bırakılması için ayrıca ve eş zamanlı olarak Sulh Ceza Hakimliği’ne itiraz edilmesi şarttır.

6. Sulh Ceza Hakimliğine başvuru yapmak için “7 gün” gibi bir süre sınırı var mıdır? Hayır. İdare Mahkemesindeki 7 günlük kesin dava açma süresinin aksine, idari gözetim kararına itiraz (Sulh Ceza Hakimliği) için hiçbir süre sınırı yoktur. Yabancı GGM’de kapalı tutulduğu müddetçe her zaman bu başvuru yapılabilir.

7. Sulh Ceza Hakimliği başvurumu reddederse her şey biter mi, bir daha başvuramayacak mıyım? İtirazınız reddedilse dahi süreç bitmez. İdari gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği (örneğin; sağlık sorununun çıkması, hamilelik, kaçma şüphesinin bulunmadığına dair yeni belgeler sunulması) gerekçesiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne yeniden itiraz başvurusunda bulunabilirsiniz.

8. Sulh Ceza Hakimliğinden tahliye (serbest bırakılma) kararı çıkarsa yabancı ne zaman çıkar? Sulh Ceza Hakimliği idari gözetimin sonlandırılmasına karar verirse, bu karar derhal Geri Gönderme Merkezi’ne (GGM) iletilir ve yabancı kural olarak aynı gün içinde işlemlerinin tamamlanmasının ardından serbest bırakılır.

9. “Teminat (Kefalet)” yatırarak GGM’den serbest kalmak nedir? Eğer yabancının kaçma veya kaybolma şüphesi düşükse, devletin belirlediği yüksek bir nakdi teminat bedelinin Maliye veznesine yatırılması şartıyla yabancı GGM’den tahliye edilir ve süreci dışarıdan takip etmesine izin verilir.

10. Teminat yatırarak serbest kalırsam bu paramı daha sonra geri alabilir miyim? Evet. Yatırdığınız teminat bedeli devlete kesilen bir ceza değildir. Sınır dışı işlemleriniz tamamlanıp ülkeyi terk ettiğinizde, Türkiye’de yasal bir ikamet/çalışma izni kazandığınızda veya hakkınızdaki deport kararı mahkemece iptal edildiğinde bu parayı iade alabilirsiniz.

11. Kefalet (Teminat) miktarını kim belirliyor ve tutarı ne kadardır? Teminat miktarı her yıl Göç İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından alt ve üst limitler halinde belirlenir (Örneğin; 50.000 TL ile 150.000 TL arası gibi). Somut olayda yabancıdan ne kadar teminat isteneceği, yabancının durumuna ve ihlalin niteliğine göre Valilik tarafından belirlenir.

12. İmza yükümlülüğü verilerek serbest bırakıldım, bir gün imza atmayı unutursam ne olur? Size verilen imza atma günlerini (Örn: her Pazartesi) aksatmanız veya belirlenen il sınırları dışına izinsiz çıkmanız durumunda “alternatif yükümlülükleri ihlal etmiş” sayılırsınız. Hakkınızda yakalama kararı çıkarılır, teminat yatırdıysanız hazineye irat kaydedilir (paranızı kaybedersiniz) ve tekrar GGM’ye kapatılırsınız.

13. GGM’deyken kendi rızamla “Gönüllü Geri Dönüş” formunu imzalarsam Sulh Ceza davam ne olur? Bu formu imzaladığınız an, Sulh Ceza Hakimliğinde devam eden serbest bırakılma davanız ile İdare Mahkemesindeki deport iptal davanız geçersiz (konusuz) kalır. Mahkeme süreci düşer ve uçağa bindirilerek doğrudan ülkenize gönderilirsiniz.

14. Ağır hasta, engelli veya hamile olan biri GGM’ye alınır mı? 6458 sayılı Kanunun 55. maddesi gereği; seyahat etmesi hayati risk taşıyan ağır hastalar, hamileler, engelliler ve yaşlılar kural olarak GGM’ye alınmazlar. Bu kişilere sınır dışı işlemlerinin durdurulması ve İdari Gözetime Alternatif Yükümlülükler (imza, elektronik kelepçe vb.) uygulanarak dışarıda kalmaları sağlanır.

15. GGM’de tutulurken pasaportumu yırtarsam veya kimliğimi polislerden gizlersem süreç uzar mı? Evet, tam olarak kanundaki uzatma sebebi budur. Yabancının kimliğiyle veya ülkesiyle ilgili yanlış bilgi vermesi, pasaportunu saklaması veya temin sürecinde konsolosluğuyla işbirliği yapmaması (işlemleri zorlaştırması) idari gözetim süresinin ekstra 6 ay daha uzatılmasına sebep olur.

16. Sulh Ceza itiraz davamı ikamet ettiğim ilde mi, GGM’nin bulunduğu ilde mi açmalıyım? Yetkili mahkeme, idari gözetim kararını veren Valiliğin bulunduğu ildeki veya yabancının fiilen tutulduğu Geri Gönderme Merkezinin bulunduğu yerdeki Sulh Ceza Hakimliği’dir. Başka bir ildeki GGM’ye sevk edildiyseniz, davalar genellikle sevk edildiğiniz yerdeki yetkili mahkemelerde açılır.

17. Elektronik kelepçe ile serbest bırakılmak tam olarak nedir? Yabancının GGM’de (kapalı bir alanda) tutulması yerine, ayak bileğine elektronik bir izleme cihazı takılarak evine gönderilmesidir. Yabancı evinde veya belirlenen il sınırları içinde yaşamına devam eder; ancak o sınırların dışına çıkarsa sistem Göç İdaresi’ne alarm verir ve yabancı tekrar yakalanır.

18. GGM’den (İdari gözetimden) Sulh Ceza Hakimliği kararıyla tahliye edildim. Artık Türkiye’de tamamen özgür müyüm? Fiziksel olarak hürriyetinize kavuşursunuz, ancak hukuki statünüz tamamen “özgür” değildir. Serbest bırakılmanız, hakkınızdaki sınır dışı kararının kalktığı anlamına gelmez. Sınır dışı iptal davanız (İdare Mahkemesinde) bitene kadar size verilen özel bir belgeyle Türkiye’de beklersiniz veya hakkınızda alternatif yükümlülükler devam eder.

19. Bir yabancının GGM’den serbest bırakılması için avukat tutması yasal bir zorunluluk mudur? Yasal olarak bir avukat tutma zorunluluğunuz yoktur. Ancak GGM içerisindeki bir kişinin adliyeye gidip dava açması fiziksel olarak imkansızdır; dilekçelerin hukuki donanımı, teminat süreçlerinin yönetimi ve kurumlarla iletişimin sıfır hata ile yürütülmesi ancak dışarıdan bir avukatın sürece müdahil olmasıyla fiilen mümkün olabilmektedir.

20. Sulh Ceza Hakimliğinin serbest bırakma kararına Göç İdaresi itiraz edebilir mi? Evet. Sulh Ceza Hakimliğinin yabancının tahliyesine yönelik verdiği karara karşı, idarenin (Göç İdaresi’nin) bir üst Sulh Ceza Hakimliğine itiraz etme hakkı bulunmaktadır. Ancak bu itiraz, yabancının derhal serbest bırakılması işlemini kural olarak durdurmaz.

Geri Gönderme Merkezi (GGM) Nedir? GGM’deki Göçmenlerin Yasal Hakları

Hakkında sınır dışı etme (deport) kararı alınan yabancıların, ülkelerine gönderilene kadar devlet kontrolünde kapalı olarak tutuldukları tesislere Geri Gönderme Merkezi (GGM) adı verilir. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) kapsamında kurulan bu merkezler, doğrudan Göç İdaresi Başkanlığı’na (ve illerdeki Valiliklere) bağlı olarak faaliyet gösterir.

Kamuoyunda ve göçmenler arasında en çok karıştırılan husus, GGM’lerin bir hapishane (cezaevi) sanılmasıdır. Teknik ve hukuki açıdan GGM bir hapishane değildir. Burada tutulan kişiler bir mahkeme kararıyla “mahkum” edilmiş suçlular değil, idari bir işlem olan sınır dışı kararının uygulanmasını bekleyen “idari gözetim altındaki” yabancılardır. Ancak, tesisin kapılarının kilitli olması, güvenlik görevlilerinin bulunması ve yabancıların kendi iradeleriyle dışarı çıkamamaları nedeniyle, anayasal “Kişi Hürriyeti ve Güvenliği” hakkının fiilen kısıtlandığı yerlerdir.

Tam da bu özgürlük kısıtlaması nedeniyle, devlet GGM’lerde tutulan yabancılara keyfi bir muamele yapamaz. İdari gözetim altındaki yabancıların ulusal kanunlar, uluslararası sözleşmeler ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarıyla güvence altına alınmış çok kesin yasal hakları bulunmaktadır.

GGM’lerdeki Barınma ve Ayrım Esasları

Geri Gönderme Merkezlerine alınan yabancılar, tesis içinde rastgele bir arada tutulmazlar. İnsan onuruna ve uluslararası standartlara uygun olarak belirli ayrım kuralları uygulanır:

  • Cinsiyet Ayrımı: Kadınlar ve erkekler merkez içinde tamamen ayrı bloklarda veya bölümlerde tutulur.
  • Aile Bütünlüğü: Birlikte yakalanan eşler ve çocuklu aileler (merkezin fiziki imkanları elverdiği ölçüde) diğerlerinden ayrı, kendilerine tahsis edilen aile odalarında/bölümlerinde bir arada tutulur.
  • Suç ve Hassasiyet Ayrımı: Adli suçlara (terör, şiddet, uyuşturucu vb.) karışmış güvenlik riski yüksek yabancılar ile sadece vize ihlali yapmış sıradan göçmenler kural olarak aynı koğuşlarda tutulmamaya özen gösterilir.

GGM’deki Göçmenlerin Temel Yasal Hakları Nelerdir?

YUKK Madde 59 ve Geri Gönderme Merkezleri Yönetmeliği kapsamında, idari gözetim altına alınan yabancılara sağlanması zorunlu olan temel yasal haklar şunlardır:

1. Avukata ve Hukuki Danışmanlığa Erişim Hakkı (En Kritik Hak)

Bir yabancının GGM’den kurtulabilmesi ve haksız deport kararını durdurabilmesi için en temel hakkı avukatıyla görüşebilmesidir.

  • Görüşme Gizliliği: Yabancı, avukatıyla mesai saatleri içerisinde, tesis içinde ayrılmış özel görüşme odalarında sesli ve görüntülü kaydedilmeden (gizlilik içinde) görüşme hakkına sahiptir. GGM personeli görüşmenin içeriğini dinleyemez.
  • Noter İşlemleri: Yabancı, dışarıdaki hukuki işlemlerini yürütebilmesi veya dava açabilmesi için bir avukata vekaletname vermek zorundadır. Bu sebeple, noter katipleri ve yeminli tercümanların GGM’ye girerek yabancı ile işlem yapması yasal bir haktır ve idarece engellenemez.
  • Adli Müzaharet (Ücretsiz Avukat): Yabancının avukat tutacak maddi gücü yoksa, bulunduğu ilin Barosu tarafından kendisine ücretsiz bir avukat görevlendirilmesini talep etme hakkı vardır.

2. İletişim, Haberleşme ve Ziyaretçi Hakkı

Yabancının dış dünyayla bağlantısı tamamen kesilemez; ailesine ve yakınlarına nerede olduğunu bildirmesi en temel insan hakkıdır.

  • Telefon Kullanımı: GGM’ye girişte yabancıların kişisel cep telefonları güvenlik amacıyla emanete alınır. Ancak merkez içindeki koridorlarda bulunan ankesörlü telefonlar aracılığıyla, yabancının dilediği zaman ailesiyle ve avukatıyla telefon görüşmesi yapma hakkı vardır.
  • Ziyaretçi Kabulü: Yabancılar; eşleri, altsoyları (çocukları), üstsoyları (anne-babası) veya yasal temsilcileri (avukatları) tarafından merkezin belirlediği ziyaret saatleri içinde ziyaret edilebilirler.
  • Konsoloslukla İletişim: Yabancı, kendi ülkesinin konsolosluk yetkilileriyle veya Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) görevlileriyle görüşme ve yardım talep etme hakkına sahiptir.

3. Sağlık Hizmetlerine Erişim ve Tıbbi Bakım Hakkı

GGM’lerde tutulan kişilerin sağlığından devleti temsil eden GGM idaresi sorumludur.

  • Merkeze getirilen her yabancı, içeri alınmadan önce bulaşıcı hastalık, darp izi veya acil tıbbi durum tespiti için mutlaka bir sağlık taramasından (doktor kontrolünden) geçirilir.
  • Tesis içinde temel sağlık hizmetlerini vermek üzere sağlık personeli (doktor ve hemşire) bulundurulur.
  • Yabancının durumu merkezdeki revirde çözülemeyecek kadar ciddiyse, yabancı derhal devlet hastanelerine veya acil servise sevk edilmek zorundadır.
  • Yabancının ilaç masrafları veya hastane masraflarını karşılayacak parası yoksa, bu masraflar İdare tarafından karşılanır; sağlık hakkı paraya bağlanamaz.

4. İnsani Yaşam, Beslenme ve Barınma Hakları

GGM’ler uluslararası insan hakları standartlarına uygun fiziki koşulları sağlamakla yükümlüdür.

  • Beslenme: Yabancılara günde üç öğün yeterli, sağlıklı ve dini/kültürel inançlarına uygun (örneğin helal gıda veya vejetaryen seçenekler) yemek verilmesi zorunludur.
  • Temel İhtiyaçlar: Temiz yatak, battaniye ve kişisel hijyen malzemeleri (sabun, şampuan, diş fırçası vb.) merkez tarafından ücretsiz olarak temin edilir.
  • Havalandırma: Yabancıların günün belirli saatlerinde koğuşlarından çıkarak açık havaya (bahçeye/havalandırmaya) çıkmalarına izin verilir.

5. Tercüman ve Bilgilendirilme Hakkı

Hukukun en temel ilkesi “Kişinin neden özgürlüğünden mahrum bırakıldığını bilmesi” kuralıdır.

  • Yabancı merkeze getirildiğinde; kendisine hakları, neden orada tutulduğu, hakkında alınan sınır dışı kararı ve bunlara karşı nasıl itiraz edebileceği anlayabileceği bir dilde yazılı ve sözlü olarak açıklanmalıdır.
  • İdare, resmi tebligatları yaparken (Örneğin deport kararı tebliğ edilirken) yeminli tercüman bulundurmak zorundadır. Yabancı neye imza attığını bilmiyorsa, bu durum ağır bir usul hatasıdır.

Hassas ve Kırılgan Grupların Korunması

Kanun koyucu, GGM ortamının bazı yabancılar için telafisi imkansız zararlar doğurabileceğini öngörmüş ve “Kırılgan Gruplara” özel koruma zırhı getirmiştir:

  1. Refakatsiz Çocuklar: Yanında ebeveyni olmayan 18 yaş altı çocuklar kesinlikle GGM’lerde tutulamazlar. Derhal Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı çocuk bakım yurtlarına teslim edilmeleri gerekir.
  2. Ağır Hastalar, Yaşlılar ve Hamile Kadınlar: Fiziki koşullar veya sağlık sorunları nedeniyle idari gözetim altında tutulması hayati risk taşıyan yabancılar kural olarak GGM’ye alınmamalıdır. Eğer alınmışlarsa, durumları sağlık raporuyla tespit edildiği an alternatif yükümlülükler (imza vb.) uygulanarak derhal serbest bırakılmaları yasal bir zorunluluktur.
  3. İnsan Ticareti Mağdurları ve Şiddet Görenler: Psikolojik veya fiziksel şiddet/istismar mağduru olan yabancıların tedavi ve rehabilitasyon süreçleri önceliklidir, GGM’de tutularak travmaları derinleştirilemez.

GGM’de Yaşanan Hak İhlalleri ve Şikayet Yolları

GGM’ler her ne kadar kurallara bağlı olsa da, uygulamada zaman zaman kötü muamele, sağlık hakkına erişememe veya zorla belge (Gönüllü Geri Dönüş) imzalattırma gibi hak ihlalleri yaşanabilmektedir.

  • İşkence ve Kötü Muamele Yasağı: Hiçbir yabancıya fiziksel şiddet uygulanamaz, onur kırıcı ve aşağılayıcı bir muamele yapılamaz. Bu mutlak bir anayasal yasaktır.
  • Şikayet Mekanizmaları: Hak ihlaline uğradığını düşünen yabancı; doğrudan Merkez Müdürlüğüne dilekçe verebilir, avukatı aracılığıyla Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunabilir, TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonuna, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumuna (TİHEK) veya CİMER’e şikayette bulunma hakkına sahiptir.

Sınır dışı (deport) kararları ve Geri Gönderme Merkezlerindeki (GGM) idari gözetim süreçleri; insan hürriyetinin kısıtlandığı, geri dönüşü olmayan hatalara en açık ve yasal itiraz sürelerinin son derece dar olduğu en kritik hukuki alanlardır. Yabancı yakınınızın Geri Gönderme Merkezlerinden hızla serbest bırakılması, haksız deport kararlarının İdare Mahkemelerinde iptal edilmesi ve Türkiye’ye giriş yasaklarının kaldırılarak yasal dönüş yollarının açılması hususlarında sürecin sıfır hata ile yürütülmesi hayati önem taşır. Yabancıların özgürlüğünün ve temel insan haklarının tam korunması için uzman bir göç hukuku avukatına başvurabilir; sürecin başından sonuna kadar güvenle yönetilmesi için doğrudan profesyonel ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS) – Geri Gönderme Merkezi (GGM) ve Yasal Haklar

1. GGM’ye girerken cep telefonumu kullanmaya devam edebilir miyim? Hayır. Güvenlik kuralları gereği, tesise girişte kameralı ve internet erişimli kişisel cep telefonunuz kapatılarak emanete alınır. İçerideyken ailenizle ve avukatınızla iletişiminizi GGM koridorlarında bulunan ankesörlü telefonlar aracılığıyla (telefon kartı alarak) sağlayabilirsiniz.

2. Üzerimdeki nakit paraya, banka kartlarına ve değerli eşyalarıma ne olur? Merkeze girişte tüm değerli eşyalarınız, nakit paranız ve bagajınız kayıt altına alınarak size bir “Emanet Makbuzu” verilir ve idare kasasında güvenle saklanır. GGM’den serbest bırakıldığınızda veya sınır dışı edilirken tüm emanetleriniz size eksiksiz olarak iade edilir.

3. GGM’deki bir yakınıma dışarıdan yemek veya kıyafet götürebilir miyim? Güvenlik ve hijyen kuralları gereği dışarıdan ev yemeği veya paketli gıda getirilmesi kesinlikle yasaktır; tüm beslenme ihtiyacı merkez tarafından karşılanır. Ancak, idarenin belirlediği kurallar ve kontroller çerçevesinde temiz kıyafet, iç çamaşırı ve kişisel bakım eşyası teslim etmenize genellikle izin verilir.

4. GGM’de tutulan yakınıma nasıl para ulaştırabilirim? Yabancının içerideki kantin harcamaları (telefon kartı, bisküvi, sigara vb.) için paraya ihtiyacı olabilir. İlgili GGM’nin uygulamasına göre değişmekle birlikte; ya ziyaret saatlerinde elden makbuz karşılığı idareye para teslim edebilir ya da PTT / Banka Havalesi yoluyla “Yabancının Adı-Soyadı ve Yabancı Kimlik Numarası” belirtilerek idare hesabına para gönderebilirsiniz.

5. İçeride kalacağım süre boyunca yatak ve yemek için benden ücret talep edilecek mi? Hayır. GGM’de idari gözetim altında tutulduğunuz süre boyunca barınma, 3 öğün yemek, elektrik, su ve temel sağlık hizmetlerinin tamamı devlet tarafından ücretsiz olarak karşılanır. Sizden herhangi bir “konaklama ücreti” talep edilemez.

6. Avukatımla yaptığım görüşmeyi polisler veya güvenlik görevlileri dinleyebilir mi? Kesinlikle dinleyemez. Avukatınızla yapacağınız görüşmeler “Avukat-Müvekkil Gizliliği” kapsamında tamamen yasal güvence altındadır. Görüşmeler, ses ve görüntü kaydı olmayan özel odalarda yapılır ve GGM personeli bu görüşmenin içeriğine müdahale edemez.

7. Avukat tutacak maddi gücüm yok, hukuki haklarımı nasıl savunacağım? Yabancılar Kanunu gereği hukuki desteğe erişim hakkınız vardır. Eğer maddi durumunuz yetersizse, bulunduğunuz ilin Barosu’na (Adli Yardım Bürosuna) başvurularak sizin için ücretsiz bir avukat (adli müzaharet) görevlendirilmesini GGM idaresinden yazılı olarak talep edebilirsiniz.

8. Türkçe okuma yazmam yok, bana zorla belge imzalatabilirler mi? Hayır. Hangi dilde konuştuğunuz tespit edildikten sonra, size tebliğ edilecek sınır dışı veya idari gözetim gibi resmi evrakların içeriği yeminli bir tercüman aracılığıyla size kendi dilinizde açıklanmak zorundadır. Ne anlama geldiğini anlamadığınız veya tercümesi yapılmayan hiçbir belgeyi imzalamak zorunda değilsiniz.

9. Hastalanırsam beni devlet hastanesine veya özel hastaneye götürürler mi? GGM içinde temel tedaviler için bir revir ve doktor bulunur. Eğer durumunuz ciddiyse ve merkezde tedavi edilemiyorsa, idare sizi devlet hastanelerinin acil servisine veya polikliniklerine jandarma/polis eşliğinde sevk etmek zorundadır. Ancak kural olarak, kendi isteğinizle “özel hastaneye” gitme hakkınız bulunmamaktadır.

10. Hamile eşimi veya küçük çocuğumu diğer suçlularla aynı koğuşa mı koyarlar? Hayır. GGM’lerde “Aile Bütünlüğünün Korunması” esastır. Aileler, diğer yabancılardan ayrı tutuldukları özel aile bölümlerinde konaklatılır. Ayrıca hamileler, engelliler ve yaşlılar gibi hassas gruplara fiziki imkanlar dahilinde daha uygun koşullar sağlanır.

11. Ailemi her gün ziyaret edebilir miyim? Hayır. Ziyaretler, her Geri Gönderme Merkezi’nin kendi iç işleyişine göre belirlediği özel gün ve saatlerde yapılır. Ziyaretçi kuralları ve saatleri konusunda, yakınınızın bulunduğu GGM Müdürlüğünü arayarak veya kuruma giderek önceden bilgi almanız şarttır.

12. GGM’de bana kötü muamele yapıldığını veya hakarete uğradığımı düşünürsem ne yapmalıyım? İşkence ve kötü muamele mutlak bir suçtur. Böyle bir durumda avukatınız aracılığıyla derhal Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Ayrıca GGM Müdürlüğüne, CİMER’e veya Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumuna (TİHEK) şikayet dilekçesi verme hakkınız yasal güvence altındadır.

13. GGM’de koğuşlar arası geçiş serbest mi? Hayır. Güvenlik sebebiyle yabancıların kendi tahsis edilen koğuşları veya bölümleri dışında izinsiz dolaşması, kadın ve erkek blokları arasında geçiş yapması yasaktır. Havalandırma ve ortak alan (kantin vb.) kullanımları idarenin belirlediği saat çizelgesine göre toplu olarak veya gruplar halinde yapılır.

14. “Gönüllü Geri Dönüş” belgesini imzalarsam GGM’den hemen çıkar mıyım? Bu belgeyi imzalarsanız hukuki itiraz (Sulh Ceza ve İdare Mahkemesi) haklarınızdan feragat etmiş sayılırsınız. İdare sizi uçağa bindirmek için işlemlerinizi hızlandırır. Biletinizi kendi paranızla alırsanız birkaç gün içinde havalimanına götürülerek Türkiye’den ayrılmanız sağlanır. Ancak bu, Türkiye’de serbest kalarak evinize döneceğiniz anlamına gelmez; doğrudan ülkenize gönderilirsiniz.

15. Eşim Türk vatandaşı, ben GGM’deyken eşim beni oradan çıkarabilir mi? Eşinizin Türk vatandaşı olması sizi otomatik olarak GGM’den çıkarmaz. Sınır dışı işleminin durması ve idari gözetimin sonlanması için eşinizin değil, avukatınızın İdare Mahkemesi ve Sulh Ceza Hakimliği nezdinde resmi davaları açması zorunludur. Eşiniz bu süreçte sadece dışarıdan yasal prosedürleri yürütecek avukatlık organizasyonunu sağlayabilir.

Tahdit Kodları (Ülkeye Giriş Yasakları) ve Meşruhatlı Vize ile Geri Dönüş Yolları

Sınır dışı (deport) edilen, vize/ikamet süresini ihlal ederek Türkiye’den çıkış yapan veya ülke içinde yasa dışı bir faaliyete (kaçak çalışma, sahtecilik, suça karışma vb.) iştirak eden yabancıların, Göç İdaresi ve Emniyet birimleri tarafından sınır kapılarındaki (PolNet) sistem sicillerine işlenen alfanumerik güvenlik kodlarına “Tahdit Kodu” denir.

Tahdit kodu, bir yabancının “fişlenmesi” ve Türkiye’ye girişinin otomatik olarak engellenmesi (giriş yasağı konulması) anlamına gelir. Bir yabancının pasaportunda geçerli bir vizesi olsa bile, sistemde aktif bir tahdit kodu (giriş yasağı) bulunuyorsa, Türkiye sınır kapılarından içeri alınmaz ve geldiği ülkeye “Kabul Edilemez Yolcu (INAD)” statüsünde geri çevrilir.

Uygulamada En Çok Karşılaşılan Tahdit Kodları Nelerdir?

Tahdit kodları, ihlalin ağırlığına göre harf ve rakam gruplarından oluşur. En sık karşılaşılan kodlar ve hukuki anlamları şunlardır:

  • V-84 (10 Gün İçinde İkamet İzni Alma Şartı): Vize süresini geçirerek çıkış yapan yabancıların, sınırda cezalarını ödemeleri şartıyla konulan geçici bir koddur. Yabancı Türkiye’ye tekrar girdiğinde, 10 gün içinde e-Devlet üzerinden ikamet izni başvurusu yapmak zorundadır. Yapmazsa tekrar deport edilir.
  • V-71 (Adreste Bulunamama): İkamet izni alırken beyan ettiği adreste yaşamadığı tespit edilen yabancılara konulur. İkamet izninin iptalini ve sınır dışı işlemlerini beraberinde getirir.
  • Ç-114 (Hakkında Adli İşlem Yapılanlar): Türkiye’de herhangi bir adli suça karışan (şüpheli olarak bile olsa karakolda ifade veren) yabancılara konulan giriş yasağıdır. Genellikle 1 ila 2 yıl arası ülkeye giriş engeli yaratır.
  • Ç-117 (Kaçak Çalışma): Çalışma izni olmadan sigortasız çalışan yabancılara konulur. İdari para cezası ile birlikte kural olarak 1 yıl süreyle ülkeye giriş yasağı getirir.
  • Ç-137 (Terke Davet Edilenler): İkamet izni reddedilen ve kendisine “15 gün içinde ülkeyi terk et” belgesi verilerek gönderilen yabancılara işlenen koddur.
  • G-87 (Genel Güvenlik Tehdidi): Sistemdeki en tehlikeli ve ağır yaptırımlı güvenlik kodudur. İstihbarat, terör veya ağır suç şüphesiyle konulur. Ülkeye girişi genellikle 5 ila 10 yıl arası (bazen kalıcı olarak) tamamen yasaklar.

Tahdit Kodları ve Giriş Yasakları Nasıl Kaldırılır? (Geri Dönüş Yolları)

Hakkında sınır dışı kararı uygulanan ve siciline giriş yasağı (Tahdit Kodu) işlenen bir yabancının Türkiye’ye yeniden yasal olarak dönebilmesi “imkansız” değildir. Türk Yabancılar Hukuku sisteminde bu yasakları aşmanın iki temel hukuki yolu bulunmaktadır:

1. İdare Mahkemelerinde “Tahdit Kodunun İptali” Davası (Kesin Çözüm)

İdarenin tesis ettiği her tahdit kodu hukuka uygun veya haklı olmayabilir. Örneğin; beraat edilen bir ceza dosyası için Ç-114 kodu konulmuş veya basit bir ihlal için çok ağır bir G-87 kodu işlenmiş olabilir.

  • Yabancının avukatı aracılığıyla, işlemi tesis eden Valiliğe (veya doğrudan Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’ne) karşı Ankara İdare Mahkemelerinde iptal davası açması gerekir.
  • Dava dilekçesinde, konulan kodun “Ölçülülük ve Orantılılık” ilkelerine aykırı olduğu ispatlanırsa, mahkeme tahdit kodunu tamamen iptal eder.
  • Kod iptal edildiğinde, sistemdeki giriş yasağı silinir ve yabancı hiçbir engele takılmadan Türkiye’ye tekrar giriş yapabilir.

2. Meşruhatlı Vize (Özel Amaçlı Vize) ile Yasağı Delmek (İstisnai Çözüm)

Tahdit kodunun iptali davası uzun sürebilir veya açılan dava kaybedilmiş olabilir. Ancak yabancının sistemde aktif bir giriş yasağı (tahdit kodu) bulunsa dahi, çok istisnai ve üstün hukuki gerekçelerle Türkiye’ye girebilmesinin bir yolu vardır: Meşruhatlı (Özel) Vize.

Yabancı, kendi ülkesindeki (veya yasal olarak bulunduğu ülkedeki) Türk Konsolosluğuna başvurarak, ülkeye giriş yasağı bulunmasına rağmen kendisine özel bir vize verilmesini talep edebilir. Meşruhatlı vize sadece şu dört zorunlu durumda verilebilir:

  • Aile Birleşimi (Evlilik) Vizesi: Yabancının bir Türk vatandaşıyla resmi olarak evli olması.
  • Eğitim (Öğrenci) Vizesi: Yabancının Türkiye’de resmi bir üniversiteye veya YÖK onaylı eğitim programına kabul edilmiş olması.
  • Çalışma Vizesi: Yabancı adına Türkiye’deki bir şirket tarafından resmi çalışma izni onayı alınmış olması.
  • Tedavi (Sağlık) Vizesi: Yabancının hayati bir sağlık sorunu olup, tedavisinin Türkiye’deki hastanelerde yapılması zorunluluğunun resmi raporlarla belgelenmesi.

(Önemli Hukuki Not: Meşruhatlı vize başvuruları standart vize başvurularından çok farklıdır. Konsolosluk bu başvuruyu doğrudan Ankara’ya (Göç İdaresi Genel Müdürlüğü ve ilgili bakanlıklara) gönderir. Onay süreci aylar sürebilir ve idarenin meşruhatlı vizeyi “verme zorunluluğu” yoktur, bu tamamen devletin takdir yetkisindedir. G-87 gibi çok ağır güvenlik kodu olanlara genellikle meşruhatlı vize dahi verilmez.)

Tahdit kodları ve ülkeye giriş yasakları; telafisi güç mağduriyetler doğuran, sınır kapılarından ani geri çevrilmelere yol açan ve hukuki itiraz sürelerinin son derece teknik olduğu kritik alanlardır. Haksız yere konulan tahdit kodlarının (Ç-114, G-87, V-84 vb.) İdare Mahkemelerinde açılacak davalarla iptal edilmesi, giriş yasaklarının kaldırılarak yasal dönüş yollarının (Meşruhatlı Vize) açılması ve sınır dışı kararlarının sıfır hata ile durdurulması hususlarında sürecin başından sonuna kadar güvenle yönetilmesi için uzman bir göç hukuku avukatına başvurabilir; doğrudan profesyonel ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS) – Tahdit Kodları ve Meşruhatlı Vize

1. Hakkımda Türkiye’ye giriş yasağı veya tahdit kodu olup olmadığını nasıl öğrenebilirim? Yabancıların sınır kapısına gelmeden önce haklarında bir giriş yasağı olup olmadığını öğrenmelerinin en güvenli yolu; Türkiye’deki bir avukata vekaletname vererek, avukat aracılığıyla İl Göç İdaresi’ne veya Göç İdaresi Başkanlığına resmi olarak bilgi talebi dilekçesi sunmaktır. Sınır kapılarındaki polisler telefonla bu bilgiyi vermezler.

2. Havalimanından çıkarken vize ihlali cezamı ödesem giriş yasağı almaktan kurtulur muyum? Ceza ödemek, kural olarak 5 yıllık kesin giriş yasağı almanızı engeller. Ancak vize ihlali sürenize bağlı olarak (örneğin 3 aydan fazla ihlaliniz varsa) cezayı ödeseniz dahi kanun gereği 1 aydan 3 aya kadar kısa süreli bir giriş yasağı (tahdit kodu) alabilirsiniz.

3. Vize ihlali cezasını havalimanında ödeyecek param yoktu, çıkış yaptım. Yasağım ne kadar sürer? Vize ihlali veya kaçak kalış nedeniyle tahakkuk eden idari para cezasını sınır kapısında ödemeden Türkiye’den ayrılan yabancılara, kural olarak 5 yıl süreyle Türkiye’ye giriş yasağı (Ç-119 kodu vb.) konulur.

4. Türk vatandaşı ile evlendim. Sicilimdeki giriş yasağı (tahdit kodu) otomatik olarak silinir mi? Hayır, evlilik sicildeki tahdit kodunu otomatik olarak silmez. Evlilik size sadece bulunduğunuz ülkedeki Türk Konsolosluğu’na giderek Meşruhatlı Vize (Aile Birleşimi Vizesi) başvurusu yapma hakkı verir. Bu vize onaylanırsa, yasağınız sistemde duruyor olsa bile Türkiye’ye yasal olarak giriş yapabilirsiniz.

5. Ç-117 (Kaçak Çalışma) kodum var, sadece para cezasını ödeyerek bu kodu sildirebilir miyim? Hayır. Kaçak çalışmadan kaynaklanan tahdit kodu (Ç-117) sadece para cezasının ödenmesiyle silinmez. Kodun sistemden tamamen kalkması için İdare Mahkemesinde iptal davası açılması veya yasağı delmek için meşruhatlı (çalışma/aile vb.) vize alınması gerekir.

6. V-84 şartlı giriş koduyla Türkiye’ye girdim ama 10 gün içinde ikamet iznine başvurmadım. Ne olur? V-84, size ikamet izni başvurusu yapmanız şartıyla verilen 10 günlük bir geçici haktır. Bu süre içinde başvuru yapmazsanız, Türkiye’de tekrar kaçak (düzensiz göçmen) konumuna düşersiniz. Yakalandığınızda veya çıkış yapmak istediğinizde hakkınızda sınır dışı kararı alınır ve ağır bir giriş yasağı konulur.

7. Turistik amaçla Türkiye’ye gelmek istiyorum ama yasağım var. Turist olarak meşruhatlı vize alabilir miyim? Hayır. Meşruhatlı (özel amaçlı) vize sadece çok istisnai ve zorunlu hallerde (Evlilik, Eğitim, Çalışma ve Hayati Sağlık Tedavisi) verilir. Turistik ziyaretler, akraba ziyareti veya tatil amacıyla meşruhatlı vize başvurusu yapılamaz; yapılsa da reddedilir.

8. G-87 (Genel Güvenlik Tehdidi) kodu olan biri meşruhatlı vize alabilir mi? G-87 kodu, devletin ulusal güvenliğini ilgilendiren en ağır tahdit kodudur. Bu koda sahip olan kişilerin evlilik veya eğitim gerekçesiyle yaptıkları meşruhatlı vize başvuruları bile uygulamada genellikle (Bakanlık ve İstihbarat değerlendirmesi sonucu) reddedilmektedir. G-87 kodundan kurtulmanın tek etkin yolu İdare Mahkemesinde iptal davası açıp kazanmaktır.

9. Tahdit kodunun iptali davası nerede açılır ve ne kadar sürer? Tahdit kodlarının iptali davaları, işlemi tesis eden kurumun bulunduğu yerdeki İdare Mahkemelerinde (Genellikle Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne karşı Ankara İdare Mahkemelerinde) açılır. Davanın sonuçlanması, mahkemelerin iş yüküne bağlı olarak ortalama 6 ay ile 1,5 yıl arasında sürebilmektedir.

10. Bir adli olaya karıştım, ceza mahkemesinde yargılandım ve “Beraat” ettim. Ama Ç-114 kodum hala duruyor, neden silinmedi? Göç İdaresi, Ceza Mahkemelerinden bağımsız idari bir kurumdur. Beraat etmiş olmanız kodun otomatik silineceği anlamına gelmez. Beraat kararınızı bir avukat aracılığıyla İdare Mahkemesine sunarak “Tahdit Kodunun İptali” davası açmanız ve idarenin işlemini mahkeme yoluyla iptal ettirmeniz zorunludur.

11. Giriş yasağı sürem (örneğin 1 yıllık yasağım) doldu. Artık uçak bileti alıp direkt Türkiye’ye gelebilir miyim? Süreniz dolduğunda yasal giriş engeliniz kalkar, ancak bazı durumlarda sistemdeki kod (fişleme) arka planda aktif kalmaya devam edebilir ve sınır polisinin takdir yetkisiyle sizi geri çevirmesine neden olabilir. Bu riski almamak için süreniz dolduktan sonra konsolosluktan normal bir vize (veya bilgi amaçlı vize) başvurusu yaparak sisteminizi kontrol ettirmeniz daha güvenlidir.

12. Meşruhatlı vize başvurum konsolosluk tarafından reddedildi. Buna itiraz hakkım var mı? Evet. Konsolosluk (Dışişleri Bakanlığı) ve Göç İdaresinin meşruhatlı vizeyi ret kararı da idari bir işlemdir. Bu ret kararına karşı, kararın size tebliğ edilmesinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde “Vize Ret Kararının İptali” davası açma hakkınız bulunmaktadır.

13. Başka birinin pasaportuyla veya sahte belgeyle giriş yapmaya çalışırken yakalandım. Hangi kodu alırım? Bu durumda hakkınızda “Evrakta Sahtecilik” suçundan adli işlem başlatılır ve sisteminize sahtecilik ve güvenlik tehdidi ile ilgili ağır kodlar (Ç-113, Ç-115 veya duruma göre G kodları) işlenir. Ülkeye girişiniz uzun yıllar boyunca yasaklanır.

14. Tahdit kodunun iptali davasını kazandım ve Türkiye’ye giriş yaptım. Sonradan aynı kod tekrar konulabilir mi? Hayır. Mahkemenin iptal ettiği aynı olaydan ve aynı gerekçeden dolayı size tekrar aynı tahdit kodu konulamaz. Ancak Türkiye’ye girdikten sonra yeni bir kavgaya karışırsanız, yasa dışı çalışırsanız veya vizenizi tekrar ihlal ederseniz, yepyeni bir gerekçeyle yeni bir tahdit kodu işlenebilir.

15. Meşruhatlı vize başvurusu yapmak veya tahdit kodu iptal davası açmak için avukat tutmak şart mıdır? Kanunen avukat tutma zorunluluğunuz yoktur. Ancak Meşruhatlı vize başvuruları konsolosluktan yapılıp Ankara’da Bakanlıklarca değerlendirilen; İptal davaları ise idare hukukunun en katı usul kurallarına tabi olan spesifik işlemlerdir. Dilekçedeki tek bir hukuki eksiklik başvurunun yanmasına sebep olacağı için, bu işlemlerin mutlaka bir Göç Hukuku Avukatı aracılığıyla yürütülmesi tavsiye edilir.

Sınır Dışı Edilemeyecek Yabancılar ve Mutlak “Geri Gönderme Yasağı” (Madde 55)

Bir yabancı hakkında, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun (YUKK) 54. maddesinde sayılan tüm ihlal sebepleri (kaçak kalma, sahte belge, suça karışma vb.) oluşmuş olabilir ve Valilik bu kişi hakkında haklı olarak bir sınır dışı (deport) kararı almış olabilir. Ancak devletin sınır dışı etme yetkisi sınırsız değildir. Hem Türk hukukunda hem de Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde (Cenevre Sözleşmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi vb.) devletin egemenlik hakkını bile durduran kırmızı bir çizgi vardır: Mutlak Geri Gönderme Yasağı (Non-Refoulement).

Yabancılar Hukuku’nun temeli olan bu ilkeye göre; bir kişinin sırf kanunları ihlal ettiği için ölüme, işkenceye veya insanlık dışı bir muameleye bilerek terk edilmesi hukuken yasaktır.

6458 sayılı Kanunun 55. maddesi, haklarında sınır dışı etme kararı alınmış (veya alınacak) olsa dahi asla sınır dışı edilemeyecek yabancıları açıkça ve sınırlı (tahdidi) olarak saymıştır. Bu kişiler şunlardır:

1. Ölüm, İşkence ve İnsanlık Dışı Muamele Riski Taşıyanlar

Sınır dışı edileceği ülkede (menşe ülkesinde veya gönderileceği üçüncü bir ülkede) ölüm cezasına çarptırılacağı, işkence göreceği, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda “ciddi emareler (belirtiler)” bulunan yabancılar zorla gönderilemezler.

  • Hukuki Pratik: İdare, yabancının ülkesinde işkence göreceğini otomatik olarak varsaymaz. Bu riskin ispat yükü yabancıya (ve avukatına) aittir. Birleşmiş Milletler raporları, Uluslararası Af Örgütü verileri, yabancının ülkesindeki siyasi ve hukuki durumu gösteren resmi belgeler dosyaya sunularak bu risk kanıtlanmalıdır.

2. Hayati Sağlık Sorunu, Yaş ve Hamilelik Durumu Olanlar

Kişinin fiziksel veya ruhsal durumu, bir uçağa veya otobüse bindirilip saatlerce sürecek bir sınır dışı yolculuğuna dayanmasına engel teşkil ediyorsa, bu kişiler seyahat edebilir hale gelene kadar sınır dışı edilemezler.

  • Özellikle ileri derecede yaşlı olanlar, yolculuk yapması halinde düşük yapma veya hayati tehlike riski bulunan hamile kadınlar ve yatalak/ağır hastalar bu kapsamdadır. Durumun mutlaka tam teşekküllü bir devlet hastanesinden alınacak heyet raporuyla (sağlık kurulu raporu) belgelenmesi gerekir.

3. Tedavisi Olmayan Hastalıklar (Hayati Sağlık Riski)

Yabancı Türkiye’deyken hayati tehlike arz eden (kanser, ağır böbrek yetmezliği, ileri derece kalp hastalıkları vb.) bir hastalık nedeniyle tedavi görüyorsa ve sınır dışı edileceği ülkede (kendi ülkesinde) bu tedavi imkanı bulunmuyorsa, kişi ölüme terk edilemeyeceği için sınır dışı işlemi durdurulur.

  • Buradaki kritik çizgi, hastalığın basit bir rahatsızlık değil “hayati risk” taşıması ve menşe ülkede tedavisinin fiilen veya ekonomik olarak mümkün olmadığının kanıtlanmasıdır.

4. İnsan Ticareti Mağdurları

Zorla fuhuş yaptırılan, organ mafyalarının eline düşen veya modern kölelik şartlarında zorla çalıştırılan “İnsan Ticareti Mağduru” yabancılar; devletin koruması altındadır. Bu kişilerin mağduriyetten kaynaklanan fiziksel ve psikolojik tedavileri (iyileşme süreçleri) tamamlanıncaya kadar, kendi istekleri dışında sınır dışı edilmeleri yasaktır.

5. Fiziksel, Psikolojik veya Cinsel Şiddet Mağdurları

Türkiye’de bulunduğu süre zarfında ağır bir fiziksel şiddete, psikolojik travmaya veya cinsel saldırıya (tecavüz vb.) uğrayan yabancılar, bu travmayı atlatmaları için gerekli olan tedavileri tamamlanıncaya kadar sınır dışı edilemezler.

55. Madde Kapsamındaki Yabancıların Yasal Statüsü Ne Olur? (İnsani İkamet İzni)

Bir yabancının 55. madde (Geri Gönderme Yasağı) kapsamında olduğu Göç İdaresi veya İdare Mahkemesi tarafından kabul edildiğinde sınır dışı işlemi ve varsa GGM’deki idari gözetimi derhal sonlandırılır.

Ancak devlet bu kişiyi yasal bir statü olmadan sokakta başıboş bırakmaz. Türkiye’den gönderilemeyen bu yabancılara, YUKK Madde 46 kapsamında “İnsani İkamet İzni” verilir.

  • Bu izin, Valiliklerin takdiri ve İçişleri Bakanlığı’nın onayıyla en fazla 1’er yıllık sürelerle düzenlenir.
  • Yabancı bu ikamet izniyle Türkiye’de yasal olarak kalır, hastanelerden sağlık hizmeti alabilir.
  • Ancak, yabancının menşe ülkesindeki savaş/işkence riski bittiğinde veya Türkiye’deki sağlık tedavisi tamamlandığında, İnsani İkamet İzni iptal edilir ve sınır dışı süreci kaldığı yerden tekrar başlatılır.

Hakkında sınır dışı (deport) kararı alınan yabancıların, ölüm, işkence veya ağır sağlık riskleri gibi telafisi imkansız tehlikelerle karşı karşıya kalmaması adına 55. Madde kapsamında sağlanan “Geri Gönderme Yasağı” zırhının devreye sokulması, uluslararası raporların ve sağlık kurullarının (heyet raporlarının) İdare Mahkemelerine ve Göç İdaresine eksiksiz sunulmasını gerektiren çok teknik bir hukuki süreçtir. Haksız sınır dışı kararlarının acilen durdurulması, yabancının yaşamsal risklerinin ispatlanarak Geri Gönderme Merkezlerinden (GGM) tahliye edilmesi ve İnsani İkamet İzni alınarak Türkiye’de yasal ve güvenli bir statüye kavuşturulması hususlarında sürecin sıfır hata ile yürütülmesi hayati önem taşır. Yabancıların yaşam hakkının, özgürlüğünün ve yasal haklarının tam korunması için uzman bir göç hukuku avukatına başvurabilir; sürecin başından sonuna kadar güvenle yönetilmesi için doğrudan profesyonel ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS) – Sınır Dışı Edilemeyecek Yabancılar ve “Geri Gönderme Yasağı”

1. Mutlak “Geri Gönderme Yasağı” (Madde 55) tam olarak nedir? Bir yabancı Türkiye’de suç işlemiş veya kaçak kalmış olsa dahi; eğer sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye veya onur kırıcı muameleye maruz kalacaksa, uluslararası hukukun ve insan haklarının bir gereği olarak o ülkeye zorla gönderilmesini (deport edilmesini) kesin olarak yasaklayan temel hukuki kuraldır.

2. Hamileyim ve kaçak durumdayım. Beni sınır dışı edebilirler mi? Hamile olmanız hakkınızda “sınır dışı kararı alınmasını” engellemez, karar alınabilir. Ancak, yolculuk yapmanızın hayati risk taşıdığı durumlarda bu kararın “fiilen uygulanması (uçağa bindirilmeniz)” engellenir. Hamileliğiniz süresince ve doğum sonrasındaki iyileşme sürecinde Türkiye’den gönderilemezsiniz.

3. Hamilelik, yaşlılık veya ağır hastalık durumunu nasıl ispatlamalıyım? Sınır dışı işleminin durdurulması için durumunuzu sadece sözlü olarak beyan etmeniz yeterli değildir. İddianızın mutlaka tam teşekküllü bir devlet hastanesinden alınacak detaylı bir “Sağlık Kurulu Raporu (Heyet Raporu)” ile resmi olarak belgelenmesi zorunludur.

4. Sıradan bir doktordan alacağım 10 günlük “istirahat raporu” deportu durdurur mu? Hayır. Basit hastalıklar (grip, soğuk algınlığı, hafif yaralanmalar) veya tek bir hekimden alınan kısa süreli istirahat raporları sınır dışı işlemini durdurmaz. Kanunun aradığı şart, yolculuk yapmanın “hayati bir risk” (ölüm tehlikesi, düşük tehlikesi vb.) taşımasıdır.

5. Ülkemde savaş var veya siyasi bir nedenle idama mahkum edildim. Beni zorla gönderirler mi? Hayır. Gönderileceğiniz ülkede yaşam hakkınızın tehlikede olduğu (idam, yargısız infaz, işkence) durumlarda mutlak geri gönderme yasağı devreye girer ve Türkiye sizi o ülkeye zorla gönderemez.

6. Ülkemde işkence veya ölüm riski olduğunu Göç İdaresi’ne nasıl kanıtlayacağım? İdare, sizin risk altında olduğunuzu otomatik olarak araştırıp kabul etmez; ispat yükü size aittir. Ülkenizdeki hakkınızda açılmış davalar, yakalama kararları, mensup olduğunuz siyasi/dini grubun o ülkede gördüğü zulmü kanıtlayan Uluslararası Af Örgütü, Birleşmiş Milletler veya güvenilir haber kaynaklarının raporlarını hukuki delil olarak dosyaya sunmanız gerekir.

7. Türkiye’de bir suç işledim ve hapis yattım. Yine de Madde 55 korumasından yararlanabilir miyim? Evet. Geri gönderme yasağı (işkence ve yaşam hakkı ihlali) “mutlak” bir haktır. Kişi bir terörist veya ağır bir suçlu dahi olsa, gönderileceği ülkede kesin bir işkence veya ölüm riski varsa o ülkeye teslim edilemez. (Ancak bu kişiler Türkiye’de serbest bırakılmayabilir, idari gözetimde tutulmaya devam edebilirler).

8. Kanser hastasıyım ve Türkiye’de tedavi görüyorum. Kaçak duruma düşersem tedavim kesilir mi? Eğer hastalığınız hayati bir risk taşıyorsa ve gönderileceğiniz ülkede (kendi devletinizde) bu hastalığın tedavi imkanı yoksa, Türkiye sizi sınır dışı edemez. Tedaviniz tamamlanana kadar Türkiye’de kalmanıza izin verilir.

9. İnsan ticareti mağduru olduğum (zorla çalıştırıldığım/fuhşa zorlandığım) tespit edilirse ne olur? İnsan ticareti mağdurları devletin özel koruması altına alınır. Bu kişilere derhal 30 günlük “Toparlanma ve Düşünme Süresi” verilir. Mağduriyetleri süresince sınır dışı edilmezler ve güvenli sığınma evlerine yerleştirilirler.

10. Cinsel veya fiziksel şiddete uğramış yabancılar deport edilebilir mi? Ağır psikolojik, fiziksel şiddet veya cinsel saldırı mağduru olan yabancılar, bu travmayı atlatmaları için gerekli olan psikolojik ve tıbbi tedavileri tamamlanıncaya kadar sınır dışı edilemezler.

11. Hastalığım veya risk durumum kabul edildi ve sınır dışı işlemim durduruldu. Bundan sonra sokakta mı kalacağım? Hayır. Madde 55 kapsamında sınır dışı edilemeyeceği anlaşılan kişilere yasal bir statü sağlanır. Bu kişilere Göç İdaresi tarafından geçici süreli “İnsani İkamet İzni” verilir.

12. İnsani İkamet İzni ne kadar süreliğine verilir ve uzatılabilir mi? İnsani İkamet İzni, Bakanlığın onayıyla ve Valiliğin takdiriyle kural olarak en fazla 1’er yıllık sürelerle (veya duruma göre daha kısa süreli) verilir. Yabancının mazereti (hastalığı veya ülkesindeki risk) devam ettiği sürece bu izin her yıl uzatılabilir.

13. İnsani İkamet İzni ile resmi olarak çalışabilir miyim? İnsani ikamet izni kendi başına doğrudan bir çalışma hakkı vermez. Ancak, insani ikamet iznine sahip olan yabancılar (veya onları işe alacak işverenler), Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na başvurarak yasal “Çalışma İzni” alma hakkına sahiptirler.

14. Hastalığım iyileştiğinde veya ülkemdeki savaş bittiğinde ne olur? İnsani ikamet izninin verilme sebebi (örneğin hamileliğin bitip çocuğun doğması, ağır hastalığın iyileşmesi veya menşe ülkedeki savaşın/tehlikenin sona ermesi) ortadan kalktığı an, Valilik insani ikamet iznini iptal eder. Yabancının Türkiye’de kalmak için başka bir hakkı yoksa, sınır dışı süreci kaldığı yerden tekrar başlatılır.

15. Madde 55 kapsamında (ağır hasta, hamile) olmama rağmen Geri Gönderme Merkezi’ne (GGM) alındım. Ne yapmalıyım? Bu durum kanuna aykırıdır. Ağır hastalar veya hamileler GGM’de kapalı tutulamaz. Avukatınızın derhal hastane raporlarınızı veya risk durumunuzu gösteren belgeleri sunarak Göç İdaresine ve yetkili Sulh Ceza Hakimliğine “İdari Gözetimin Sonlandırılması” talebiyle başvurması gerekir; bu başvuruyla hızla tahliye edilirsiniz.

16. Göç İdaresi ülkemde ölüm riski olduğuna inanmazsa ne olacak? Göç İdaresi (Valilik) risk durumunuzu kabul etmeyerek hakkınızda sınır dışı kararı verirse, bu kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde İdare Mahkemesinde iptal davası açmanız şarttır. Kararı Valilik değil, sunduğunuz kanıtları inceleyecek olan Mahkeme verecektir. Mahkeme süresince sınır dışı işleminiz durur.

17. İnsani İkamet İzni başvurusu otomatik mi yapılır, benim mi başvurmam gerekir? Durumunuz tespit edildiğinde süreç otomatik olarak işlemeyebilir. Yabancının veya avukatının, risk durumunu ve 55. madde şartlarını taşıdığını belirten dilekçe ve delillerle birlikte İl Göç İdaresi Müdürlüğüne yazılı olarak başvurması ve İnsani İkamet İzni talep etmesi gerekir.

18. Türkiye’de mülteci/sığınmacı başvurum reddedildi. Yine de ülkeme dönersem tehlikedeyim diyebilir miyim? Evet. Uluslararası koruma (sığınma) başvurunuz reddedilmiş ve hakkınızda deport kararı çıkmış olsa bile, eğer güncel ve gerçek bir işkence/ölüm tehlikesi altındaysanız, uçağa bindirilmeden önce Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) acil tedbir başvurusu yaparak gönderilmeyi durdurabilirsiniz.

19. İnsani İkamet İzni alan biri kendi ülkesine tatile gidebilir mi? Eğer İnsani İkamet İznini “kendi ülkenizdeki ölüm/işkence riski” nedeniyle aldıysanız ve o ülkeye tatile veya ziyarete giderseniz; Türkiye “Demek ki o ülkede senin için bir risk yokmuş” kanaatine varır. Türkiye’ye döndüğünüzde ikamet izniniz iptal edilir.

20. Hayati tehlike, hamilelik veya hastalık itirazlarımı yürütmek için avukat zorunlu mudur? Kanunen avukat tutma zorunluluğunuz olmamakla birlikte, heyet raporlarının doğru kurumlara sunulması, 7 günlük kesin dava açma sürelerinin kaçırılmaması ve İdare Mahkemeleri nezdinde uluslararası hukuk kurallarının (AİHM kararları vb.) doğru şekilde savunulması spesifik bir uzmanlık gerektirir. Küçük bir eksiklik kişinin geri dönülmez şekilde uçağa bindirilmesine yol açacağı için sürecin bir avukatla yürütülmesi hukuken en güvenli yoldur.

Hemen Ara